
Bugün felsefe tarihinin en trajikomik figürlerinden biri olan Buridan’ın Eşeği’ni modern dünyanın tam ortasına bırakmak istiyorum.
Hem aç hem susuz olan bir eşek kendisine eşit uzaklıkta bulunan bir kova su ile bir çuval saman arasında bırakılır. Eşek açlığın mı susuzluğun mu baskın olduğuna veya hangi seçeneğin daha üstün olduğuna rasyonel bir şekilde karar veremez. Eşek mantıklı bir seçim yapmaya çalışırken bir türlü karar veremez ve nihayetinde kararsızlıktan açlık ve susuzluktan ölür.
Bu paradoks ilk bakışta "Aman canım bir hayvan bu kadar aptal olamaz birinden başlar" dedirtebilir. Ancak mesele eşek değil saf rasyonellik ve özgür irade algımız.
Bugün altı üstü bir film izlemek için Netflix'i açıp 45 dakika boyunca seçenekler arasında kaybolup hiçbir şey izlemeden televizyonu kapatmıyor muyuz? Ya da kariyer, ilişkiler, hatta menüden yemek seçerken bile en kusursuz en rasyonel olanı seçmeye çalışırken hayatı kaçırmıyor muyuz?
Seçeneklerin eşitliği ve çokluğu bizi özgürleştirmek yerine felç mi ediyor?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer