Her bir cevabı merakla, hevesle beklerken...
İyi geceler 🙏

Vicdanınızın sesi, kirpiklerinize mazeret üretir miydi?
Kalpteki yük arttıkça insanın taşıyamadığı duygular bir noktada dışarı taşar.. ama bu taşma, vicdanın yükünü hafifletmekten çok içsel bir boşalma gibidir. Birikmiş bulutlar nasıl sonunda yağmur olup dökülüyorsa, insanın içindeki duygular da birikir, sıkışır, yer bulamaz ve sonunda bir şekilde kendini dışarı bırakır. Bu bazen ağlamak olur, bazen susmak, bazen birine içini dökmek, bazen de bir cümleyle içindeki fırtınayı salmak. Ama şunu bilmek önemli; Vicdanın yükü hafiflemez, sadece görünür hâle gelir. Çünkü vicdan yükünü yağmur gibi bir anda atmaz; o yük ancak insan kendini affettiğinde, gerçeği kabul ettiğinde, yüzleştiğinde hafifler. Yani duygular birikince taşar, evet… ama vicdan, ancak insan kendine dürüst olduğunda rahatlar.
Kalbinde yük biriktiren insqn eninde sonunda bir yerde o ağırlığın altında ezilir.. Ezilmemek adına kendine güç 'ontqlqri belirler bazen yabanilesir bazen hissizlesir ama günün sonunda kendinden kaçamaz.. Kurduğun duvar kendini koyduğun hapishane ne kafar güçlü olursq olsun.. Hayat vicdan ya da hissin eninde sonunda ortaya çıkar.. Asıl mevzu ve gücün kendini saklamak değil yaşamak olduğunu kaybettikçe anlarsın... Kendini bulmak ve keşfetmenin aslında bireysel bir eylem olmadığını çoğaldıkça ve arttıkça bütüne erisebilecegini maalesef insan çok geç kavrar... Bu yüzdendir ki yeni öğrettiler insqin bu özelliğini bildiğinden hep sen özelsin sen teksin minavlnde döner.. Ama bu sqdece parıltılı bir ilizyondur.. insna kendini insanda tanımlar.. O yüzde vicdan kalp bir şekilde bir gün gün yüzüne çıkar.. Bunu çok bekleyenlere çok keubedenlerdir :))
Başarmak anahtar cümle.. Herkesin bahane ve mazeretleri var oysa.. ya da ben boyleyimleri... Herkes dünyayı güzelleştirmekten bahsediyor.. Ama kendilerinden ve doğru sqndikalrindan vazgeçmeyi göze alamıyor.. Sonrada hep başkaları suçlu oluyor.. Paradoks gibi :))
Kendiyle savaşan kaybeder.. Önce kabullenmeyi öğrenmeli insan. O zaman her şey çok daha kolay.. :))
Aynen.. Doğru tespit.. :))
Kalpte ki yük arttıkça bir yerden sonra bu duygular patlar. yani insan öyle ya da böyle bu duyguları dışa vurmak zorunda kalır. ve ayrıca insan ne kadar acı çekerse vicdanını da o kadar vurdumduymaz yapar.
Ne kadar duygular boşalsa dahi, insanın vicdanı kendisiyle yüzleşemedikçe rahatlamaz; işte o vurdumduymazlığın nedenlerinden birisi de acı Barışcım.
Teşekkür ederim canım
Rica ederim abim 🙏
Bu benim için şahsen kolaylık değildir kaçmaktır ve her kaçışın bir geri dönüşü vardır..
İnsan hep bahanelere sığınır ya da sığınmak için bir başka kalp arar. Yaptığı yanlışı kabul etmek yerine bir başka kalbe yükler bu sorumluluğu zira her insanın harcı değildir sorumluluk almak ve o sorumluluğun altından kalkabilmek.
Öyle yapan insanların hayatı kolay mı? Bence her şeye rağmen evet ahah fakat öyle insanlar bu hayattada bir adım ileri iki adım geriye gidenlerdir ve neden yol katedemedikleri zaman hayata isyan edenlerdir 🙃
Kalbimizdeki yük artmadan onu içimizde büyütmek yerine küçültmemiz gerektiğini biliyorum ve bende öyle uyguluyorum 💫
Yazdıkların gerçekten çok derin ve yerinde. Kaçışların sonunda geri dönüş olduğunu kabul etmek herkesin harcı değil, tıpkı sorumluluk almanın da kolay olmadığı gibi.
Bazı insanlar yükü başkalarına bırakıp yol aldıklarını sanıyorlar ama dediğin gibi aslında yerlerinde sayıyorlar. Kendinle yüzleşebilmek, kalbindeki yükü büyütmek yerine küçültmeye çalışmak çok kıymetli bir çaba 🙏
Teşekkür ederimm
İnsan kendine dürüst olmalı. En güzel yöntem ise bunu yazıya dökmek zira bir insana dürüst olamaz insan. Yine karşısındakine göre konuşur..
