Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın..
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın..
Diyordu üstat...
İnsanın geride sevdiklerini bırakıp gitmesi ne müthiş bir devrim?

Geride dost bırakabilmenin vermiş olduğu iç rahatlığıyla hafiften gülümseyerek gitmek için gün sayıyordu belli ki. Belki de düğünde, bayramda geride bıraktığı dostlarının kendisini hatırlayacağını düşünüyordu: Kim bilir belki bizi de birileri hatırlar!
Her şeye rağmen en tatlı yerinde bırakıp gitmek ne de büyük bir devrim değil mi?
Gitmek bazen zorunluluktur, çaresizlik değil!

Bazen düşünüyorum şöyle gitmek kaçmak mıdır? Diye ama bir sonuca varamıyorum... Sonra diyorum ki Evet... Gitmek bir zorunluluk...
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın...
Eğer zorunluluk olmasa can bedenden çıkar mıydı?

Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın..
Bir kişinin geriye arkasını dönmeden bakıp gitmesi icap ettiyse eğer, gitmek sadece teferruattır!

Asıl acziyet arkaya dönüp bakmak gibi geliyor insana. Gideceksen arkana bakmadan gideceksin!
Ne gelsemdi ne giderdim?
Günden güne arttı derdim!
Garip kalır yerim yurdum .
Dostlar beni hatırlasın...
Ama gitme sadece bir son buluş değil, yeni bir başlangıçtır!

Klasik olacak belki ama gitmek bir son buluş olmayacaktır. Sessiz sessiz giderken arkada bıraktıkların açısından onların seninle olan anıları bir son bulurken senin başkalarıyla olacak olan hikayen bir yeni başlangıç olacaktır.
Açar solar türlü çiçek:
Kimler gülmüş kim gülecek?
Murad yalan ölüm gerçek!
Dostlar beni hatırlasın...
Tıpkı ölüm gibi; sessiz, sakin ve derinden... Yolun sonu sonsuzluk
Zaten önemli olan gitmek değil, güzel bir ad bırakmaktır: Ben giderim adım kalır!

Gün ikindi akşam olur:
Gör ki başa neler gelir!
Veysel gider adı kalır,
Dostlar beni hatırlasın.
Eğer güzel bir isim bıraktınsa arkanı dönmeden çekip gidersin, için rahat olur. Belki birileri ismini anar ha ne dersiniz?
Ne güzel de dökülmüş Aşık Veysel'in gönlünden değil mi?
Her an gidecek gibi yaşamak varken neden sonsuzluğun kölesi oluyoruz? Biliyorum benim böyle karamsar bence yazmak tarzım değil ama bugün de içimden bunlar döküldü: Yazdıklarım içimin yansımasıdır. Kim bilir, belki bir gün ben de...
Anlık hevesler için kimsenin kalbini kırmayın. Umarım tekrardan bir Bence'de görüşebiliriz, görüşemesek de kendinize iyi bakın...
Bağışlayıcı olun, esen kalın...
22.02.2018/ 22.36
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar