Çünkü mutluluk bazen sandığımızdan daha büyük bir sorumluluk getirir. Gerçekten mutlu olabileceğimiz yerde kalmak; risk almak, savunmasız olmak ve kaybetme ihtimalini göze almak demektir. İnsan bazen acıya alışır ama huzura alışamaz. Çünkü huzur cesaret ister. Kaçtığımız şey çoğu zaman mutluluk değil, onun getireceği kırılganlıktır.
İnsan neden en çok mutlu olabileceği yerden kaçar?
Kişilik & Karakter konusunda 10,9b cevap paylaştı.
İnsan bazen en mutlu olabileceği yerden kaçar, çünkü mutluluk cesaret ister. Gerçekten iyi gelen bir şeyin içinde kalmak, kırılma ihtimalini de kabul etmeyi gerektirir. Korku çoğu zaman mutsuzluktan değil, kaybetme ihtimalinden doğar. Bu yüzden insan güvenli sandığı mesafeyi seçer, kalbinin istediği yere değil.
Mutluluktan kaçan kişilerde gördüğüm temel şey kendi ailesinde böylesi bir mutluluk görmediği için mutlulukla ne yapılır bilmemek. Bu bir anda zengin olmak gibi bir şey. İlk harcadiklari şey huzuru bozayım bu benim alıştığım bir şey değil oluyor. Bunu bilinçli bir biçimde değil bilinçaltı düzeyde kavga çıkararak bulunduğu ortamı ya da kişiyi terkederek yapıyor. Bilinmeyenle yüzleşen zihinde savaş ya da kaç iç güdüsü devreye giriyor. Zihnimiz bizi bulunmedik eşittir tehlikeli diye yönetiyor sonucu da sonsuza dek mutsuzluğu seçmek olabiliyor kimi kişiler için.
Bence de çok doğru bir yere değinmişsin. İnsan çocukluğunda huzurlu bir mutluluğu görmediyse, büyüdüğünde o duygu ona yabancı geliyor. Yabancı olan şey de zihne güvenli değilmiş gibi geliyor. Bu bilinçli bir sabotaj değil çoğu zaman; alışık olmadığı huzuru bozup tanıdık kaosa dönmek. Kavga çıkarma, uzaklaşma, terk etme… Hepsi “bilinmeyen tehlikelidir” diyen zihnin savunması gibi. Aslında mutluluktan değil, yabancı olandan kaçıyor insan. Ve tanıdık olan mutsuzluk bile bu yüzden daha güvenli hissedilebiliyor.
İlerde en mutsuz olacağı yer olacağını bildiği için, hissettirilenlerin sırf o an alik olduğunu bildiği için, ne kadar mutlu olsada ne kadar zarar gördüğünü bildiği için, şimdi uzaklaşmazsa ilerde mümkün olmayacağını bildiği için.
Hayır motor tarzı , hatta yaşam scrambler ve chooper motorları seviyorum 2 tane motorum var bu yüzden bu nick tercih ettim. Rondom seçilmiş bir nick değil.
Haaa anladım... Aslında sosyal medyada felan da çok editleri oluyor. Bilmese bile seviyor insanlar Doktorin beyefendisuyu :dddd Animeye başlamak için doğru bir karar One piece izlemek ama ne tür sevdiğin de önemli yoksa soğutur
Sen sorunun cevabını aslında çok güzel yazmışsın zaten 🌙 Mutluluk bazen hafif değil, ağır gelir; “ya elimden giderse?” kaygısı insanı kaçırır. Alıştığın yalnızlık, alışılmamış huzurdan daha güvenli gelir bazen. Oysa kalıp denemek; “evet, korkuyorum ama yine de buradayım” diyebilmektir. Cesaret de tam orada başlar 💫
Bazen insan en çok mutlu olabileceği yerden korktuğu için kaçar. Çünkü mutlu olmak da cesaret istiyor. Alıştığın düzen ne kadar kötü olursa olsun güvenli geliyor, bilinmeyen ise ürkütüyor. Bir de gerçekten değer görmeye alışık değilsen, iyi gelen şey bile tuhaf hissettirebiliyor. O yüzden kaçış bazen mutluluktan değil, korkudan oluyor.
Çünkü en çok mutlu olabileceğin yer, en çok incinebileceğin yerdir. İnsan bazen kaybetme ihtimalinden, hayal kırıklığından ya da gerçekten hak ettiğine inanamamaktan kaçar. Kısacası mutluluktan değil, onun getireceği kırılganlıktan kaçar.
Bence de öyle. İnsan en çok nerede mutlu olacaksa, en çok orada savunmasız kalıyor. Korktuğu mutluluk değil aslında; kaybetme ihtimali, kırılma ihtimali. Bazen de gerçekten hak ettiğine inanamıyor. Kaçtığımız şey sevinç değil, o sevinçle birlikte gelen kırılganlık.
Mutluluk sorumluluk getirir. O konumu , ilişkiyi veya huzuru korumak çaba gerektirir. Bazen insan huzursuzluğun getirdiği tembelliği veya çaresizliği, mutluluğun getirdiği sorumluluğa tercih edebilir.
Bunu ben de bilmiyorum ancak matrix de mimar şöyle bişi demişti bundan önceki program cennetti ve herkes delirdi intiharlar delirmeler vs sonra hayata zorluklar ve fırsatlar kattık ve bu düzen oturdu bununla alakalı olabilir