Tıp Bayramı kutlu olsun! 💙
“Kadın isterse her şeyi yapar, her şeyi başarır!” mottosuyla yola çıkarak bugün Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında uzman olan Doktor Hümeyra Demirkıran’ı konuk ediyoruz. 👩🏻⚕️✨

Tıp alanı herkesin başarılı olamayacağı çok zor bir alan ama Hümeyra Hanım bugün bize kariyer yolculuğundan bahsederek bu alanda başarılı olmanın kadın veya erkek olmakla alakalı olmadığını gösterecek. İlham dolu bu röportajının tüm gençlere ilham olacağına eminiz. 💪🏻
Hümeyra Hanım ve tüm doktorlarımızın Tıp Bayramı kutlu olsun. Yaptığınız fedakarlıklar için çok teşekkür ederiz, iyi varsınız. 💜
Röportajımızı okuduktan sonra Tıp Bayramı’nı kutlamak için seni cevaplarda bekliyoruz!
Hümeyra Hanım, öncelikle sizi biraz tanıyalım, ne zaman, nerede doğdunuz, eğitim hayatınız nerelerde geçti? Bize kendinizden bahseder misiniz?

Ben Hümeyra Demirkıran, 21 Ocak 1991’de İstanbul’da doğdum. İlkokulu oturduğum semtteki bir devlet okulu olan Yeşilyuva İlköğretim Okulu’nda okuduktan sonra Galatasaray Lisesi’ni kazandım ve 5 yıl yatılı okudum. Sonrasında ise Trakya Tıp Fakültesinde Tıp eğitimimi, SBÜ İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ise Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı eğitimimi tamamladım.
Şu anda Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapıyorsunuz kariyer serüveniniz nasıl başladı, uzmanlığınızı bu yönde seçmeye nasıl karar verdiniz?
Kariyer serüvenim aslında lisede okuduğum bir kitapla başladı. Bir beyin cerrahının anılarını derlediği Beynine Bir Kez Hava Değmeye Görsün isimli bir kitaptı ve beni çok etkilemişti. Hekim olmak istediğime karar verdim. Sadece bana değil insanlara da faydası olan ve herkesin kolaylıkla yapamayacağı bir iş yapma fikri beni o yaşta cezbetmişti. Zorlu koşullardaki tıp eğitimime başlayınca da kesinlikle cerrahi bir branş istediğime karar verdim, ameliyathanedeki ekip işi, ahenk, bazen çok zorlu durumlarla çabuk başa çıkabilmenin, kriz yönetmenin verdiği keyif benim için bambaşkaydı.

Sonrasında ise ülkemizde ne yazık ki kadının hala birçok yerde adının olmaması, pratisyen hekimken görev yaptığım süreden toplum sağlığı ve aile sağlığı merkezlerinde kendilerinin, güçlerinin farkında olmaları, eğitim hakları ellerinden alınmış kadınların bazen bizim bir sözümüz bazen ufak bir desteğimizle nasıl dönüştüklerini gördüğümde duyduğum mutluluk beni Kadın Hastalıkları alanında çalışmaya itti.
Kariyerinizde adım adım ilerlerken karşınıza çıkan zorluklar nelerdi, bu zorlukları nasıl aştınız?
Tabii ki uzmanlık eğitiminde çok zorlu bir süreçten geçtim, özellikle Türk sağlık sisteminin doktorun vicdanı üzerinden dönüyor olması hekimler açısından ne yazık ki çok yıpratıcı. Ayda 10 gün 24 saatlik nöbet tuttum ve ertesi gün eğer haftasonu değilse o günkü mesaiyi de yapmak zorunda olduğumda bu süre 32-33 saati buluyordu. En zor kısmı mesleğin çok özveri ve bireysel çalışma gerektirmesinin yanında yıpratıcı çalışma saatleri ve şartları ne yazık ki.
Kariyer yolculuğunuzda “kadın” olduğunuz için zorlandığınız bir durum yaşadınız mı? Bu durumlarda kişisel çözüm öneriniz nedir?

Tabii ki cerrahi bir branş olması nedeniyle kadından cerrah olmaz diyenler vardı aramızda ama çok daha fazla çalışıp bu alanda aslında kıvrak zekamız ve el yeteneğimizle birçok erkekten daha başarılı olabileceğimizi kanıtlıyorduk. Ben bu süreçte anne de oldum. Annelik tabii ki eğitimimi bir süre sekteye uğrattı ama çok desteklendiğim bir çalışma ortamım vardı, her zaman hocalarım ve çalışma arkadaşlarımı bu konuda mutlulukla anıyorum
Her yerde, ne yazık ki özellikle esnek saatler ve fiziksel dayanıklılık gerektirecek işlerde kadın olmak handikap olarak görülmeye devam edecek. Biz gerçekten gelişip her bireyi olduğu özellikleri ve yüksek potansiyeli ile kabul edene ve destekleyene kadar; o zamana kadar zaten içimizde bizim yapamayacağımız hiçbir şey olmadığını biliyoruz. Kulaklarımızı dışarıdan gelen yorumlara kapatıp, iç sesimize ve kendi gücümüze güvenerek işimizi en iyi şekilde yapmamız o seslere en güzel cevap olacaktır.
Kariyerinizi inşa ederken ya da kariyeriniz boyunca siz kimlerden ilham aldınız? Kimleri ilham verici buluyorsunuz?
Yukarıda kadın cerrah olmaz diyen meslektaşlarım olabildiğini söylemiştim, aslında şanslıyım ki daha çok kadın cerrah yetiştirmek isteyen hocalarım oldu. Hatta kadın asla yapamaz denen ortopedi, üroloji gibi branşlarda, çok kıymetli bir ortopedi hocamız, “güç uygulamak zorunda kalıyorsanız yanlış yapıyorsunuz demektir o yüzden kadınlar da pekala yapar bu işi” derdi. Her işi doğru ve kolay yapmanın bir yolu olduğuna ikna etmişti bu söz beni, ben de meslek hayatım boyunca o yolu bulmaya çalıştım ve çalışıyorum.
Genç kadınlara içlerindeki gücü fark edip kariyer yolculuğunda durmadan ilerlemesi için ne tavsiye edersiniz? Bir doktor olarak 14 Mart Tıp Bayramı’nda bu mesleği okumak ya da yapmak isteyen genç kadınlara ilham olmak için ne söylemek istersiniz?

Kadınların her alanda pratik zekaları ve öz güvenleri ile yapamayacakları bir iş olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan ne istediğine karar vermek ve bu doğrultuda emek ve zaman harcamak. Hekimlik özellikle de cerrahi çokça emek, zaman ve özveri gerektiriyor. Bunu vermeye gönüllülerse başarılı olacaklarından şüphe duymasınlar.
Bu harika röportaj için ve projemize verdiği destekten dolayı Hümeyra Hanım’a çok teşekkür ederiz. 💜 Tıp Bayramı kutlu olsun! 👩🏻⚕️👨🏻⚕️
Tıp Bayramı mesajınız nedir? Doktorlarımıza neler söylemek istersiniz? Düşüncelerinizi bekliyoruz.

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer