Bir adım öne atabilmek için geleceğimiz olan gençler daha da önem kazanıyor. Biz de bunun farkında olarak gençlere ilham olabilecek yeni bir röportaj serisine başlamak istedik: #KariyerYolundakiGençler! ✨
İlk konuğumuz Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde öğrenci olan Elif Kaymaz. Biz çok heyecanlıyız çünkü misafirimiz aynı zamanda KızlarSoruyor’da topluluk editörü olarak çalışıyor ve Kızlar Bir Adım Projesi’nde gönüllü olarak görev alıyor. 💜
Bugün Elif, kendi yolculuğunu anlatarak gençlerin neler başarabileceğini hepimize kanıtlayacak. O zaman seni röportaj ile baş başa bırakıyoruz, okuduktan sonra görüşünü bırakmayı unutma!
Merhaba, bize kendinden bahsedebilir misin?

Merhaba, ben Elif Kaymaz. 7 Kasım 2001 tarihinde Denizli’de doğdum. Ege Üniversitesi, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde okuyorum. Aslında alanım görsel ve iletişim tasarımı ama uzun süredir topluluklarla ilgileniyorum.
KızlarSoruyor’da Topluluk Editörü olarak çalışıyorum, bunun yanında e-ihracat yapıyorum. Kitap okumayı seven, fotoğraflar çeken, oyun oynamaya bayılan, canı sıkıldığında çizimler yapan, gezmeyi görmeyi seven, sosyal medyayı takip etmeye çalışan, gönüllü projelerde bulunmaktan zevk alan biriyim. :)
KızlarSoruyor’da hangi alanda çalışıyorsun, görev ve sorumlulukların neler, ne iş yapıyorsun? Bu işi yapmaya nasıl başladın?
KızlarSoruyor ekibinde Topluluk Editörü olarak çalışıyorum. Çok güzel, kocaman ve sıcacık bir topluluğumuz var. Bu topluluğu tanıyıp, anlayıp, onlara uygun içerikleri sunmak; onları dinleyerek site gelişimine katkıda bulunmak, benim temel görevlerim.
Burada çalışmaya başlamam ise tatlı bir tesadüfe dayanıyor. Linkedin üzerinden ekip şefimin beni bulması ile başladı her şey. Daha sonra ise süreç hızlı ilerledi ve kendimi bir anda sıcacık bir ailenin içinde buldum.
Ne zamandır topluluklara ilgilisin, topluluklar üzerine projeler ve planlar aklında ne zaman canlanmaya başladı?

Topluluklara ilgim çok küçük yaştan geliyor. Hep iletişimine güvenen, insanları bir araya toplamaya bahane arayan bir çocuktum. Üniversite dahil okul hayatım boyunca birçok topluluğa liderlik ettim. Bu topluluklar üzerine birçok plan yaptım. Zamanla da çok güzel sosyal sorumluluk projelerine imza attık. Aklımın bir köşesinde her zaman bunun bir iş olabileceği vardı. Teknolojik düzen zamanla da olsa topluluklar adına iş grupları doğurdu. Uzun süre gönüllü olarak yaptığım bir işin gelir modelim haline gelmesi de benim için büyük gurur oldu.
Geleceğe baktığında kendini şu an çalıştığın konumda ilerliyor görüyor musun? Kariyerine nasıl şekil vermeyi düşünüyorsun, bu kararı alırken neler düşünüyorsun?
Öncelikle şu an burada çalışıyor olmak bana çok şey katıyor. Kariyerimin daha başındayım ama kendim için çizdiğim uzun bir yol var. Daha önce yaptığım işler ve şu an bulunduğum konum, bulunmak istediğim nokta için çok güzel basamaklar.
Gelecek planlarım arasında kadınların hep bir adım önde olduğu, onlara istihdam sağlayabileceğim işler var. Bu noktaya ulaşmak için ise; sürekli çalışmak, iş ağımı genişletmek, farklı konumlarda deneyim kazanmak ve en önemlisi iletişimimi sürekli beslemek benim için önemli noktalar.
Şu anda hem okuyor, hem çalışıyorsun. İş hayatına erken atılmak nasıl bir duygu, staj yapmayı yararlı buluyor musun? Okul ve yoğun çalışma temposunu beraber yürütürken zorlanıyor musun? Öğrenciyken çalışanlara tavsiyelerin var mı?

