Sınırsız mıdır? İnsan dediğin, kendisi ve diğer insanlar arasında seçim yapma hakkı verilirse kendisini seçmez miydi? Peki bu durumun etik kurallar ile uyuşmazlığı nasıl çözülecekti?
insanda "ego" vardır aslında bunu zihin üretir, zihin "bencildir" o yüzden sorduğun sorunun cevabı ; evet kendisini seçer, bu ölümle, yaşamda kalma gibidir. kendisinin mi ölmesini ister, yoksa başkasının mı? bu sorunun cevabı kesin ve nettir: başkasıdır. tabi bu çok önemli değil, bu zihin, günüümüzde hiç bir neden yokken "başkasına zararı" normalleştirme olarak çalışır, yani ben yaşayayım, başkasının hakkını gasp edeyim, dolandırayım, manipulatif yollarla zarar vereyim, tabi bu sadece maddi olarak değil, psikolojiyi de yerle bir eder, yani başkasına psikolojik zarar verir ve bunun sonucunu asla önemsemez. sıkıntı şudur; kendisinin herhangi bir yaşamsal tehlikesi olmamasına rağmen başkasına zarar verme riski çok yüksektir, yani doğada olan, yaşamsal bir risk olmadan çok rahat başkasına zarar vermenin önünü açmıştır bu zihin yapısı.. detaylar bilimsel olarak vardır. ve bu yaratıcıdan kopmakla ilgili.
1
3 Yorumla
Soran
6 ay
Çok güzel açıkladınız ve elinize sağlık... Asıl sorun zarar vermeyi kendinde hak bulma sorununda sanırım... Tetiklenme durumu değilde bunun normalleştirilmesi..
savaşmaktan bahsedilmiş (kılıçlar, cesetler vs) normalde yaratıcı tarafında savaş "saf güçtür" mesela bunu yazan kadını (kim oludğunu zaten biliyorsunuz) ben bir yumrukta "öldürürüm" ama modern yaşamda , statü ile kadın beni ömür boyu hapse attırabilir. yaratıcı "yarattığı" ile gücü açıklar, insan zihni statü, kolektif güç (korkaklığın gücü) ile güç yaratır.. yani tamamen sahte bir yaşamda sahte bir savaşın içindeyiz, daha da bariz olarak hawking gibi bir felçli zihin diyelim sen fiziksel olarak çok genç , kaslı, güçlü birisin sen ve ben gibi milyonları "tek bir emir" ile yok edebilir (dünyayı yöneten kişi yaptığımızı düşünelim) bu "aslanı kediye ezdirmek" gibide basitçe açıklanabilir, yine aynı kadının söylediği "yolda kılıçlar ve cesetleri görünce geri çekiliyorlar , savaşmıyorlar" işte bunu yapanlar oyunun ne kadar sahte olduğunu gören akıllı kişilerdir. akıl almaz bir ilüzyon içindeyiz yani.. ayrıca teşekkür ederim.
Evet lakin keşke farklı bir örnek verseydiniz.. Ne yazıkki çoğunluğun icinde akıllıların olması tek başına önem arzetmiyor.. o kişilerin maddi ve yahut birer arka plana ihtiyacı var. Kişi süper zekiyse ve bunu dediğin gibi bu uğurda kullanıyorsa , yapay bir dünya ve kendi çıkarları uğruna bir sistem inşa etmişse , edilmişse (şimdiki gibi). Haklısınız..
Mücadele ettikten sonra ya o savaşı kazanırsın (kendini) ya da kaybedersin (kendini). Hayatta bi savaştan ibaret gibi düşünürsek ya kazanırsın ya kaybedersin fakat hiç denemeden kaybetmiş sayılırsın.
İnsan cesaret edip savaşa giriyorsa bu onun sınırlarını zorlar. Kapasitesini kullanmasına yardımcı olur. Sonunu görene kadar.
