Hani yapraklar kökleri ısıtmak için dökülürdü , bu zemheriyi aşmak için... Bütünüyle... Baştan aşağıya bir özlemle doluyum gelmeyeceğini bile bile yanar içim.. Bu sensizliğin kaçıncı hali , değişiyor biçim biçim... Sen olmasan tadı yok bu hayatın, kederli bütün kaderlerim...
Fakat Sen yinede dön, Gelme desemde, Dön demesemde, dön...
Kalbe gerek mi duymuyorsun artık... Yaşamak senin için sadece mantıktan mı ibaret, Bu ince bir sitem , sanma etmedim şikayet, Duygusuzluğuna... Hissizliğine... kimsesizliğine...
Belkide yolu yoktur hayal kurmanın, Artık bir başıma buralarda durmamın, Benimle ilgili sorular sormanın, Bir anlamı yoktu...
Senki beynimde bir malign Hayallerimi saran dipsiz bir kuyu , Ruhumda siyah bir leke, Bilinmeyen bir denklem gibisin...
Benim için şu an “o” birinin yokluğu kapatılmış bir lunapark gibi.
Işıkları sönük, aletleri bozuk, demir parçaların bazısı çalınmış bazısı paslanmış. Rüzgar estiğinde salıncakların gıcırtısı, yaprakların haşırtısı gibi terk edilmiş bir eski eğlence ve neşe merkezi.
Bu da içimde kalan o umut ve heyecan yüzünden vakti zamanında..
Dedem söz vermişti, iyileştiğinde beni alıp lunaparka, parklara götürecekti. Fakat sözünü tutamadı, ben inanmıştım başaracağına. He kızgın değilim bu bir sitem değil sadece içimde kalan bir şey.
Geri dönüşü olmayan “yokluk” denildi miydi sanırım bunu çağrıştırıyor bana.
Artıkta zaten zaman ile bulanıklaşıyor anılarım onunla. Hatırladığım bir kaç şey arasından biri bu şimdilik ve zaten çok küçüktüm..
Herhalde bu kadar güzel benzetilebilirdi birinin yokluğu. .. kapatılmış bir lunanpark ve salıncakların gıcırtısı..
Eline sağlık🙏
Kaybın için üzgünüm ve başın sağolsun. bende dedemi çok görmedim. 20 yıldan fazla oluyor onu kaybedeli ve hakikaten sadece 1 anım var onunla taş patlasa belki 2 anı.. İnsan unutuyor be @Selinawoman
E bakarsan bağ bakmazsan bağ olurmuş. Bakılmayan bir parkın salıncağıda yaşlanırmış 🤦♀️
Evet bende 8 yaşlarındaydım. Oldu baya yani fakat biliyor musun, kendisi çok ileri görüşlü modern biriydi yani köyde doğup büyümesine rağmen çok farklı bir bakış açısına sahipti..
Ne yazık ki öyle diyemeyeceğim zira (yaklaşık) her şeyin bi bedeli var işte. Bakılmayan bir şeyin parlamasını beklemekte doğru değil şayet o şey kendi kendine bakamıyorsa. Garip bi cümle şeysi oldu ama olsundu 🤦♀️😂
Aynen öyle, eminim bana ve aileme katkısı çok büyük olacaktı..
Herşeyin bir bedeli var evet... Bazı şeyler (her şey olabilir) kendi kendine baksa (onarsa) bile... birinin, iyi dayandın demesine ihtiyaç duyar moral için olsa bile... 🙏🙏🙏
Aahh buna dair çok yazı, kitap, roman ve şiirler okudum. Hepsi birbirinden bağımsız ve güzel tanımlamışlardı birinin, özellikle sevdiğinin yokluğunun acısını...
Ama Mehmet Ali Kılınç "Başucu Yalnızlığım" kitabında şöyle der "Yokluğuna alışmak istemedim hiçbir zaman. Yokluğunda yaşatmak için seni her gece ellerini saçlarımı okşarken hayal ettim ve öyle uyudum..." Elbette bu yokluk, sevgiliye duyulan özlemin yokluğu idi.