Ben henüz 21 yaşındayım, hem okuyorum hem çalışıyorum ve her zaman kendimi geliştirmek için çabalamaya devam ediyorum. İş hayatına erken atılmak beni ilk başta her ne kadar korkutsa da içine girdikten sonra kaçmak istemediğim, korkmadığım bir şey haline geldi.
Öğrenciyken çalışmak çok farklı bir deneyim bence. Kişisel gelişimime, zamanı iyi yönetmeme, düşünce yapıma ve daha birçok şeye yararı olduğunu düşünüyorum. Bazen yorulduğumu iliklerime kadar hissediyorum ama bu yorgunluğun sonu hep güzel işlere çıkıyor.
Benim kendime sık sık hatırlattığım, öğrenciyken çalışmak isteyenlere ya da çalışanlara da önerilerim şunlar;
- Kendinize ve yapabileceklerinize güvenin.
- Sizi mutlu eden bir çalışma kültürü edinin.
- Zorla hiçbir iş yapılmıyor, gerçekten alanınızı bulun.
- Zamanınızı iyi yönetin. Okul ve iş arasında tercih yapmak zorunda kalmayın.
- Toplum önünde fikirlerinizi söylemekten kaçınmayın.
- Çalıştığınız piyasayı yakından takip etmek için Linkedin gibi platformları kullanın.
- Teknolojiye dair bilgilerinizi arttırın, işinizi kolaylaştıracağına inandığınız programları öğrenin.
- Sosyal medyayı aktif kullanın, toplum iletişiminden kaçmayın.
- Özgeçmişinizi iyi işlerle doldurmaya çalışırken hobilerinizi yok etmeyin..
- Gençlerin kişisel gelişimini destekleyen projelere, vakıflara ve büyük şirketlere ulaşarak bilgisine ve tecrübesine güvendiğiniz bir mentor edinin. Biz gençler her ne kadar cesaretli, meraklı ve dinamik olsak da başarıya giderken eksiğimiz tecrübe, bunu unutmamamız gerek.
Çalışma hayatında genç olmanın verdiği avantajlar ve dezavantajlar neler? Karşına çıkan zorluklar neler oldu?

