Bazen insanın hayatında her şey yerli yerinde gibi durur; aynı ev, aynı insanlar, aynı düzen, aynı yüz. Ama içinin bir köşesinde bir şey sessizce değişmiştir ve artık en tanıdık şeyler bile eskisi gibi gelmez. Ne tam kopabilirsin ne de gerçekten ait hissedersin. Dışarıdan bakınca sorun yok gibi görünür ama insan en çok da böyle anlarda kendine uzak düşer. Sizce insan en çok ne zaman kendi hayatına yabancı hisseder?
Bazı şeyler bittiği için mi güzeldir, yoksa yarım kaldığı için mi?
Bazı şeylerin güzelliği onların bitmiş olmasından değil, bizde bıraktığı histen gelir. Biten bir şey insana tamamlanmışlık duygusu verir; sanki bir hikâye yerini bulmuş, söylenmesi gereken her şey söylenmiştir. Bu yüzden içte sakin bir kabulleniş oluşur. Yarım kalan şeyler ise farklı bir yerden dokunur insana. Onlarda eksik olan bir parça vardır ve o eksiklik, zihnin içinde yaşamaya devam eder. İnsan ihtimalleri düşünür, olabilecekleri hayal eder, belki de o yüzden daha derin izler bırakır. Ama aslında güzellik ne sadece bitişte ne de yarım kalıştadır. Güzellik, insanın o anı nasıl yaşadığı ve sonrasında nasıl hatırladığıyla ilgilidir. Bazen tam zamanında yaşanmış bir an, kısa sürse bile yeterli olur. Bazen de yarım kalmış bir şey, olduğu hâliyle bile anlamını korur. Çünkü bazı duyguların tamamlanmaya ihtiyacı yoktur; var olmaları bile yeterlidir.
Ne açıdan bakıldığına bağlı, kelimelerin hangi anlamda kullanıldığına bağlı. Yarım kalan şeyler hep akılda takılı kalır, bu hem büyük bir acı verir hem de o belki olabilirdi umudu sürekli o şeyin akılda takılı kalmasına sebep olur. Bitmesi ilk başta acı verse de uzun vadede en iyisidir bence.
Bittiği için güzeldir. Çünkü yarım kalan her şey insanın içinde yavaş yavaş işlemeye devam ediyor. Ondan kurtulmakta gün geçtikçe daha çok zor oluyor, bitirdiğimiz zaman insanın içi rahatlıyor çünkü sonucu artık belli...
Zeirgarnikti galiba yarım kalan şeyler zihinde tamamlamayı beklediği için daha çok akılda kalıyor. Film arasında mesela reklam gelince filmin devamını sabırsızlıkla bekleriz burdan çıkarım yapabilirsin. 🥳
İnsan en çok, “Böyle devam edemem.” deyip “Peki şimdi ne yapacağım?” cevapsız kaldığında yabancı hisseder 🕯️
İçinde bitip dışarıda devam eden şeyler, yani aslında çoktan vedalaştığın ama hâlâ içinde yaşadığın hayat, o yabancılığı yaratır. Ne tam bitirebildiğin ne de içtenlikle sürdürebildiğin her ilişki, iş, şehir, kimlik; insanı kendine en uzak noktaya taşır 🌙✨
Bazi seylerin bitmesi gerekiyorsa dogru olan sey dogru noktada bitirip ayrilmaktir. Eger son nokta konulmadan bazi duygular yarim kaldiysa insanin icinde hep bir huzursuzluk hakim olur, aklini surekli kurcalayan birseyler... Ayni durum o iliskiyi bitirmeyip surumcemede devam ettigi zamanlarda da gecerlidir maalesef.. 😔😪
Bence yarım kalan şeyler insanın zihninde hep bir 'ya öyle olsaydı' kapısı aralık bıraktığı için daha çarpıcı. Biten şeyler ise hikâyenin noktasıdır; huzurlu ya da buruk olsa da bir kabulleniş barındırır.