sizce kader yazılanların meydana gelmesimidir ?
yapacaklarınızın yazılmasımıdır ?
ya da hayatımızdaki kimi dönüm noktalarımıdır ?
yapacaklarınızın yazılmasımıdır ?
ya da hayatımızdaki kimi dönüm noktalarımıdır ?
Şimdi bir kere kavram karmaşası var burada.
Sizin kader dediğiniz şey ile kast ettiğiniz aslında "gayb".
Kader evrenin kanunlarıdır. Yerçekimi gibi. Havaya atılan elmanın kaderi düşmektir... Bunda değişme olmaz... İnsanın kaderide yaşayıp ölmektir. Ama başına gelecek olaylar "kader" cümlesinden değildir.
Başınıza gelecek olayların önceden bilinmesi "Gayb" cümlesindendir... Allah Gayb'ı da en iyi bilendir.
Burada Allah olabilecek olan tüm polasılıkları bilen bir varlık olduğundan sizin gaybınızı bilir. Hayatınızıda sizin fark ettiğiniz yada etmediğiniz "dönüm noktaları" yani seçimler vardır.
Mesela önünüze bir fırsat çıkar. Kullanırsanız ahlaksız bişey ama kimse de bilmeyecek. Kullanmazsanız bir zarınız da kazancınız da olmayacak... İşte o seçim sizin önünüze konan bir sınavdır.Lakin çoğu kişinin sandığının aksine, o seçimi soru sorulduğunda/fırsat doğduğunda yapmazsınız. Çok daha önceden yapmışsınızdır zaten.
Alt örnek olarak, Eğer haram lokma yemeye alışkınsanız, yada "ahlak falan bunlar önemsiz şeyler ben kazandığıma bakarım" tipi bir görüşü benimsediyseniz, o zaman soru sorulduğunda kötü taraftaki şıkkı seçersiniz. Aksi durumda iyi taraftaki, ahlaklı, başkalarına zarar vermeyen, "doğru" şıkkı.
Allah her an sizinle olduğu ve her yaptığınızdan haberdar olduğu için, sizi en iyi tanıdığı için ve önünüze gelecek fırsatların seçimlerin ne olduğunu bildiğinden ne cavap vereceğinizi de sizden iyi bilir. İteratif adımda, tüm hayatınızı öngörebilme yeteneğine sahipdir.
Sonuç olarak, Allah tüm olayları olmadan bilir. Ama siz, o olayları Allah öyle biliyor diye o şekilde yapmazsınız.
İşte buda pek çok ilahiyatçının karşılaştığında saçmalamaya başladığı sorulardan birinin bana göre cevabıdır.
anlatım için teşekkürler. Allahın önceden bilmesi durumu üzerinde çok düşündüğüm bir konudur. haram lokma satırında verdiğin örnek kişinin yapısı hayata bakışı vs. alakalı bir durum olduğundan benzer durumda neyi seçeceğini emin olmamakla beraber o kişiyi iyi tanıyanlarda bilebilir. bu iyi bir örnek değil. herneyse benim merak ettiğim; atıyorum elimde bir fincan var yere bırakıp bırakmama konusunda hiç bir fikrim yok...
bence durum şu ki; birşeye karar verme aşaması beyinde belirsiz bir süre alıyor ve bu süre sonrasında biz kararımızın farkına varıyoruz. farklı zaman boyutlarında vakit farklı akar. örümcek adam filmindeki gibi. bu işlem süresince bir noktada bilgi beynimizden okunuyor olabilir. ancak bu bilgi ezelden biliniyosa başka. o konuda aklım duruyor.