Benim için çalışma hayatına ilk girdiğimde tek dezavantaj aynı zamanda okuyor olmaktı. Uzun süre zamanımı iyi yönetemedim ve bu süreç benim için bir süre yorucu geçti. Bu dezavantajı bir avantaja çevirmek için zamanımı iyi yönetmeye alıştım. Bir de okuduğum bölüm ve çalıştığım alanların farklı olması beni çok zorladı. Bir süre sonra bir tercih yapmak yerine çoğu şeyi aynı anda deneyimlemeyi öğrendim.
Güncel kalan, yeni fikirlere ve gençlere şans vermekten kaçınmayan firmalarda bulunduğum ve her zaman severek çalıştığım için iş hayatıma dair bir zorluk çektiğimi söyleyemem. Elbette olmuştur zorlandığım noktalar, hala oluyor ama bunlar bana biraz geçici geliyor.
Minik ve geçici zorluk olarak gördüğüm şeyler arasında iki tanesi her sektör ve kişi için geçerli. Bunlar, şirket kültürlerine alışmak ve iş tanımını iyi anlamak. Özellikle okul-iş temposundaki gençler için şirketin kültürünü kapmak ve yapılacak işi tam olarak anlamak bütün sürecin en önemli noktası. Bu noktayı açık ve temiz bir zihinle anlayarak atlatan kişiler genel tempoda pek zorluk çekmez diye düşünüyorum.
Genç olmanın verdiği dezavantajlardan ve zorluklardan bahsederken zorlandım açıkcası çünkü ben her zorluğu iyi bir sonuca bağlamayı seviyorum. Böylelikle zorluk diyip kaçtığım her şeye daha olumlu yaklaşıp çözüme ulaştırabiliyorum. Benim gözümde genç olmak daha fazla risk alabiliyor olmak. Bu yüzden dezavantaj olarak görülen ve yansıtılan her şeyin üzerine gitmekten yanayım.
Avantajları saymaya nereden başlasam bilmiyorum. Kısa ve öz bir şekilde yararlarından da şu şekilde bahsedebilirim;
- Bence en önemlisi, kendinizi buluyorsunuz.
- Duygularınızı kontrol etmeyi ve kriz durumlarında nasıl tepkiler verdiğinizi öğreniyorsunuz. Kendinize olan güveniniz her geçen gün artıyor.
- Gelir kaynaklarınızı yönetmeyi, çoğu kişinin 30 yaşından sonra öğrendiği para idaresini yapabilmeyi siz genç yaşta öğreniyorsunuz.
- “Mezun olunca ne yapacağım?” cümlesi bir gün bile aklınıza gelmiyor.
- Hayata dair daha kolay risk alabiliyorsunuz.
- Senelerce tecrübe biriktirmiş insanların kaçtığı işleri siz genç cesaretinizle son noktaya getirebiliyorsunuz.
- Hayata dair daha fazla sorumluluk almadan önce bir şeyleri denemek, yanılmak için daha çok vaktiniz oluyor.
- Tecrübe kazanmanın sözlük karşılığı bence başarısız olmak ve siz iş hayatına erken yaşta başlayınca başarısızlık hakkınızı erken kullanıp yolunuza devam edebiliyorsunuz.
- Taze bir zihnimiz ve merak duygumuz olduğu için çok daha hızlı öğrenebiliyoruz.
- Her geçen gün daha çok insan tanıyorsunuz ve bu sizin iletişiminizi çok geliştiriyor.
- Zamanınızı yönetmeyi öğreniyorsunuz ve zamanın değerini anladığınızda her şey daha değerli oluyor.
Böyle saymakla bitiremeyeceğim, kişiden kişiye de değişen birçok avantaj var.
İş dışında ilgilendiğin şeyler neler, kendini nasıl besliyorsun?

İş dışında Google’un bünyesinde teknoloji ekosistemini büyütmek adına yaklaşık 7 topluluğa liderlik yapıyorum. Aynı zamanda üniversitede kurduğum Game Factory Clubs isimli bir oyun geliştirme topluluğum var.
Bu topluluklar benim iş ağımı genişletmeme ve kişisel gelişimime büyük fayda sağlıyor. Bunun dışında sürekli olarak teknoloji, sosyal medya, pazarlama, girişimcilik gibi konularda eğitimler alıyorum, konferanslara katılıyorum. Yabancı dilimi geliştirmeye ve farklı diller öğrenmeye çalışıyorum. Farklı bir alan olsa da e-ticaret üzerine de eğitimler alıp kendime orada da farklı bir yol çiziyorum. Birçok şeyle ilgileniyor olmak beni çok besliyor. Dinç tutuyor diyebilirim.
20'li yaşlar benim için en çok hayal kurulan ve o hayallerin de bir o kadar yıkıldığı yaşlar. Yıkılmamamız lazım. Bu hayalim de gerçek olmaz diye düşünmeyeceğiz, hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Bir insanı diri tutan şeyin hayallerimiz olduğunu asla unutmayacağız. 🙂
“Gençler isterse her şeyi başarabilir” dediğimiz, ilham dolu harika bir röportaj oldu! Elif’e bizimle olduğu için çok teşekkür ederiz. 💜
Aramızda çalışan öğrenciler var mı? Sen neler yapıyorsun, Elif’in tavsiyelerini nasıl buldun? Görüşünü bekliyoruz!
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer