Hırs bence uzun vadede insanı mahvetme kapasitesine sahip olan bir duygudur. - Peki, sizce hırs insana zarar verir mi? Hırslı olmak mı gerek, yoksa olmamak mı? #Mireya#Hırslıİnsan
Hırslı olmak mı, olmamak mı? Sizce hırs insana zarar verir mi?
Önce hırs kelimesini doğru tanımlamak lazım. Kitabî tanımlamaların yanı sıra hırsın en önemli özelliği, diğerlerinin ne düşündüğünü ya da hissettiğini dikkate almayan bir ruh halini tarif etmesinde gizlidir. Hırslı kişi “her ne pahasına olursa olsun” hedefinin peşinden koşar, gerekirse yakar, yıkar, üstüne basıp ezer ve geçer. Hırs, gizli ve çok güçlü bir bencillik duygusu içerir, dolayısıyla insancıl değildir, içinde sevgi ve şefkat barındırmaz.
Ve tabii bütün bunların sonucunda da hırs ile elde edilmiş bir başarı kişiyi asla tatmin etmeyecektir çünkü evrensel karma yasalarına aykırı bir süreç takip edilmiştir. Birlik bilinci, bütünün hayrına hizmet etme gibi yüksek değerler görmezden gelinerek bireysel ego tatmini peşinde koşulmuştur.
Hırslı kişi her ne kadar hedeflerine ulaşır ve sözde “başarılı” gözükürse gözüksün o aslında içsel süreçlerde tatminsizdir çünkü ego asla tatmin olmaz. Hırslı insan bir hedefe ulaşınca aynı anda bir yenisi, daha yüksek ve zor bir hedef belirir. Yaşam sürekli zorlu ve yıpratıcı bir mücadele halinde döner. Ve bu kısır döngünün hiçbir zaman sonu gelmez.
O yüzden etrafımızda bu kadar çok “zengin ve başarılı” fakat aynı zamanda depresyonda insan var. Hırsla gelen başarı en büyük başarısızlık, en büyük dibe vuruştur.
Peki insan olarak bir şeyler başarmanın, gücümüzü göstermenin nesi kötü diye sorabilirsiniz. Tabii ki kötü değil, fakat bunun için hırslı olmaya gerek yok. İhtiyacımız olan tutkudur. Hırs zihinden, tutku ise kalpten yükselir. Tutkuların farkına varmak çok önemlidir ama onun için önce çok ve gereksiz konuşan zihni susturmak gerekir. Ve kişi tutkularının farkına varınca başarı, para, maddi dünyadan ne bekleniyorsa zaten çabasız süreçlerle, kendiliğinden kişinin önüne seriliverir.
İnsan olarak gücümüzü şefkat ve merhamet ile yoğurarak insanlığa fayda yaratacak şekilde sunmamız en doğrusudur. Onun için de ihtiyacımız olan hırs değil tutkudur.
Daha detaylı bilgi ve deneyim için benimle istediğiniz zaman profilimdeki linkler vasıtasıyla irtibata geçebilirsiniz.
Hırsım olmasa hiç birşeyi başaramıyacağımı düşünürdüm. Yaşamımı düzene sokmama yarayan tek şey hırsımdır. Uzun vade de dedğiniz gibi zarar verebilir. Fakat hırsımız olmazsa da istediğimiz bir çok şeyi kazanamayız.
Dozunda olunca verimli bir sey. Hırs taşımayan insanlara sinir oluyorum. Neden? Bana yuk oluyorlar. Sirtimdan atmak istiyorum. Bir seyleri basarma hirsi olmayan insanlarin yapışma gibi bir huyu var.
Hırslı olmak iyidir. Ama dozunda abartmadan aşırıya gitmeden. Yoksa işine kendini verirsen sevdiklerinle ne zaman geçirin ne de onların değerini anlayabilin..
Eskiden çok hırslıydım bir gün hocam bana demiştiki çok hırslısın dikkat et hırsında boğulma😐 ondan sonra ne hırs kaldı ne bişi sıfırlandım eski halimi özlüyorum
insan bir şeye odaklandığı zaman pek geniş açılı düşünemediği için fazla hırs tehlikelidir. hedefine sindire sindire ve başka alternatifleride gözden kaçırmadan yaşayarak gidilmesi çok daha faydalı.
Her şeyin ortası hırs tabi ki gerek hırslı olmadan bi hedefe nasıl ulaşacaksın ki? Hırslı olmalısın ama bu çok ileri seviyeye taşınmalı kıskançlığa çekememezliğe gitmemeli yoksa sana biraz zararı dokunur
Hırsın, insanın çevresine ve kendisine zarar vermediği sürece kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum. Yalnızca, her şeyde olduğu gibi bunu da dozunda tutturmak gerekiyor.
Merhaba.
Önce hırs kelimesini doğru tanımlamak lazım. Kitabî tanımlamaların yanı sıra hırsın en önemli özelliği, diğerlerinin ne düşündüğünü ya da hissettiğini dikkate almayan bir ruh halini tarif etmesinde gizlidir.
Hırslı kişi “her ne pahasına olursa olsun” hedefinin peşinden koşar, gerekirse yakar, yıkar, üstüne basıp ezer ve geçer. Hırs, gizli ve çok güçlü bir bencillik duygusu içerir, dolayısıyla insancıl değildir, içinde sevgi ve şefkat barındırmaz.
Ve tabii bütün bunların sonucunda da hırs ile elde edilmiş bir başarı kişiyi asla tatmin etmeyecektir çünkü evrensel karma yasalarına aykırı bir süreç takip edilmiştir. Birlik bilinci, bütünün hayrına hizmet etme gibi yüksek değerler görmezden gelinerek bireysel ego tatmini peşinde koşulmuştur.
Hırslı kişi her ne kadar hedeflerine ulaşır ve sözde “başarılı” gözükürse gözüksün o aslında içsel süreçlerde tatminsizdir çünkü ego asla tatmin olmaz. Hırslı insan bir hedefe ulaşınca aynı anda bir yenisi, daha yüksek ve zor bir hedef belirir. Yaşam sürekli zorlu ve yıpratıcı bir mücadele halinde döner. Ve bu kısır döngünün hiçbir zaman sonu gelmez.
O yüzden etrafımızda bu kadar çok “zengin ve başarılı” fakat aynı zamanda depresyonda insan var. Hırsla gelen başarı en büyük başarısızlık, en büyük dibe vuruştur.
Peki insan olarak bir şeyler başarmanın, gücümüzü göstermenin nesi kötü diye sorabilirsiniz. Tabii ki kötü değil, fakat bunun için hırslı olmaya gerek yok. İhtiyacımız olan tutkudur. Hırs zihinden, tutku ise kalpten yükselir. Tutkuların farkına varmak çok önemlidir ama onun için önce çok ve gereksiz konuşan zihni susturmak gerekir. Ve kişi tutkularının farkına varınca başarı, para, maddi dünyadan ne bekleniyorsa zaten çabasız süreçlerle, kendiliğinden kişinin önüne seriliverir.
İnsan olarak gücümüzü şefkat ve merhamet ile yoğurarak insanlığa fayda yaratacak şekilde sunmamız en doğrusudur. Onun için de ihtiyacımız olan hırs değil tutkudur.
Daha detaylı bilgi ve deneyim için benimle istediğiniz zaman profilimdeki linkler vasıtasıyla irtibata geçebilirsiniz.
Sevgilerimle.