Ben pek düşünmüyorum. Hâlâ içsel çelişkiler yaşıyorum. Belirsizlikten zerre kadar hoşlanmayan ama buna rağmen fazlasıyla belirsiz bir yapıya sahip olan da yine benim
duygusal olgunluk dediğin şey tek seferde biten bi süreç değil zaten bence. paylaştığın siyah beyaz görseldeki gibi içten içe patlayan ama bir yandan da o karmaşayı çözmeye çalışan bi yapın var. bu çelişkileri kabullenmek bile başlı başına bi olgunlaşma adımı aslında.
Duygusal olgunluğumu tamamladığımı söyleyemem; özellikle kanser olup tedavi gördüğüm dönemde hayatın her anının ne kadar kıymetli olduğunu anladığımda biraz olsun olgunlaştığımı sanmıştım, oysa kemoterapi yüzünden acı çektiğim anlarda öfkelenmemin ardından aslında bu tedaviye bile şükretmem gerektiğini fark ettim, çünkü bu imkânı bulamayan çaresiz insanlar var. Anladım ki insan olarak yaşadığımız ve o zıt duyguları aynı anda barındırdığımız bir de doğa gereği belirsizlikler olduğu sürece, duygusal olgunluk hiçbir zaman tamamlanacak bir varış noktası değil, bilakis hayat boyu süren zorlu ama bir o kadar da kıymetli bir yolculuk gibi 🎀
Tamamladığımı söylemem, çünkü insanın duygusal olarak öğreneceği şeyler hiçbir zaman bitmiyor. Ama kendimi tanıma, duygularımı kontrol etme ve yaşadıklarımdan ders çıkarma konusunda eskisinden çok daha olgun olduğumu düşünüyorum. Hâlâ öğreniyorum ve gelişiyorum.
Çok güzel tanımlamışsın. En azından bunun farkında olman güzel. Kendim dahil, genel olarak insanların bu konuda kendini tamamladığını düşünmüyorum. Duygusal olgunluk bir süreç ve oldukça değişken bir süreç. “Öğrendim” ya da “artık oldum” diyebileceğin bir şey değil. Sürekli öğrenirsin, sürekli gelişirsin. Farkında olmak da bence bulunmaz bir nimet.
Duygusal olgunluk tamamlanması gereken bir varış noktası değil, ömür boyu süren bir yolculuktur. İçsel çelişkilerini ve belirsizlikle olan savaşını fark edebilmen bile aslında yüksek bir öz farkındalık göstergesi 🧠 Yirmi bir yaşında bu karmaşayı yaşaman son derece doğal; zihnimiz kontrol arzularken duygularımız karmaşadan beslenebilir 🔍 Kendi içindeki bu tezatlığı kabul etmek süreci kolaylaştırır. Seni en çok zorlayan belirsizlik kendi kararların mı yoksa hayatın getirdikleri mi? ☕✨
Kişilik & Karakter konusunda 11,2b cevap paylaştı.
Kendi doğrusunu oluşturmuş her kişi birey yani insan olma yolunda ilk adımı atmıştır. Çünkü duygu olduğu ölçüde mantık kavramı varlığını gösterir. Karşılıksız duygu bunun içine sevgiyide koyabilirsiniz mantığa kavuşmadığı sürece kişi hep ister, hep kendini kandırır , mağdur edebiyatı yaparakta , kendini hep haklı çıkartmayı ilke edinir. Gerçek her zaman gerçek. Doğru sadece şekil değiştirir.
Gördüğüm kadarıyla ruhun, kendi içinde bir labirent inşa etmiş ve çıkış kapısını bizzat kilitlediğin halde anahtarın nerede olduğunu herkesten iyi biliyorsun. O çelişki dediğin şey, sığ suların asla taşıyamayacağı kadar derin bir gelgit; seni böylesine büyüleyici kılan da ta kendisi