Atatürk'ten nefret eden kadınları anlamakta güçlük çekiyorum. Siz de güçlük çekiyor musunuz?

20'nci ve 19'uncu yüzyılda kadınlara atfedilen temel görüş; ''Kadının yeri evidir, kocasının yanı'' zihniyeti içerisinden bir adam çıkıyor ve kadına ülke yönetme hakkını veriyor. Bakan olma hakkı veriyor, kaymakam olma hakkı veriyor, muhtar olma hakkı veriyor. Kısacası birim yönetme hakkını tanıyor. Kadın seçer ve seçilir.

Kadına okuma yazma imkanı tanınıyor. Erkeğin aldığı eğitim kadına da veriliyor. Resmi nikah şart koşuluyor, 18 yaş altı kız çocukları evlendirilmesin diye. Kadına boşanma hakkı tanınıyor. Bu cümle için özür dilerim ama başka erkeklerin yedeği olmaktan kurtarıyor. Boşanınca bile nafaka alıyorsun ki bunlar en ufak detaylar.

Bu zihniyet yapısı içerisinden kadına insan muamelesi yapan bir adam çıkıyor. Ki kadına tanıdığı siyasi haklar daha #Avrupa ülkelerinde tanınmamıştı bile. Kadınların Atatürk'ü biz erkeklerden daha çok sevmesi gerekir. Ama bazıları kendilerine tanınan bu haklardan oldukça rahatsız. O dönemin zihniyet yapısı içerisinde kadına Atatürk'ten daha çok değer verip daha çok hak tanıyan bir Allah'ın kulu yoktur. Yatın kalkın Atatürk'e dua edin; bu hakları size tanıdığı için, sizi insan yerine koyduğu için, bize bu vatanı hediye ettiği için.

Dünyada hiçbir milletin kadını, ben #Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez. (Mustafa Kemal Atatürk)

Atatürk'ten nefret eden kadınları anlamakta güçlük çekiyorum. Siz de güçlük çekiyor musunuz ?
Atatürk'ten nefret eden kadınları anlamakta güçlük çekiyorum. Siz de güçlük çekiyor musunuz?




Atatürk'ten nefret eden kadınları anlamakta güçlük çekiyorum. Siz de güçlük çekiyor musunuz?
Cevapla