Zoom: Yazı İçermeyen Kitap

3500'lü yıllarda Sümerler'in yazıyı icat etmesi ile birlikte insanlar, bir şeyler karalanmaya ve yazılı eserler üretmeye başladılar. Taş tabletlerle başlayan bu süreç, zaman içinde de adına kitap denilen ve kağıtlara veya derilere yazılan yazılar bütününe bıraktı ve kitap adını aldı. O süreçten bu yana da pek çok kitap insanlara eşlik etti. Günümüzde de bu süreç dijital olarak devam ediyor. Bu kitaplardan kimi zaman enteresan hikayeler okuduk, kimi zaman ise öğrettiklerini benimsedik. Bu süreç için de çok farklı kitaplar da oldu elbet ama Zoom sanki onlardan biraz daha "farklı" bir kitap.
İlginç ve farklı olan Zoom, yazısız olmasının yanında resimleri ile de düşündürmeyi seven bir kitap haline bürünmüş. 1995 yılında Macar yazar Istvan Banyai tarafından "çizilmiş" bu eser, tamamen resimlerden oluşuyor. Adından da anlaşılabileceği üzere, yakınlaştırılmış bir görselin aslında gördüğümüzden oldukça farklı olabileceğini gösteriyor ve çevreye karşı olan bakış açımızı değiştirmemizi sağlıyor. Gelin hep beraber birkaç sayfasını inceleyerek nasıl bir kitap olduğunu beraber inceleyelim:
Resme ilk baktığınızda pek bir şeye benzetemeseniz bile, ilerleyen resimlerle beraber iyice şekilleniyor...

İkinci resim ile birlikte, artık bir horoza bakmaya başlıyoruz...

Ardından gelen resim ile birlikte ilk resimden biraz daha uzaklaşıyoruz. "Zoom Out" yapmaya devam...

Artık ilk resimler gözükmüyor bile...

Yazar, bir anda değişiklik yapıyor ve şu ana kadar gördüğümüz şeylerin aslında gerçek olmadığını gösteriyor bize.

Ve, bir kez daha gerçeklik algımız tamamen yıkılıyor...

Siz de kitabın vermek istediği esas konuyu anladınız, değil mi? Aslında bu noktaya kadar görülen her bir resim, kitabın geri kalanı hakkında da az çok fikir sahibi olmanızı sağlıyor. Bu perspektif geçişleri, tıpkı günlük hayatta da olduğu gibi birçok şeyin aslında ilk seferde göründüğü gibi olmayabileceğini gösteriyor. Istvan Banyai de zaten bu mesajı iletmek istiyor.
Gelin, görsel şölene devam edelim:
Bu seferki görselimiz bir havuz kenarında başlıyor...

Tekrardan uzaklaşmaya başlıyoruz ve bu havuzun aslında bir geminin içinde bulunduğunu görüyoruz...

Ters köşe yapmaktan bıkmayan yazarımız, bu seferde bu görselin bir otobüsün üzerindeki poster olduğunu gösteriyor bizlere.

Tekrardan farklı bir perspektife giriyoruz ve televizyon izleyen bir adamla karşılaşıyoruz..

Ve hikayemiz bir anda Arizona'nın kurak topraklarına taşınıyor...

Perspektif geçişlerine doymuyoruz ve bir önceki görselin aslında bir posta pulu olduğunu anlıyoruz...

Kitap bu şekilde uzuyor ve devam ediyor. Gördüğünüz gibi o kadar ilerledik ve elimizde olan tek şey posta pulu... Her yeni görsel, giderek daha geniş bir perspektif kazanıyor ve bu görseller bir sonrakinde daha küçük bir yer kaplıyor. Yeri geldiğinde muazzam küçülmeler bile görülüyor. Zoom, bunca şeye ek olarak garip bir zaman yolculuğuna da çıkmamızı sağlıyor. Bugün kullanılan posta pullarının üzerindeki görsellerin, aslında geçmişte üretilen bazı nesneleri de içinde barındırdığını düşünürsek; gerçek hayattaki birçok görselin bizi geçmişe götürebileceğinin farkına varabiliriz. Her neyse, hadi gelin bitirelim artık şu yolculuğu... :)
Biraz daha yükseliyoruz ve az önceki postanın hazırlanışını görüyoruz...

Uzaklaşmaya devam ettiğimizde ise olan biteni yukarıdan izleyen biriyle karşılaşıyoruz...

Artık iyice karadan uzaklaşıyor ve gökyüzüne doğru süzülüyoruz...

Tam daha sonrası yoktur diye düşünürken bu seferde uzaya çıkıyoruz...

Vee final...

Elbette hepimiz bunun bir son olmadığını biliyoruz. Ancak yazarımız burada final yapmayı uygun görmüş. Tabii bunu yaparken hem vermek istediği mesajı vermiş oluyor hem de sonrasında gelebilecek görselleri bizim hayallerimize bırakıyor. Sonuçta dünyanın ötesinde bir uzay var ve bu uzay sonsuz bir uzunluğa sahip. Daha nice gezegenler, evrenler ve galaksiler mevcut. Umarım, sizler de bu kısa yolculukta, bakış açısının ve algının ne kadar değişken ve önemli olduğunu fark etmişsinizdir ve bunu yaparken de eğlenmişsinizdir. :)
Algılarınızı belirli bir frekansa ayarlarsınız ve gördüğünüzü “bu dünya” olarak adlandırırsınız. İstediğinizde kendinizi başka frekanslara ayarlayabilirsiniz.
- Richard Bach 📌
Sonuçta herkes görmek istediğini görür, herkesin algı kabı kendi gönlü kadar büyüktür.
- Buket Uzuner 📌
Algının kapıları temizlenirse, her şey insana olduğu gibi, sonsuz olarak gözükecektir. Çünkü insan, her şeyi mağarasının daracık çatlaklarından görecek denli kendisini kapatmıştır.
- William Blake 📌
Yazar: Istvan Banyai
Kitabından bahsetmişken, yazar hakkında da birkaç şey söyleyelim. 1949 yılında Macaristan'ın Budapeşte şehrinde dünyaya gelen Istvan Banyai, yazarlığa 1995 yılında başladı. İlk kitabı olan Zoom ile büyük bir başarı yakaladıktan sonra ikinci kitabı Re-Zoom ile devam eden yazar, yazdığı veya çizdiği bu kitaplar ile birçok ödülün de sahibi oldu. Kendisine has bir bakış açısı ile vermek istediği mesajları başarı ile veren Banyai, ilk iki kitabını, yetişkinlerin değişmeyecek bakış açısına karşılık çocukların bakış açılarını değiştirmek için oluşturduğunu, bunun en etkili yolunun ise "yazısız kitaplar" olduğunu söylüyor ve kitabı hakkında şunu da ekliyor:
Zoom, sadece çocuklar için değil, bakış açısını değiştirmek isteyen her yaştaki insan için yazılmış bir kitap.
(Farklı kaynaklardan derlenmiştir.)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar