Müziklerine Hayran Olduğumuz Yavuz Çetin Kimdir?

Her hafta bir müzisyeni tanıtmayı amaçladığım bir Bence serisine hoş geldiniz... Bu hafta Yavuz Çetin'i elimden geldiğince tanıtmayı deneyeceğim sizlere. Hazırsanız başlayalım...

Yavuz Çetin kimdir?

Müziklerine Hayran Olduğumuz Yavuz Çetin Kimdir?

Yavuz Çetin 1970'de Samsun'da dünyaya geliyor. Ancak babasının mesleği (gazetecilik) yüzünden Türkiye'nin çeşitli şehirlerini geziyor. 10'lu yaşlarına geldiğinde müziğe ilgisini daha fazla bastırmak istemiyor ve cura öğrenmeye başlıyor. Daha sonrasında bağlamaya heves ederek onu ölümsüzleştirecek müzik tanrılarının yoluna ilk adımını atıyor. Bir dönem müziğe dinleyici olarak devam etmek istese de elektro gitarın sesini çok seviyor ve onu bir efsane haline getirecek ilk gitarıyla 1980'lerin ortalarında tanışıyor.

Müzik hayatının temelleri

Orta öğrenimini Haydarpaşa Lisesi'nde tamamlayan Yavuz Çetin, aynı okulda okuduğu Ercan Saatçi ile yaptıkları "I Will Cry" şarkısı ile bir derginin düzenlediği yarışmayı kazanıyorlar.

Bu başarıyla hayatını müzik üzerine inşa etme fikri ona daha sıcak geliyor. Marmara Üniversitesi Müzik Bölümü'ne kabul edilince bu düşüncesini pekiştiriyor. Yüksek öğrenim hayatı boyunca elektro gitar çalan Yavuz Çetin, o dönemler çaldığı Labirent isimli gurubuyla Yıldız Teknik Üniversitesi'nin müzik yarışmalarından çok sayıda ödül aldı. Müzikle ve gitarıyla çok daha fazla zaman geçirmek için ve profesyonel olma çabalarından dolayı okuduğu bölümü bitiremiyor.

Bir devrin başlangıcı

90'lara geldiğimizde İstanbul'da Batu Mutlugil, Zafer Şanlı ve Kerim Çaplı ile “Blue Blues Band” isimli muazzam grubu kurdular. Genelde 70'lerin şarkılarını yeniden yorumladılar. Genellikle Jimi Hendrix gibi yabancı rock ve blues ezgileri üzerine yoğunlaşmışlardı. Bu dönemde yolları Fuat Güner ile kesişti ve birçok sanatçının albümünde gitarist olarak yer aldı. Göksel'in "Sabır" şarkısında kullandığı TalkBox efekt pedalı onu gitaristler arasında ayrı bir yere taşımıştı. Bir şeylerin farklı yapılabileceğini göstermişti insanlara. '96 senesinde MFÖ ile çalmaya başladı ve bir çok konserde yer aldı, ama bir yandan da bar konserlerine devam etti.

İlk albüm çalışmaları

'97 yılına geldiğimizde ilk albümü için çalışmalara başlamıştı. “İlk” ismini verdiği albümünde yer alan “Erkeğin Olmak İstiyorum” parçası, Sinan Çetinin “Propaganda” filminde film müziği olarak kullanılmıştır. Erkan Oğur'un perdesiz gitarıyla eşlik ettiği "Dünya" isimli şarkı albümün en beğenilen şarkılarından olmuştu.

Satılık albümü ve çalkantılı hayatı

1998 yılında eşi Didem Çetin ile ayrılmışlardı. 1999 yılına geldiğimizde, gündüzleri albümü için stüdyoya kapanan Yavuz Çetin, geceleri ise bar müziği yapmaya devam ediyordu. İkinci albümüne "Satılık" ismini vermek istiyordu. Bu dönemde kendisine yoğun depresyon teşhisi konulmuştu, ancak kısa süreli bir tedavi sonrası taburcu edilmişti. Bu albümdeki şarkılar popüler kültürden, yozlaşmalardan, taklit ve sahte yaşantılardan sıkılan Yavuz Çetin'in ruh halini yansıtmaktaydı. “Yaşamak İstemem Artık” şarkısı belkide bir şeylerin habercisiydi.

Tarih 15 Ağustos 2001'i gösterdiğinde ise Boğaziçi Köprüsünden atlamış ve hayatına son vermişti. "Satılık" albümünün dinleyenleriyle, sevenleriyle buluştuğunu görememişti. Ailesi gibi gördüğü müzisyen arkadaşları onun son yolculuğunda yanındaydı. Tüm sanat camiası büyük bir yasa boğulmuştu. Tanrı kaliteli müzik dinlemeyi seviyordu ve Türkiye'nin en iyi müzisyenlerinden birini yanına almıştı. Biz geride kalanlar ise onu attığı soloları ve yazdığı sözleriyle hatırlamaya devam edeceğiz. Yavuz Çetin'in de dediği gibi "Bir gün gelir herkes kendi yoluna gider, Her şey nasıl başladıysa öyle biter"

Geçtiğimiz aylarda yapılan "Blue" isimli belgeseli izleyebilirsiniz bulabilirseniz. Fragmanını şöyle bırakayım.

Elimden geldiğimce sizlere Yavuz Çetin'i anlatmaya çalıştım. Yanlış yazdığım bir şey varsa şimdiden özür dilerim. Bir sonraki Bence'de görüşmek üzere...

Müziklerine Hayran Olduğumuz Yavuz Çetin Kimdir?
Müziklerine Hayran Olduğumuz Yavuz Çetin Kimdir?
Cevapla