Bence ikisi de insanın canını farklı yerlerden yakıyor ama acısı aynı değil.
Birini kaybettikten sonra üzülmek; yaşanmışlıkların, anıların ve bir zamanlar vardı gerçeğinin ağırlığıyla geliyor. Ne olduğunu biliyorsun, neyi kaybettiğini net olarak hissediyorsun. Acı somut… Ama en azından denedik, yaşadık diyebileceğin bir yer var.
Hiç kazanamamışken üzülmek ise daha sessiz ama daha uzun sürüyor. Çünkü burada yasını tuttuğun şey bir insan değil; ihtimaller. Olabilirdiler, ya şöyle olsaydılar, içinde kalan cümleler… Bu acının adı belirsizlik ve insanı içten içe kemiriyor.
Kısacası; Kaybetmek kalbi acıtıyor.
Hiç kazanamamak ise zihni yormaya devam ediyor.
Hangisi daha çok yakar dersen…
İnsanın o anki yarasına göre değişir. Ama çoğu zaman hiç yaşanamamış bir ihtimal, yaşanıp bitmiş bir hikâyeden daha uzun süre akılda kalır.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer