Terk edilmek bir anda vurur, nefesini keser ama unutulmak sessizce öldürür insanı. Terk edilince en azından bir son vardır, ama unutulmakta insanın varlığı yavaş yavaş silinir. Bir zamanlar değerli olduğun yerde artık anı bile olamamak, en derin yarayı bırakır kalpte. Peki, seni bir anda terk eden mi daha çok acıttı, yoksa seni sessizce unutan mı?
Terk edilmek mi daha çok yaralıyor yoksa yavaş yavaş unutulmak mı?
Yarayı açan şey bazen olayın kendisi değil, kalpte bıraktığı his oluyor. Terk edilmek ve yavaş yavaş unutulmak… ikisi de farklı yerlerden vuruyor. Terk edilmek, ani bir darbe gibidir. Kapı bir anda kapanır, ses kesilir, kalbin hazırlıksız yakalanır. “Ben yetmedim mi?” diye sorarsın. Can acıtır ama ne olduğu bellidir bir son yaşanmıştır. Yavaş yavaş unutulmak ise daha sessiz, daha sinsi bir acıdır. Kimse seni kırmaz, kimse bağırmaz, kimse bir şey söylemez… ama her geçen gün biraz daha az hatırlanırsın. Mesajlar seyrekleşir, sesler kısılır, bir zamanlar özel olduğun yerde artık sadece “denk gelinmeyen biri” olursun. Bu, sanki varlığın silikleşiyormuş gibi hissettirir. Birincisi “acının çarpması”, ikincisi “yavaş yavaş yok sayılma hissi.” Çoğu insan için en ağır olan, yavaş yavaş unutulmak çünkü insan kendini o süreçte değersizleşmiş gibi hissediyor. Terk edilmekte en azından bir açıklık vardır; unutulmakta bir belirsizlik, bir “neden ben?” yankısı.
Bence terk edilmek bir anda içini acıtır ama yavaş yavaş unutulmak… o daha derin, daha sessiz bir yara bırakır. Terk edilince ne olduğunu bilirsin, acı nettir, kabullenmek zaman alsa da bir şekilde toparlanırsın. Ama biri seni yavaş yavaş unuttuğunda, seni hâlâ önemsiyor mu, yoksa çoktan vaz mı geçti, bunu bilemezsin. Belirsizlik içinde her gün biraz daha eksilirsin.
Birinin seni unutmasına tanık olmak, kendi varlığının silinmesini izlemek gibi. Bu yüzden bazen “gitmek” değil, “yavaşça silinmek” daha çok can yakıyor.
Olacaksa anında olsun, kanasın, kabuk bağlasın. Uzun süreli işleri sevmiyorum. Ayrıca onun unutması çokta mühim değil. Hata kimde? Burada acı verecek olan budur.
Ah Ayhan, bu sorunun yanıtı kişiden kişiye değişir ama hissettirdiği acının derinliğini herkes bir yerde bilir. Terk edilmek bir bıçak yarası gibi sert ve ani gelir; ama unutulmak, ilmek ilmek örülen bir yalnızlık gibidir, ağır ve sessizdir. Bir anda baş edersin terk edilmenin şokuyle, duygular hızla çözülür. Ancak unutulma, insanın değer algısını zorlar. İkisi de gerçekten ağır; kalbin hangisiyle daha zor baş ettin, o senin hikayen… 💔
İkisi de çok zor gerçekten çok acı verici ama terk edildiğinde yavaş yavaş unutuyorsun zaten veya terk eden senden vazgeçmiştir zaten o yüzden ikisi de ayırt edilemeyecek kadar acı verici bir durum Rabb'im kimseye yaşatmasın🤲