Varoluş sancısı, hiçlik hissi ve Bulantı: hayat gerçekten sadece katlanmak mıdır?

Yaşam, devasa bir hiçliğin etrafına örülmüş ince bir dekordur; dekoru biraz kaldırırsan dehşetten başka bir şey bulamazsın. Kendimizi kandırmaktan başka yaptığımız hiçbir şey yok; adına yaşamak dediğimiz bu devasa yalanın içinde. Her şey sebepsizdir, bu park, bu şehir ve ben. Bunun farkına vardığınızda mideniz bulanır. İşte bu 'Bulantı', varoluşun ta kendisidir. Evren devasa, sağır ve dilsiz bir boşluktur. Sen ise bu boşluğun içinde 'Neden?' diye bağıran, ama cevabın olmadığını bildiği halde susamayan o tek yankısın. İnsan, sadece bir parça et ve biraz elektrikten ibarettir; geri kalan her şey, bu trajediyi örtbas etmek için uydurulmuş kelimelerdir. Doğuyoruz, nedenini bilmeden; yaşıyoruz, nasılını bilmeden; ölüyoruz, nereye gittiğimizi bilmeden. Ve aradaki her şey sadece bir 'katlanma' biçimidir.
Varoluş sancısı, hiçlik hissi ve Bulantı: hayat gerçekten sadece katlanmak mıdır?
Cevapla