Duygusal bağımlılık şeklinde bir terim işitmemiştim ama "duygusal bağlılık" terimi var. Fakat o da sosyal/endüstriyel psikolojide işyerine ve iş ortamına bağlılığı ifade eden bir kavram. Biz sorudaki "bağımlılık" üzerinden yürüyelim. Bir kimsenin bir başkasına duyduğu aşırı kuvvetli sosyal bağı anlattığı aşikar. Bu anne-çocuk ikişkisi, flört ilişkisi vb. şeklinde görülebilir. Bizim konumuz herhalde aşk ilişkileri. "Ondan" vazgeçemeyecek, ne olursa olsun onsuz yapamayacak kadar sevmeye herhalde duygusal bağımlılık demek gerekecek. Kuşkusuz bu patolojik, tedavisi gerekli bir durumdur. Zaman zaman maalesef işittiğimiz "ya benimsin ya toprağın" diyerek işlenen kadın cinayetleri bu durumun yaratacağı sonuçlara bir örnek. Bu türlü seven kimselerden de kaçınmak, ilişkiyi daha en baştan bitirmek gerek.
Duygusal bağımlılık, bir kişinin başka bir kişiye duygusal olarak bağlı olduğu psikolojik bir durumdur. Bu durum hiçbir şekilde olumlu değildir. Neden kendiniz için bir karar veremiyorsunuz? Neden her şeyin sizin kontrolünüz altında olması gerekiyor ve bir şey elinizden kayıp gittiğinde dünyanız başınıza yıkılmış gibi hissediyorsunuz? Neden yalnız olamıyorsunuz? Bu ve benzeri sorular duygusal bağımlılık içerisinde olan insanlara sorabileceğimiz sorulardır. Güvensizlik, Aşırı kontrolcülük ve kararsızlık bunun en büyük destekçisidir.. hani derler ya ayy sevgilim ona çok kızar onu giyememi istemez.. İşte o birey psikolojik olarak kendi kontrolu kaybetmiş sevgili denilen baskıcının kontroluna girmiştir.. geçmiş olsun derim o tiplerde..
İki çeşit duygusal bağlılık vardır, bir insanı kendin kadar çok seversin onunla gönül bağlılığın olur , bu evlat , anne , baba , eş , sevgili olabilir.. Diğeri ise kendini unutacak derecede aşırı bağımlılık..
Duygusal bağımlılık Bence takıntılık durumu duyguların bağımlılığı olmamalı hayatta ne olacağını bilemiyoruz Allah korusun Kötü bir durum olduğu zaman ruhsal olarak bir çöküş içinde olmayalım
Ne yazıkki kime nasıl olursa olsun baglılıkla bagımlılıgı karıştırmamak gerekir Ki yine bakarsak insanların duygusal psikolojik fiziksel yıkımları dagılmaları hep bu yüzdendir. Bu yüzdendir çünkü kendin kararların algılaman kişiliğim zayıftır ve özünde korunmak kollanmak sıgınmak iç güdüsüyle "sever" bagımlı hale gelirsin. O yoksa sudan çıkmış balık oluverirsin. Oysa baglılık özgür ve özgüvenli halinle karşındakine baglı kalmak onunla karşılıklı olmaktır..
Kişisel sorumluluk bilinciyle gelişirse olgunlaşır. Ancak bir bilinmezlik içerisinde sadece büyülenmiş bir atmosfer dahilinde anlamsızlaşır. Ancak insan bu ayırımı yapacak kadar güçlü olamıyor ne yazık ki. Kırılan bağların yenisini kurmanın zorluğuyla yıpranıyor. gereksiz tüketiyor kendini.
En İyi Cevaplar