öyle bir soru sordun ki ilahiyatçılar bile cevap bulamıyorlar, tam anlamıyla karanlık bir kuyudur kader, bence Allah'tan başka bileni de yoktur, benim düşüncem ise Allah'ın zaman kavramı olmadığı için yaşanacakları görüp levh-i mahfuz'a yazdığı şeydir kader, belirli bir nefes biçilmiştir sana bu süre zaarfında ne yaptıysan sana aittir tabii kazalar hariç(örneğin deprem allah'tandır) , Allah bildiği için belli şeyleri yapmıyoruz. Bizim bu işleri yapacağımız, O'nun tarafından ezeli ve ebedi biliniyor zaten
yoksa sana şunu yapma bunu yapma, şöyle yap demezdi, hayatını ruhunu bedenini sana niye emanet etsin, yaşayacaksın kendin yapacaksın cezasını yada mükafatını alacaksın.
Senin bu soruyu sorman da bir kader.Sen bunu kendi iradenle yapıyorsun Allah'ta
senin bunu yapacağını bildiğinden senin kaderini böyle yazmış.Allah yazdığı için biz yapmıyoruz, bizim yapacağımız şeyleri bilerek Allah yazıyor.
Kaderin esas anlamı Allah’ın, olmuş olacak her şeyi bilmesi demektir. Dikkat edersek insan iradesini yok saymıyor. Bilmek ayrı yapmak ayrıdır. Bilen Allah’tır, yapan kuldur.
Allah bildiği için yapmıyoruz. Biz yapacağımız için Allah biliyor. Zaten Allah’ın geleceği bilmemesi düşünülemez. Bilmese veya bilemese yaratıcı olamaz.Allah yazdığı için biz yapmıyoruz, bizim yapacağımız şeyleri bilerek Allah yazıyor. İşte buna kader diyoruz.Kaderi ikiye ayırabiliriz: Izdırari kader, ihtiyari kader.
"Izdırari kader"de bizim hiçbir tesirimiz yok. O, tamamen irademiz dışında yazılmış. Dünyaya geleceğimiz yer, annemiz, babamız, şeklimiz, kabiliyetlerimiz ızdırari kaderimizin konusu. Bunlara kendimiz karar veremeyiz. Bu nevi kaderimizden dolayı mesuliyetimiz de yok.İkinci kısım kader ise, irademize bağlıdır. Biz neye karar vereceksek ve ne yapacaksak, Allah ezeli ilmiyle bilmiş, öyle takdir etmiştir.kendi isteğimizle yaptığımız işler de var. Yemek, içmek, konuşmak, yürümek gibi fiillerde karar veren biziz. Zayıf da olsa bir irademiz, az da olsa bir ilmimiz, cılız da olsa bir gücümüz var.
Allah yazdığı için biz yapmıyoruz, bizim yapacağımız şeyleri bilerek Allah yazıyor.Allah’ın bir şeyi önceden bilmesinden söz edilemez
Dua geleceğimizi değiştirir. Geleceğin değişmesi kader bilgisinin değişmesi anlamına gelmez. Dua ederek veya tutum değiştirerek gelecekteki belirlenmiş tehlikeden korunmuşsak, bu da kaderde mevcuttur.
Soruyla çok bağlantılı olmasada öğrenmek istediğin şeyle ilgili bir bağlantısı oldyuğunu düşünerek diyorum ki ;
Hint Felsefesine göre;
"Karşına çıkan kişiler, her kimse, doğru kişilerdir." Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.
Cevap
3Cevap
Her şey kadere bağlanmaz bence. İnsanların seçimleri son derece önemlidir. Sonuçta dönüm noktası olan yerlere geldiğimizde de sonucu seçimlerimiz belitler. Hem madem her yapacağımız alnımıza yazılmış., o zaman önür dünyada sordu neden yapılıyor? Zaten ne yapacağım belli. Seçim şansım olmazsa nerden belli olacak kendi irademle yaptığım. Her şey kader değil.
Kader yazılıdır alnımızda biz yaşarız ama günah yada sevap i kendimiz seçeriz
Yapacaklarımızın yazılmasıdır. Allah ezelidir.
bu tür konulara girmek pek iyi değil aslında
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
En İyi Cevaplar