Bazen sessizlik huzurun simgesi sanılır ama çoğu zaman içinde konuşulamayan kelimelerin ağırlığı vardır. İnsan sustukça sakinleştiğini düşünür, oysa çoğu kez sadece fırtınayı içine hapseder. Dışarıdan dingin görünür ama içinde kopanları kimse bilmez. Belki de sessizlik, en yüksek çığlıktır, sadece yankısı duyulmaz. Peki senin sessizliğinde huzur mu saklı, yoksa dinmeyen bir fırtınanın izleri mi var?
Sessizliğinin ardında huzur mu var, yoksa bastırılmış fırtınalar mı?
Bazen sessizliğimin içinde öyle bir derinlik var ki, dışarıdan bakan biri huzur sanıyor… ama ben biliyorum, o sessizlik çoğu zaman içimdeki fırtınaların dinmeye çalıştığı bir liman aslında. Kimi gün gerçekten huzurluyum; kelimelere ihtiyaç duymuyorum, sadece iç sesimi dinliyorum. Ama bazı günler var ki, sustuğum her cümlenin içinde bir hayal kırıklığı, bir sitem gizli. Konuşsam kırılacak, sustukça içimde büyüyor. İşte o zaman anlıyorum, sessizlik bazen dinginlik değil, taşmak istemeyen bir kalbin kendini tutma biçimi. Yani kısacası… benim sessizliğim hem sığınak hem savaş alanı hangi yanını göreceğin, o anki kalbimin ne kadar yorgun olduğuna bağlı.
Bazen insan ne uykusuzluktan ne de yorgunluktan tükenir… En çok da anlaşılamamaktan, çırpındıkça daha derine batmaktan, kimsenin sormadığı soruların cevabını içinde taşımaktan yorulur. Güçlü görünmeye mecbur kaldığında, sessizliğin bile yük olur omuzlarına. Ve bir noktadan sonra, gülümsemek sadece yüzüne yapışan bir maske olur.. altında kırık dökük bir dünya gizlenir.
Benim sessizliğim dışarıdan huzurlu görünür ama içinde dinmeyen fırtınalar saklar. Herkes sakin sandığında, ben aslında içimdeki karmaşayı susturmaya çalışırım. Belki de bu yüzden sessizliğim, huzurdan çok bastırılmış duyguların yankısıdır.
Dinmeyen fırtınam yok.. Bir koyun sessizliği sakinliği var.. Ben sqdece ruhları dinliyorum.. Denizi.. Sabahın doğuşu yağmuru güneşin batışını.. Geçmişe ait ne varsa artık geçmişe ait.. Ben her şeyi affettim.. Herşeyi olduğu gibi kabul ettim.. Yüzümü rüzgara döndüm.. Hiç bir yük yok omuzlarımda.. Hiç bir pismanlik ya da keşke.. Hiç bir dilde qnlamayanlarida önemsemiyorum.. herkes kadar günahlar herkes kadar aydınlığım.. Her gün yeni bir gün.. Yaşamak lazım :))
Sessizlik bazen en derin çığlıktır gerçekten. İnsan, duygularını kelimelere dökmediğinde onların yürekte nasıl yankılandığını da kimse bilemez. Eğer içindeki sessizlik huzurunu bozan düşüncelerle doluysa, bu sessizliği paylaşmayı düşünmelisin. Fırtınalar da bir gün diner, ama bastırıldığı sürece büyür ve sıkışır. Kendine alan tanır ve içindeki hisleri önce anlamlandırmaya, sonra dile getirmeye çalış. 🌿💭
Susmaknaslında hala içindeki ile savaşmak, kafandaki ile konuşup problemi çözme eylemidir, ve realist insanlarda daha çok görünür cünkü cevresindeki içi boş teneke insanlardan bıkmıştır...
hiçbir zaman sessizliğin sakinlik veya huzur olduğunu düşünmüyorum doğada bile huzuru kuş cıvıltılarında yaprak seslerinde buluyorsak insanın da sesli olması mutluluğunu gösterir bence. hele ki bir insan başka bir insan ses çıkartıyorken susuyorsa kesinlikle içindeki fırtınaların habercisidir