
Bu tablo Caspar David Friedrich’in Rügen Kireçtaşı Kayalıkları tablosu, insanın boşlukla ve bilinmezlikle kurduğu ilişkinin bir özetidir. İlk bakışta bir doğa manzarası gibi dursa da aslında hakikate hangi mesafeden baktığımızı sorgular.
Tabloda üç farklı tavır sergilenir.
Sağdaki adam sırtını ağaca yaslamış, kollarını kavuşturarak ufka bakıyor. O, düşme tehlikesini göze almayan, ayakları yere sağlam basan ve manzarayı sadece güvende olduğu için estetik bulan aklı temsil ediyor. Boşluğun dehşetini hissetmediği için, gerçeğe asla tam anlamıyla dokunamıyor.
Soldaki kadın, uçurumun kenarında oturmuş bir dalı tutarak manzarayı işaret ediyor. O, tehlikenin farkında ama bir kabulleniş içinde.
Eserin asıl sarsıcı odak noktası, ortada dizleri üzerine çökmüş, şapkası yanına düşmüş ve emekleyerek uçurumun dibine bakan figürdür. Bütün hücreleri ona geri çekilmesini haykırırken o kibrini bir kenara bırakıp yerçekiminin gerçekliğine bakıyor. Uçurum, doğanın bize kendi küçüklüğümüzü hatırlattığı en net aynadır. Oradan aşağı baktığınızda sadece sivri kayaları değil, kontrolün sizde olmadığı hiçliği görürsünüz.
Hayatın pürüzsüz, konforlu yüzeyini uzaktan izlemek her zaman kolaydır ama zor olan, büyünün bozulmasını ve baş dönmesini göze alıp o çatlaklardan aşağı sarkmaktır.
Peki siz o kireçtaşı kayalıklarının ucunda olsaydınız hangisini seçerdiniz? Kollarınızı bağlayıp güvende kalarak ufku izlemeyi mi, yoksa düşme korkusundan mideniz kasılsa bile o görkemli derinliğin çıplak gerçekliğini görmek için emeklemek mi?
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çamaşır Yıkama Sırları
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 

