İnsan bazen kendini dünyanın gözüne göre şekillendirir; davranışlarını, sözlerini, hatta gülüşünü bile. Toplumun sessiz bakışları, görünmeyen yargıları altında kendi özünden uzaklaşır. Ama perde indiğinde, kimse izlemiyorken, sahnede sadece sen kaldığında... işte o an gerçek benliğin ortaya çıkar. Maskesiz, filtresiz, beklentisiz bir sen. Belki daha dürüst, belki daha kırılgan. Peki kimse seni görmese, hâlâ aynı insan olur muydun?
Eğer kimse görmeyecek olsaydı, nasıl bir insan olurdun?
Hep olduğum gibiyim birde kimseleri ben takmam şöyle demiş böyle demiş önemsiz benim için hatamı yüzüme söyleyebilen birisiyle dost olurum arkamdan konuşan onumdekini yesin derim her zmaan ve kimse görmese de Allah görüyor ben hep aynıyım değişmem. Nasıl birisi olduğumu merek edersen eğer sana şöyle ozetliyeyim Allah inancı olan ama aşırı günahkâr ve tövbe umudu olan sıradan bir kul..
Eğer kimse beni görmeyecek olsaydı, yine de aynı insan olmaya çalışırdım. Çünkü ben, insanların görmesinden çok Allah’ın görmesinden çekinirim. İnsanlar yanılabilir, unutur ya da yanlış anlayabilir ama Allah her niyeti, her düşünceyi bilir. Bu yüzden kimsenin olmadığı bir yerde bile vicdanımın sesini susturamazdım. Benim için gerçek karakter, yalnızken nasıl davrandığınla belli olur. İnsanların alkışına değil, Allah’ın rızasına göre yaşamak isterim. Evet, belki kimse görmese bazı şeyleri kolayca yapabilirdim; ama içimdeki inanç der ki: “Allah görüyor.” İşte o düşünce, bana hem sınırımı hem de sorumluluğumu hatırlatır. Ben, gizlide de doğru olmayı, kimse duymasa da iyilik yapmayı, yalnızken de dürüst kalmayı seçerdim. Çünkü ben, görünmek için değil, Allah’ın razı olacağı bir insan olabilmek için yaşamak isterim.
Bilmem, ben yine aynı ben olurdum. Çünkü yaptığım her şeyi, gösterdiğim her davranışı birisi için değil, kendim olduğum için yaptım.
Kimse görmese de, fark etmese de fark etmezdi. Çünkü ben içimden geldiği gibi davrandım. Başka türlü olsaydı, ne aklım rahat ederdi, ne kalbim, ne de ruhum…
Benim için önemli olan görülmek değil, doğruyu yaparken kendimle barışık olmaktı. 🍃
Daha deli olurdum kaldırım taşlarınin istunde ziplarken sağıma soluma kimse var mı diye bakmazdım. Fiskiyenin altında islandigim zaman görenleri görmezden gelirdim. Çimlere basarak yürüdüğümde hizli olmazdım. Ağaca çıktığımda in oradan diyenlere inatla dah uzun kalirdim. Bisiklete mik zak yaptığımda ya da aylaklarimi saldığımda çocuklar gibi mutlu olurken bana bakanları gormezdim:))
Ben yine aynı ben olurdum. Çünkü gösterdiğim kendim veya davranışlarım birilerine gösteriş yapmak için değil. Neysem oyum, ve kendimi yansıtıyorum sadece.