Feminizm ve edebiyat tarihinin önemli isimlerinden biri olan Virginia Woolf manik depresifti, sinir krizleri geçiriyordu ve kendi defalarca intihara sürüklemişti.
"Dünya bir bütün, ben dışındayım."

Dünyanın her gün daha da cehenneme benzediğini düşünen biri hayata tutunabilir miydi? Üstelik annesinin ölümüyle yalnızca dünya değil hayatı da cehenneme sürüklenmeye başlayacaktı. 1985 yılında annesinin ölümüyle Virginia sonsuz bir bunalıma girdi. Daha sonra da 1987 yılında kız kardeşini kaybedince ağır bir sinir krizi geçirdi.
Bu kayıplar onu içinden çıkmayacağı bir ruh haline sokacak ve ilerleyen zamanlarda bunları "Bu darbe, bu ikinci ölüm darbesi beni yıktı. Parçalanmış kozanın içinde kanatlarım yapışık, titrek ve buruş buruş halde öylece kaldım." şeklinde yazıya dökecekti.
Üstelik acıları bu kayıplarla birlikte kalmamış, erkek kardeşlerinin tacizine de uğramıştı. 1904 yılında babasını da kaybedince ağır bir depresyon geçirip kardeşleriyle Bloomsbury'e taşınma kararı aldı. Virginia burada Londra'nın entel yaşamını belirleyecek olan birçok yazar, felsefeci ve edebiyatçıdan oluşan "Bloomsbury" grubunu kurdu.
1909 yılında ise grup üyesi olan Leonard Woolf ile evlendi.

Woolf'un ilk romanı "Dışa Yolculuk" büyük ilgi gördü. Yazılarının arkasındaki başarının nedeni ise şüphesiz ki trajik hayatıydı.
Virginia'nın ölümü de yaşamı gibi trajik olacaktı. Virginia ve eşi Leonard gerekirse egzoz dumanı soluyarak intihar edebilmeleri için garajlarında yedek benzin bulundurdukları biliniyordu. II. Dünya Savaşı'nın da patlak vermesiyle Virginia sonunu getirecek olan bunalıma adımlarını atmıştı.
28 Mart sabahı kocası ve kız kardeşine intihar mektubu yazarak nehre gidip ceplerine taşlar doldurdu, ardından suya girdi.
Kocası Leonard için yazdığı mektup ise adeta her şeyin bir açıklamasıydı..

En sevdiğim,
Yine delirecekmişim; bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. Ve sanki giden zamanı geri çeviremeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. Bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum. Bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin, kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın. İki insanın birlikte daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. Ben artık savaşamayacağım. Biliyorum, senin hayatını mahvediyorum, bensiz daha mutlu olacaksın. Görüyorsun bu mektubu bile doğru düzgün yazamıyorum, okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek isterim. Bana karşı inanılmaz sabırlısın ve iyisin. Şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni bu durumdan kurtarabilecek olsa bu sen olurdun. Her şey beni terk edip gitti ama senin iyiliğin hep benimle kaldı. Artık senin hayatını mahvetmeyeceğim. Kimse, seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamazdı.
-V.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar