Sınavlarımın yeni bitmesinin ve başarılı sonucun verdiği rahatlamayla kendimi kitap fuarına fırlatmak istedim. Sabah erkenden kalktım, trene bindim ve Basmane’ye doğru yola koyuldum.

Tren yolculuğunu özlemiştim. Selçuk’ta dağıtılan sıcacık simitle trende kahvaltımı yaptım.

Trenler eskisine göre daha konforlu olmuş. Bir yandan Fikri Karayel şarkıları eşlik ederken, 2 saat 25 dakikalık keyifli yolculuk sonrası Basmane’ye vardım. Kültürpark Fuar alanına doğru yürüdüm.

Açılış saatine 20 dakika kala giriş kapısının önündeydim. Geçen sene sıranın çok daha gerisindeydim. Epey beklemiştim ama bu kez çok beklemeden girdim. Hava bulutlu olmasına rağmen şansıma yağmur yağmadı 🙏

Kaybolmamak için girişte verdikleri haritayı kullandım, karışık olsa da işime yaradı. Özellikle uğramam gereken yayınevlerini daire içine aldım.

En sevdiğim yayınevi olan İş Bankası Kültür yayınevinden başladım. Kendimi kitapların arasında kaybettim. Oradan Yapı Kredi yayınevine geçtim. Sonra da diğerlerine...

Yayınevlerinin olduğu bölümden sonra imza alanına göz attım. Sevdiğiniz yazarlara kitabınızı imzalatmak için biraz erken gitmek gerekiyor çünkü çok fazla sıra oluyor. Geçen sene Teoman için 2 buçuk saat beklediğimi hatırlıyorum. Bu kez imza alanında oyalanmadım.

2 buçuk saat süren fuar alışverişi sonrası epey yorgun düştüm ve başım ağrıyordu. Hem kafamı dinlemek hem de karnımı doyurmak için Konak sahiline doğru yürüdüm.

Yemyeşil ağaçların arasından geçerken temiz havayı içime çektim. Yaklaşık 12 dakika sonra sahile çıktım.

İzmir’e gelip kumru yemeden olmazdı. Kumru sipariş ettim.

İzmir’de en çok hoşuma giden şeylerden biri İzmir halkının hayvanseverliğiydi. Hemen herkesin bir evcil hayvanı vardı. Evcil hayvanı olmasa bile sokak hayvanlarına olan ilgi beni çok mutlu etti.
Sokak hayvanları da sevgiye ve ilgiye alışmıştı. Yaşadığım yerde hayvanlar insanlara ürkekçe yaklaşırken, İzmir’in sokak hayvanları insanlarla iç içe yaşıyordu. Elbette ki bunun sebebi insanların onlara verdiği güvendi.

Karnımı doyurduktan sonra bir yorgunluk kahvesi içmeye karar verdim. Çok iyi geldi. Baş ağrım da tamamen geçmişti.

Kahvemi içtikten sonra biraz deniz havası alma niyetiyle tam oturmuşken falcı abla rahat bırakmadı. Zar zor kurtuldum. İzmir gezintimde olumsuz olan tek şey buydu zaten. Sonra denizi seyrettim. Sakinlikle huzur buldum.
Konak sokaklarını seyre çıktım. Çok tatlış butikler vardı. Buraları daha sakin bir zamanda çantam hafifken gezmem gerekiyordu. Gezilecek yerler listeme ekledim ✔

Dönüş vakti gelmişti. Biletimi aldım ve trene bindim...

İzmir’i çok sevdim. En azından Konak çok güzeldi. Bir İzmirli gözüyle nasıl bilmiyorum ama dışarıdan biri olarak benim gözümde tam puan aldı.
Bunlar da aldığım, okumak için can attığım birbirinden güzel kitaplarım ❤

11 kitaptan 6sı klasik. Resmen klasik bağımlısıyım 🙈
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar