Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri müfredata konulmasını emrettiği kitap

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE

Kitap okumaktan hoşlanmayan birisinin bile, başlığa baktığında fikrinin değişmesine neden olabiliyor, merak uyandırıyor çoğu insanda.

Kitap, Türkiye cumhuriyetinin kuruluş aşamasındaki imkansızlıklara paralel şekilde devam ediyor. Finlandiya'nın sıfırdan başlayarak, refah düzeyinin nasıl yükseldiğinden örnekler vererek bahsediyor.

Bu kitap, Mustafa Kemal Atatürk zamanında ilk kez Türkçe'ye çevriliyor. Atatürk bu kitabı okuduğunda

bu başarıya hayranlık duyuyor. İlk fırsatta bu kitabın ülkedeki okulların ve özellikle askeri okulların müfredatına dahil olmasını emrediyor.

Atatürk'e göre Türk askerleri ve halk, ülkelerindeki hayat tarzını yenilemelerine katkı sağlama amaçlı olarak mutlaka bu kitabı okumalıydılar.

Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri müfredata konulmasını emrettiği kitap

O dönemlerde kitap o kadar ilgi görüyor ki Kur'an-ı Kerim'den sonra en çok okunan kitap haline geliyor.

Bu kitap, imkansızlığa, fakirliğe, kıt kaynaklarla neler yapılabileceğine ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydın insanın liderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan iş adamlarına kadar, her meslekten insanın bir arada üstün bir dayanışma örneğiyle Finlandiya'yı geri kalmışlıktan kurtarmaya çalışırken, karşılaştıkları mücadeleleri anlatıyor. Bu çaba, tüm insanlığa örnek oluyor ve kitap onlarca baskı ve birçok dile çevrilerek yayımlanıyor. Kitapla ilgili etkilendiğim bazı bölümlerden kısa kısa örnekler vermek istiyorum. (Burada spoiler vereceğim. Bilmeyenlerin olabileceğini düşünerek kısa bir tanımını yapalım).

(Spoiler, bir film ya da eserin izlememiş ya da okumamış kişiler tarafından heyecanının kaçmaması amacıyla yapılan bir uyarıdır. Spoiler kelimesini gördüğünde o okuyucu eğer bunu merak ediyor ve her şeyi kendisi okuyarak ya da izleyerek kendisi öğrenmek isterse bu kısmı okumuyor).

Spoiler (Okumuş ya da sadece burada okumak isteyenlere)

...Linankoski bir eserinde şöyle der: Bana babil'i verin ve ben ilhamımla onu bile ebedi kültür savaşçısı haline getireyim.

Finlandiyalılar ise şöyle diyordu: Bize taşlar ve bataklıklar düştü. Biz de gocunmadan onları verimli topraklar haline getirdik...

...Menfaat, menfaat ve menfaat. Çocuklarınıza en iyi düzeni yaratmak istiyorsunuz. Bu şekilde çocuklarınıza olan sevgi borcunuzu yerine getirmiş olduğunuzu düşünüyorsunuz.

Lev Tolstoy şöyle der: Hayattaki düzensizliğin sebebi, herkesin iyi bir düzene sahip olmak istemesidir. ama kimse hayatı düzenlemek istemiyor...

...Ama nerede, hangi ülkelerde dindarlık insan hayatını yöneten temel unsurmuş gibi gelişti ve yetişti? Binlerce sayfalık bilimsel bir kitap yaz, sonra da raflarda çürümeye terk edilsin. Eğer mezar heykellerini seviyorsanız yanlarına gidin Ben ölülerin değil, canlıların yanına geldim. Ve sizi ölümden, toplumsal çürümeden ruhsal uyanışa davet ediyorum...

Sevgiyle kalın.

Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri müfredata konulmasını emrettiği kitap
Cevapla