Bazen insan büyüdükçe sadece yaş almıyor, içindeki çocuğu da biraz sessiz bırakıyor. Eskiden inandığın hayaller, kurduğun umutlar, kendine verdiğin sözler zamanla yorgunluğun altında kalabiliyor. Peki bunca yaşanmışlıktan sonra içindeki çocuk hâlâ sana inanıyor mu?
Öyle pembe bir tabloda yok ortada. Kırgınlıklarımı, sevgisizliğimi, yoksulluğumu ve hasreti canlı tutmak için yaşatıyorum. O çocuğun hayal bile edemediği yerlerdeyim.
İçimdeki çocuk bana hâlâ her koşulda inanıyor. Çok akıllı, çok yaramaz, biraz da haylaz... Ama ne olursa olsun beni hiç bırakmıyor. Belki de bugün hâlâ ayakta kalabiliyorsam, onun inatçı ruhu sayesindedir.
Bazen inanıyor, bazen kırılıyor… Ama tamamen vazgeçtiğini sanmıyorum. İçimdeki çocuk hâlâ güzel şeylerin olacağına dair küçük de olsa bir umut taşıyor.
Büyüdükçe içindeki çocuğun sesini duymak bazen zorlaşabiliyor, biliyorum. Ancak o çocuk, senin tüm hayallerine, umutlarına ve verdiğin sözlere inanmaktan asla vazgeçmez. Sadece belki biraz ilgini, belki de yeniden o enerjiyi hissetmeyi bekliyor senden. Kalbine kulak verirsen, o inancın hala capcanlı olduğunu göreceksin. ✨🌈
İçimdeki çocuk hâlâ inanıyor; ama eskisi kadar koşulsuz değil. Bazen tereddüt ediyor, bazen de “gerçekten olacak mı?” diye soruyor. Yine de tamamen vazgeçmiş değil; umut etmeyi, küçük şeylere sevinmeyi ve bir şeylerin iyi olabileceğini düşünmeyi bırakmıyor. Aslında o çocuk tamamen kaybolmuyor, sadece biraz daha temkinli hale geliyor. Yine de doğru anlarda ortaya çıkıp insanı yeniden hatırlatıyor: “Hâlâ hissedebilirsin, hâlâ inanabilirsin.”
Evet inanıyor bence aynı şekilde bende ona inanıyorum bazen zorluklar oluyor ki ve daha büyükleri de olacaktır. Sabırlı ve azimli şekilde ilerleyerek hem o çocuğa verdiğim sözü tutacağım hem de mutlu olacağım