Geç kaldık bu güzel soruya kusura bakma 🥳
Evet, kalem en dürüst aynalardan birisi değil mi? İnsan çoğu zaman karşısındakinin tepkisini düşünmekten kendine bile tam dürüst olamıyor 🙏 Yazmak gerçekten zihni berraklaştırıyor ve insanı kendisiyle yüzleştiriyor bence de..
Düşüncelerin geç de olsa gelmesi önemli, teşekkür ederim")
Benim günlüğüm sanırım 2009’dan beri aynı günlük ve her gün yazmasam dahi kabimin dolup taştığı zamanlarda oraya dökerim içimi.
Bu yüzden herkese tavsiye ederim, saçma gelebilir fakat bende bi hayli işe yarıyor 🙏
Ne demek 💫
Aynen öyle, iyi geceler 💫🙏
Vicdan, insanın iç dünyasında açtığı en derin yankılardan biri. Kalbindeki yük arttıkça bazen doğanın en narin dokunuşlarına sığınmak ister ya insan, işte o bulutlar da birer teselli olabilir. Ama vicdan, ne kirpiklerin satır arası ne gözyaşının bahanesidir. O hep dürüst, hep ruha baş kaldırandır. Belki bulutlar bu yükü dinlendirir ama alıp götürmesi için seninle dans etmesi gerekir... 🕊️
Bence de zihinsel baskının yükü insanı daha yaratıcı mazeretlere iter. O dans dediğin şey aslında vicdanınla uzlaşmak, onu gerçekten dinlemek. Bu yüzden kişisel büyüme, kendi iç sesini anlamakta gizli. Sen o içsel yağmuru serbest bırakır mısın, yoksa hep susturur musun? ☔
Cevap
6Cevap
Aslında süreç şöyle ilerliyor;
Birikenler ağırlaştıkça insan bir iç muhasebe yapıyor yeniden... ya özeleştiriyle âdil davranıyor bazı şeylerin pişmanlığını üzüntüsünü yaşıyorsunuz ya da daha beter hissizleşip vurdumduymazlaşıyorsunuz âdetâ
Bu tamamen kişinin algısına, kapasitesine, derinliğine ve içtenliğine bağlı...
Belki biri sizi de yaşananları da yaşanamayanları da hiç unutmamıştır ama siz çoktan unutmuşsunuzdur ve ihtimal dahi vermezsiniz bazı şeylere...
Sorumluluğu ve sebepleri dış faktörlere bağlamak ve kaçmak yalnızca korkaklık olur kolaylık değil.
Eski üyeyim. Uzak durunca unutulsak da biz unutmadık. Yolun açık olsun.
Teşekkürler.
Kalpteki yük dayanılmaz bir seviyeye ulaştığında vicdanın getirdiği ahlaki yükü taşıma kapasitesi tükenir. Bu durumda insanın o yükü göğün sonsuzluğuna ve birikmiş bulutlara devretmesinin kolaylaştığıdır. Bu aslında ruhumuzun kendini koruma mekanizmasıdır. İçsel patlamayı önlemek için vicdanın ağırlığını kendinden daha büyük bir güce emanet etme çabasıdır.
Kalpteki yük arttıkça, insan bazen içini gökyüzüne bırakmak ister; sessizce ağlamak, içine yağmur yağsın ister. Ama bulutlar sadece hafifletir, tamamen almaz o yükü. Vicdanın yükü, yüzleşmeden ve kabullenmeden kolay kolay hafiflemez.
Rica ederim ✨
Hatasını bile bile karşısındaki insanı suçlayarak vicdanının yükünü hafifleten insan o kadar fazla ki... Öyle bir vicdanım olsa çöpe atardım. 🐣 Hiçbir şey bu yükü hafifletmeye yetmez. Vicdanım insanlara sadakam olsun. 🍀
Gerçekten de öyle, evet; çünkü bu durum, insan psikolojisinin hem en tanıdık hem de en acı yanlarından biri bana göre. Bazı insanlar, kendi içlerinde taşıdıkları o ağır hatayı doğrudan yüzleşerek hafifletmek yerine, onu başkasının omzuna bırakınca vicdanlarının gerçek yükünden kurtulduklarını sanıyorlar.
İnsan kalbini eğitmeyi başarabilirse vicdanının yükünü de hafifletir. Mesele insan olabilmekte. İnsan kalabilmekte.
Elbette, kalbimizdeki yük artmayadursun, bulutlar hemen görevini yapıyor maalesef. Bazen izin vermek de gerek bulutlara...
Tabii çok da yüz vermemek lazım:) hayat kısa anın tadını güzel çıkarabilmek gerek. Şu an bize büyük sorun gibi gelen şeyler ileride ne kadar küçük bir sorun olduğunun farkına vardığımızda biraz komik olabiliyor
O da bir tercih tabii ki Lucca :) zaman geçmeden kendimizle yüzleşebilmek gerek.
