Semmelweis Üniversitesi’nde, aparılan araştırmalara gore annenin mevsimel beslenme şekli, mevsimi psikolojik durumu çocuğun kişiliğini etkilemiş oluyor. Araştırmaya gore, İlkbaharda- Mart , Nisan , Mayıs aylarında doğan insanlar genel olarak en optimist grubu oluşturuyor, ama depresyona girme riskleri daha yüksek;
Yaz insanları - Haziran, Temmuz, Ağustos’ta doğanlar genellikle mutlu insanlar oluyor. Lakin duygusal açıdan “uç”ları yoğun şekilde yaşamaya daha yatkın olsa bile, bu dalgalanmalarına rağmen bipolar bozukluk yaşamaya en az yatkın olan grup;
Sonbahar çocukları - Eylül, Ekim ve Kasım’da doğanlar, genel olarak en stabil grubu oluşturuyor. Depresif bir mizaca en az yatkın olanlardır;
Kış aylarında - Aralık, Ocak ve Şubat’ta doğan insanlar diğer gruplardan daha depressif oluyor ve mevsimsel duygudurum bozukluğu, bipolar bozukluk gibi durumlara diğer gruplara göre çok daha fazla rastlananlardır. Tabi ki bu araştırmada söylenenler diğer şartlara bağımlı olarak karakteri oluşturmuş oluyor..
Mart ayında doğdum bakmadım ama doğru olabilir depresyona meyilli biriyim. Mart doğumlu erkeklerin kişilik özellikleri; Rahat tavırlıdır. Hayalleri vardır. Önyargılı olmaz. Anlayışlı olur insanları üzmekten kaçınır. Kendine has dünyası vardır. Onu tanımak bir ömür boyunca imkansızdır. Şair ruhu, duygularını kimi zaman yazıya dökerek size ifade eder. Sempatiktir, buğulu bakan gözleri ve masumiyeti vardır. Gİzemlidir ani ortadan kaybolur kimse ulaşamaz. Kimsenin aklına bile gelmeyecek güzellikleri yaşatır. Farklı alışkanlıkları ve bağımlılıkları vardır.
Aslında genelde değil. Bazı bilimsel kanunlar ya da bilimsel prensiplerin, denenmesi bunlar. Mesela Sayres prensibine göre "herhangi bir konuda yapılacak tartışmada, konunun önemi ile tarafların yaşadığı duygusal yoğunluk ters orantılıdır." Yani ne kadar önemsiz bir konuda tartışılıyorsa, tarafların da gösterdiği şiddet, öfke ve üzüntü o kadar çok olacaktır. Kendisi bir akademisyen olduğu için, bu gözlemi de ilk o çerçevede yapmıştı: "Akademik ortamdaki politik oyunlar, diğer mücadelelerden daha acımasız, çünkü kazanıp kaybettiğiniz şeyler ufak"
Bu durum Parkinson Kanunu ile de bağlantılı. Northcote Parkinson'a göre "herhangi bir işletmede önemsiz detayları tartışmak ve belirlemek için harcanan enerji, daha önemli konuları belirlemek için harcanan enerjiden her zaman daha fazladır." Böyle bir sürü etkisi araştırılan şeylere kobay oluyoruz☺️
En İyi Cevaplar