Öl*mü hayal edersin ya bazen. Dar bi' anda, tatlı gelir int*har. Ailen var bi' yanda, boş verirsin. Çekilir zayiatlar. Aşk şarkısı dinlemek gibidir Saian'dan hayat. Boyna halat. Ya şah olur ya mat insan. Ya kış olur arar insaf. Yazın, güzün araf. Ya karaf ol ya şarap. Elinde sadece siyah kalem var ama gökkuşağı yarat. Tabii olmaz (olmaz) tavında demlenirsin. Gün gelir en sevmediğin yanınla beslenirsin. Sevmediğin bi' yerde eşek yükü borca girer. Aslında sevmediğin bi kadınla evlenirsin.
Yanarsın, güneş kararsın. Kalınca kararsız, paran çıkışmaz aklın yarım ararsın. Hayallerin büyük hayatın küçük. Üzgünüm, düşündüklerin değil yaptıkların kadarsın. Hazmedersin. Arabalardan ve siyasetten bahsedip büyüdüm zannedersin. Omzunda borçlar, ruhunu kaybedersin. Umarım bi' gün bunlar için kendini AFFEDERSİN.
Şu satırları bu kadar içten seçebilmen bile aslında ne kadar canlı olduğunu gösteriyor 🌧️💔 Kendini affetmek, “hadi affettim” demek değil; yavaş yavaş “evet, bunların hepsini ben yaşadım ama sadece bunlar değilim” demeyi öğrenmek. Ölümü düşünmen, gerçekten ölmek istediğin anlamına gelmek zorunda değil; bazen sadece “böyle yaşamak istemiyorum” demektir. Bu hâlini bile görüp kabul etmeye çalışman, affetmenin ilk adımı aslında 🌱
En İyi Cevaplar