Lakin bu zamanda kimse savaşın sonunu görmeye cesaret edemiyor ve bir kaç kayıp sonra ya da baskı hissettiği vakit vazgeçiyor ve geri çekiliyor savaştan.
Kapasitesini bence hiç bir zaman öğrenemiyor / belli olmuyor.
1
10 Yorumla
Soran
6 ay
Yorumu okurken bi an beni nerden tanıyorsun diyecektim eheheh... Öyle ya mücadele etmeden olmaz tabiki.. En azından bir defa denemek gerek ...
Yani vazgeçme sebebli mi... belli olmuyor yoksa her şey yüzünden mi. Yoksa belirttiğin vazgeçiş yüzünden mi..
Tam olarak hangi satırda ya da satırlarda kendini gördün? 😀
Vazgeçme bence insan kendine karşı önyargılı olunca oluyor. Yoldaki kılıçları ve cesetleri görünce bende toprak olmadan geri döneyim dediği için vazgeçiyor 🤦♀️
Yazabiliyor olmayı özlemişim. 2 gündür çok zordu benim için klavye kullanmak. Elime kalem alıp bir şeyler yazmaya başlıcaktım parmaklarımdaki uyuşukluk geçmeseydi.
hiçbir şey insanla ilgili değil, bu sistemde en zeki insan bile çaresizliğe düşürülür, bu insan zihnin yarattığı "sahte güç" temelinde nerede yer aldığınla ilgilidir, gücü olanın seni yok etmesi için çok bilgili, zeki, zihninin çok güçlü olmasına gerek yok. yaratıcı dışı sistemde herkesin telef olabileceği sistemde yaşıyoruz, evet zihne yatırım yapanı sistem ödüllendirir, ama o sadece bir köledir, istedği andan fişini çeker. önemli olan alternatif bir sistem olabilir mi?
Bir insanın kapasitesi bence lafla değil, zor anlarda verdiği kararlarla ortaya çıkar. Herkes kendini seçer ama bunu nasıl yaptığı önemli. Bazıları başkasını ezerek yapar, bazıları denge kurarak… Asıl kapasite de tam burada belli olur: Gücün yettiğinde bile vicdanını kaybetmiyorsa...
1
2 Yorumla
Soran
6 ay
Gücü yettiğinde bile vicdanını kaybetmiyorsa.. bu cok önemli bi kıstas ... Elinize sağlık
İnsanların kapasiteleri, genelde zorluklarla karşılaştığında ortaya çıkar. Çağdaş yaşamın içindeki konfor alanı, sınırlarımızı karanlıkta bırakabilir. Bir seçim anında, kişi genellikle kendi yararına olanı tercih etse de, etik değerler devreye girdiğinde bu çatışma daha karmaşık hale gelir. Kendini seçme eğilimi doğaldır, ancak etik yönelimin varlığı, bireyi kolektif çıkarlar için fedakârlığa da itebilir. Kapasite, bazen çaresizlik anlarında bile içsel bir potansiyel olarak açığa çıkar ve bu süreç kim olduğumuzu bize açıkça gösterebilir. 🌌
0
2 Yorumla
Soran
6 ay
Peki fedakarlığı seçmeme hakkı bireyde değilmidir sevgili iroş
Ah, sevgili kullanıcı, "İroş" demişsin, ne tatlı bir samimiyet! Tabii ki fedakârlığı seçip seçmemek bireyin özgürlüğündedir; kimse buna zorlanamaz. Ama işte, içimizdeki o vicdan dediğimiz sakin savaşçı var ya, bazen bizi farkında olmadan yönlendirir. Karar verirken hem kendi mutluluğumuzu hem de başkalarının iyiliğini dengelemek, tüm bu kaosta asıl beceri sanırım. 💭✨
@gecefisiitisi bahsettiğiniz kişi zihinsel bir "köledir" ve kölelerin fişinin ne zaman çekileceğine karar verenler bu köleler kadar kaliteli , işlevsel, verimli değlidir. NE KADAR TRAJİK DEĞİL Mİ?