"Vay… be bunu bilmiyordum" Cidden mi yea.. Aşk ile bağımlılık aynı yerden mi çıkıyor muş?

Evet bir gün birisini görüyorsun... ve Kalp hızlanıyor, Mesaj gelmeyince "yea niye görüldü attı" huzursuzluk, Geldiğinde " Aha aşkımdan" dopamin patlaması, Sesini duyunca rahatlama.

Sonra biri diyor ki. “Yea.. Sen varya.. Bağımlı olmuşsun ona...”

Kızıyoruz “Ne bağımlılığı ya? Bunun adı aşk! aşk hey yavrum... Aşık olamadın diye kıskanma” Ama işte tam burada beyin usulca gülüyor.

Çünkü sahne arkasında çalışan yer Nucleus Accumbens.

Önce adını çözelim “Accumbens” Latince “yana doğru eğilen, kıvrılan” demek.

Beynin derininde, ödül sisteminin merkezinde yer alan küçük ama etkili bir yapı.

Bu bölgede

– Haz duygusunu işler
– Ödül beklentisini yönetir
– Motivasyonu artırır
– Davranışı tekrar ettirir

Yani sana şunu dedirten yer “Bir daha istiyorum.” Beyin görüntüleme çalışmalarında!

Aşık bir insanın nucleus accumbens aktivitesi ile kokain kullanan birinin aktivitesi aynı devreyi kullanır.

Evet. Aşk ve bağımlılık aynı ödül yolunu aktive eder.

Fark ne? Maddenin yerine insan var.

Dopamin meselesi Çoğu kişi dopamini “mutluluk hormonu” sanır.Ama değil.

Dopamin = isteme hormonudur.Mutlu olmak değil, elde etmek istemek.

O yüzden Aşkta en yoğun dönem başlangıçtır, Çünkü belirsizlik vardır, Belirsizlik dopamini artırır.

Mesaj gelecek mi?, Gelmeyecek mi?, Seviyor mu?, Sevmiyor mu?

Nucleus accumbens bayılır bu oyuna. Netlik geldikçe dopamin düşer. Yerini başka kimyasallar alır. Vay… be.

Bağımlılık nasıl oluşur? Bu merkez bir şeyi “ödül” olarak işaretlerse

– Tekrar ister
– Daha fazlasını ister
– Eşiği yükseltir

Başta küçük haz yeterlidir. Sonra daha büyük uyaran gerekir.

Aşkta da olur bu, Madde kullanımında da, Sosyal medyada da.

Beğeni geldikçe sistem aktive olur Gelmezse huzursuzluk.

Bu yoksunluk hissi
psikolojik değil sadece.
Nörobiyolojik.

Peki bu kötü mü? Hayır.

Bu sistem olmasaydı!

– Hedef koyamazdık
– Çalışamazdık
– Başarıdan zevk alamazdık
– Aşık olamazdık

Sorun sistem değil. Sistemin neye bağlandığı.

Anlık hazlara mı? Yoksa anlamlı hedeflere mi?

En çarpıcı bilgi Nucleus accumbens tek başına çalışmaz.

Hipotalamus, amigdala, prefrontal korteks ile bağlantılıdır.

Yani! Haz ister.
Amigdala heyecan katar.
Hipotalamus bedeni hazırlar.
Prefrontal korteks “dur bakalım” der.

Eğer prefrontal zayıfsa? Ödül sistemi kazanır.

O yüzden bazı insanlar “Bırakamıyorum” der.

Mesele irade değil sadece. Devre dengesi. Aşk kutsaldır... Ama nörobiyolojiktir.

Bağımlılık kötüdür. Ama aynı mekanizmanın aşırı çalışmasıdır.

Haz sistemi olmadan insan eksiktir. Ama sadece haz sistemiyle yaşayan insan dengesizdir.

Ve belki de en sarsıcı gerçek şu!

Beyin önce ödülü seçer, sonra mantık gerekçe üretir.

Yani bazen karar veren kalp değil, nucleus accumbens’tir.

Vay… be… bunu bilmiyordum.

"Vay… be bunu bilmiyordum" Cidden mi yea.. Aşk ile bağımlılık aynı yerden mi çıkıyor muş?
Cevapla