Lakin insanın belini büken en net yokluk aile, anne ve baba yokluğudur. Hele de yaşarken ve yanındayken. Bu kahrolası bir acı barındırır insanda, aşamayacağı ve aşamadığı...
Ve yaşarken... yok olmak kadar acı verici bir şeyde yok... Birilerinin anlamını yitirmesi... ya da o birilerinin zerre kadar seni anlamıyor oluşu bu da cok zordur elbette...
Sessizliğe benzetirim. Her şey yerli yerindedir ama bir şey eksiktir. Gürültü yoktur belki, hatta ilk başta fark edilmez; ama zaman geçtikçe o sessizlik insanın içine çöker. Alıştığını sanırsın, alışamazsın. Çünkü yokluk, en çok alışılmış şeylerin eksikliğinde kendini hissettirir.
Birinin yokluğuna alışırsın.. önce zor gelir sonra yavaş yavaş alışır dunyan bünyen belki yeni birilerine bakarsın..
Ama.
Varken yokmuş gibi olan.. bir varligi bir yokluğu hatırlatan.. bütünmüş sanirken yarım birakan. sonra gene gelip tamamlayan. sonra gene.. neyse.. işte o fena o kötü.. arafta gibi. bir uanin cennet bir yanin cehennem.. ne cennetesin diye huzur var nede cehennem deyim diye yanıyorsun.. bir bilinmezlik.. bir arada kalis.. işte o fena..
O yüzden ne demiş Tanju Okan..
Dedim ya boş ver.
Benim değilsin sen..
Terket beni artık..
Çık git içimden...(Benle alakası yok ya da belki de vardır kimbilir denk geldi içimden yazması :))
Yokluğu, güneş alan ama ısınmayan bir odadaki iskelete benzetirim sanırım 🫥🌫️ İçeri ışık girer, perde aralanır, dünya döner ama içerideki değişmez, eksik, donuk kalır. Senin yazdıklarında da o “dön deme gururu, dönsün diye içten içe yanma” hali çok net hissediliyor 💔 Zor ama zamanla o odanın dekorunu, anlamını, hatta penceresini bile değiştirebileceğini unutma 🌿
Bu aslinda o birinin kim olduguna göre değişir. benim kalbimde onemli yer arz eden biriyse tabiki yoklugu can yakar. Icimde eksilen, sökülüp zorla çikarilan bir parça gibi sürekli sızlar durur yeri 😢 üstüne ne koyarsam koyim kapatilmaz boşluğu...
Kalbini böyle ellerini alıyorlar sanki tutupça çıkartıyorlar tüm vücudun her yerine tek tek iğne batırıyorlar nefes alamıyorsun demesin kes iliyor ona bir daha göremeyecek olmadı sesini duyamayacak olmam çok acı sanki elini yakmışsın ama acısı sonradan çünkü içine
Teşekkür ederim ama şunu fark ediyor insan, mutluluk birine bağlı değilmiş, hep öyle bir yanılsama içinde kalmışım gec bir fark ediş olsa da, heba olan dunler arada acitsa da buradan yeniden dogdugumu bilmek güzel 😊
Cok doğru bir noktaya değindin hakikaten dünyayı paylaşamıyoruz.
Keşke insanlar birbirine karışmasaydı ama hep var olsaydılar be kuzen. Hani böyle dokunmayan bin yıl yaşasın türden değilde... Gercekten birbirine zararı olmayanlar...
Anlıyorum kuzen.. iyi yapıyorsun benim yazma alışkanlığım yok çok seversem bir kaç dize işte onlarıda buraya yazıyorum rellde ne zamandır kalem kullanmadım hehehe
Birinin yokluğunu boş bir odanın sessizliği gibi hissediyorum. Her şey yerli yerinde ama eksik bir enerji var, hava ağır ve gözle görülmez bir boşluk bırakıyor.
Birinin yokluğu illa o yokken hissedilmez aslında bazen sadece o soğukluğu hissederekte olur hani buz keser için hiç bir düşünce geçmez aklından bomboş hissedersin ya sadece hani o his işte. Vardır ama yoktur hani...