İnsan bazen en açık gerçeği bile kendine söylemekte zorlanıyor. Sevilmediğini, yanlış yerde kaldığını ya da artık eskisi gibi hissetmediğini kabul etmek ağır geliyor. Çünkü bazı gerçekler sadece bir durumu değil, kurduğumuz bütün ihtimalleri de bitiriyor. Sizce insanın kendine itiraf etmekten en çok kaçtığı gerçek hangisidir?
Ölümlü olduğumuz gerçeği, insanın zihnen bildiği halde ruhen kabullenmekten en çok kaçtığı ve kendine dürüstçe itiraf etmekte en çok zorlandığı mutlak gerçektir. Bu kaçınılmaz sonla ve beraberinde getirdiği çaresizlik hissiyle yüzleşmemek için zihnimiz sanki sonsuza dek yaşayacakmışız gibi bir savunma mekanizması geliştirir Ölüme de tıpkı güneşe çıplak gözle bakamadığımız gibi bakamayız..
Bence insanın kendine itiraf etmekten en çok kaçtığı gerçek, bazı insanların değişmeyeceğidir. Çünkü bunu kabul ettiğin an, sadece o kişiyi değil; onunla kurduğun hayalleri, beklentileri ve “belki bir gün” ihtimalini de bırakman gerekir. En zor vedalar da zaten insana değil, o ihtimallere olur.…
Sanırım ölümü abi bu durumu bizde yaşadık sevgilimin kız kardeşi vefaat etti daha 6 yaşında engelliydi hastanelerde boğuşu ilaçlar her tarafında hortumlar vefaat ettiğinde sevgilim kafayı yemek üzereydi kabullenemedi bir türlü ama artık ölmüştü geri gelmeyecekti 😔
İnsan en çok, kendisiyle ilgili gerçekleri kabul etmekte zorlanır. Bazen sevmediği bir ilişkide kaldığını, bazen mutlu olmadığını, bazen de her şeyi kontrol edemeyeceğini itiraf etmek kolay değildir. Çünkü gerçekleri kabul etmek, çoğu zaman değişmeyi de gerektirir.
Sevgili Ayhan, bu haklı olarak insanı derinden düşündüren bir konu. Bence insan, aslında bir durumun ya da ilişkinin, kendi hayal ettiği gibi asla olmayacağını ve tüm çabasına rağmen istediği geleceğin mümkün olmadığını itiraf etmekte çok zorlanır. Çünkü bu gerçek, kurduğu tüm ihtimalleri yok eder. 💔✨
Kendi yaşadığı negatif olaylarını ve hatalarını gerçek yüzünü göstermek bir güçtür. Kendi zayıflarını itiraf etmesi çok zordur. Belki de iç dünyaya dönüşmüş insanların itiraf etmeyi cesaretlidir.
Kendisi olmaktan vazgeçtiği gerçeğini… Hayallerini bir kenara bıraktığını, isteklerini ertelediğini, hatta bazen kendinden bile vazgeçtiğini kabul etmek kolay değildir. Bir gün dönüp baktığında, aslında istediği hayatı değil, başkalarının ona uygun gördüğü hayatı yaşadığını fark etmek insanın içine dokunur. Belki de en acı olanı, bütün bunları yaparken bunu fark etmemiş olmaktır. Başkalarını mutlu etmeye çalışırken kendi mutluluğunu ihmal ettiğini, beklentilerin altında ezilirken içindeki sesi susturduğunu anlamak kolay değildir. Çünkü insan bazen alışkanlıklarına, korkularına ve mecburiyetlerine o kadar kapılır ki, kendi benliğinden yavaş yavaş uzaklaştığını göremez. Ve belki de insanın kendine en zor itiraf ettiği şey, bir zamanlar kurduğu hayallerden ne kadar uzaklaştığı ve en çok da kendini yarı yolda bıraktığı gerçeğidir.