İnsan gerçekten değişir mi, yoksa sadece kendini saklamayı mı öğrenir?

Bazen yaşadıklarımızın bizi değiştirdiğini düşünürüz. Daha sakin, daha anlayışlı ya da daha mesafeli oluruz. Peki bu gerçekten karakterimizin değişmesi midir, yoksa geçmişte yaşadıklarımızın bize öğrettiği bir savunma biçimi mi?


Psikolojik açıdan bakıldığında insanın değişmesi elbette mümkündür. Ancak her davranış değişikliği, kişiliğimizin kökten değiştiği anlamına gelmez. Bazen olgunlaşırız, bazen sınırlarımızı öğreniriz, bazen de geçmişte yaşadıklarımızın etkisiyle kendimizi korumaya alırız.


Belki de insanı değiştiren yalnızca yaşadıkları değil, hayatına aldığı insanlardır. Kimileri içimizdeki en güzel tarafları ortaya çıkarırken kimileri de farkında olmadan bizi kendimize yabancılaştırır. Bu yüzden çevremizdeki insanların düşünce yapısı, hayata bakışı ve bize hissettirdikleri sandığımızdan çok daha önemlidir.


Özellikle pozitif insanların varlığı… Her şeye rağmen hayatın güzel taraflarını görebilen, başkalarının mutluluğundan rahatsız olmayan, bulunduğu ortama huzur katabilen insanlar. Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey, kendisini değiştirecek biri değil; kendisi olabildiğinde de anlaşılabileceğini hissettiren bir çevredir.


Bir de zamanlama meselesi var. Hayat bazen insanları birbirinin karşısına çıkarır ama birbirlerini gerçekten tanıyabilecekleri koşulları sunmaz. Kimi zaman hayatın yoğunluğu, kimi zaman geçmişin izleri, kimi zaman da herkesin kendi yolunda yürümek zorunda oluşu buna engel olur.


Oysa bir insanın hayatımızda nasıl bir yer edinebileceğini, onu gerçekten tanımadan bilemeyiz. Belki çok iyi anlaşacağımız, düşüncelerinden besleneceğimiz, hayatımıza güzel bir bakış açısı katacak insanlarla karşılaşıyor ama birbirimizi tanımaya fırsat bulamıyoruz. Her karşılaşmanın bir yakınlığa dönüşmesi gerekmez elbette. Bazı ihtimallerin ihtimal olarak kalması da hayatın doğal bir parçasıdır.


Ve belki de olgunlaşmak, her ihtimali gerçekleştirmeye çalışmak değil; bazı şeylerin zamanına, insanların tercihlerine ve hayatın kendi akışına saygı duyabilmektir.


Peki insan zamanla gerçekten başka birine mi dönüşür, yoksa karşılaştığı insanlar ve yaşadığı deneyimler sayesinde kendisini yeniden mi tanır?


İnsan bazen en çok kendini tüketir birini anlamaya çalışırken. Kapanışı belki de en sade ve acı gerçekle yapmak gerek:


“Öyle bir devrindeyim ki ömrümün, ne kırgınlığım kaldı kimseye ne de izah edilecek bir yorgunluğum. Bazı vedalar, kelimelerin bittiği yerde başlar.”

Okuyanlara teşekkür ederim, belki birilerinin bakış açısına katkısı olmuştur. Günaydınlar, hayat sizi doğru zamanda pozitif kişiler ile karşılaştırsın.

Güncellemeler
12 sa
SS🥂
İnsan gerçekten değişir mi, yoksa sadece kendini saklamayı mı öğrenir?
Cevapla