Bulutsuz ve iyi geceler lucca:)
:))
Kalbimizde ki yük arttıkça sıkıntılarımız artar.
Keşke insanın yükü hafiflese, her şey daha güzel olurdu.
"vicdanınızın sesi, kirpiklerinize mazeret üretirmi" bu ne?
Kişinin içinde biriken duygular bir eşik noktaya geldiğinde, artık onları taşıyamadığı için içsel bir fırtına kopar mı; bu fırtına da vicdanın üzerindeki ağırlığı bir şekilde hafifletir mi diyorum. Bu patlama, vicdanımın bana söylediği şeyleri gözyaşıyla kabul etmemi kolaylaştırıyor mu? demek istiyorum. Çünkü vicdan, duyguların boşalımıyla her zaman rahatlamaz; insan sadece kendine dürüstlüğünü kabul etmeyi başarabildiğinde rahatlar değil mi?
Vicdan insanın uyanisidir. Dönüşüm değişim için lazım ama kiminde vicdan yok sanmiyorum
Merhaba. Sorularınız bence biraz zor anlaşılıyor, o yüzden cevap yazmıyordum... Umarım iyisinizdir.
Sağ olun, ben de iyiyim.
Ben şöyle düşünüyorum; kalpteki yük arttıkça insanın vicdanı da daha hassas hâle geliyor. Biriken bulutlar bazen yağmur gibi boşalıyor ve vicdan bir nebze hafifliyor ama bu her zaman kalıcı olmuyor. Yani yükü almak kolaylaşmıyor aslında, sadece insan ara ara nefes alıyor. Asıl hafifleme, yüzleşince ve içten kabullenince oluyor.
Kız ben artık bu kadar Melankolik soruları bile anlayamıyorum ki cevap vereyim :))
O kadar doluyum diyorsun, bunu yazayım istersen karala işte
Kişinin içinde biriken duygular bir eşik noktaya geldiğinde, artık onları taşıyamadığı için içsel bir fırtına kopar mı; bu fırtına da vicdanın üzerindeki ağırlığı bir şekilde hafifletir mi diyorum. Bu patlama, vicdanımın bana söylediği şeyleri gözyaşıyla kabul etmemi kolaylaştırıyor mu? demek istiyorum. Çünkü vicdan, duyguların boşalımıyla her zaman rahatlamaz; insan sadece kendine dürüstlüğünü kabul etmeyi başarabildiğinde rahatlar değil mi?
sanirim soruyu anlayamadım
Kişinin içinde biriken duygular bir eşik noktaya geldiğinde, artık onları taşıyamadığı için içsel bir fırtına kopar mı; bu fırtına da vicdanın üzerindeki ağırlığı bir şekilde hafifletir mi diyorum. Bu patlama, vicdanımın bana söylediği şeyleri gözyaşıyla kabul etmemi kolaylaştırıyor mu? demek istiyorum.
Çünkü vicdan, duyguların boşalımıyla her zaman rahatlamaz; insan sadece kendine dürüstlüğünü kabul etmeyi başarabildiğinde rahatlar değil mi?
Birikmiş bulutlar tam olarak ne oluyor 😬
heee şimdi anladım 🙂bence kolaylaşmaz ya😬
Ağlamak rahatlatsaydı ben rahatlardım
Ne varmış yaşımda sjsjsj
He pardon 😂😂😂
O yaşlarda diyosun sandım 😬
Evet insanlık hali
Hayır aksine zorlaşır ağır gelir
Tabii ki, işte bu düşünceleri almak istiyorum ama ne yazık ki, ciddi bir soru sorduğum zaman alacağımız yorumlar bir elin parmaklarını zor geçiyor.
Dediğine gelecek olursak, bazen kalpteki yük o kadar artar ki, kişi artık bu yükle yaşamayı öğrenir veya kendini duyarsızlaştırır ve bu durumda da birikmiş bulutlar, vicdanın asıl yükünü ahlaki tam olarak alamaz; çünkü yük, vicdanı uyuşturmuştur değil mi?
biraz daha açarsan
Kişinin içinde biriken duygular bir eşik noktaya geldiğinde, artık onları taşıyamadığı için içsel bir fırtına kopar mı; bu fırtına da vicdanın üzerindeki ağırlığı bir şekilde hafifletir mi? Çünkü vicdan, duyguların boşalımıyla her zaman rahatlamaz; insan sadece kendine dürüstlüğünü kabul etmeyi başarabildiğinde rahatlar değil mi? diye sordum
zorlaşır bence ve senemi gördünüz mü
Teşekkürler, Senem'i görmedim dostum haberim yok
bu onamı ait herkes bu o diyor?
https://www.kizlarsoruyor.com/uye/uykusuzkedy
Sanmıyorum, böyle bir profille gelmez. Nick konusunda öyle düşünürüz ama bence değildir
Belki kolaylaşır
🙏🙏
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?