
Yaşam boyunca bir çok karar alıyoruz bu kararlara ve aksiyonlara girişiken acaba ne kadarı kendi özgü iradenin ürünü?
Bir çok kişi bunlar benim kararlarım, elbette kendi özgür irademle arıyorum diyecektir...
Derinlere dalmaya cesaret edersek, aslında düşüncelerimizin ve kararlarımızın üzerinde dış etkenlerin olduğunu ve bir nevi küçük bir illüzyon içinde olduğumuzu görebiliriz..
Şapkaları önümüze koyarken, kırılgan, minik egoyu da şöyle bir kenara koymayı teklif ediyorum...
Çünkü o arkadaşın bunu kabul etmesi çok zor..
"Benim kararlarım üzerinde nasıl bir başkasının etkisi olabilir saçmalık bu!"
Diyenlere ☕ afiyet olsun diyerek uğurlarken kalan sağlar bizimdir diyerek yazmaya devam ediyorum..
Yukarda yazdığım gerçeği merak edip, egosunu susturup, okumaya devam edenler sizlere kahve mahve yok öyle aç susuz devam edeceksiniz ona göre:))
Şimdi düşünce trenine binebiliriz...
Burada mini bir zihinsel yolculuk yapmanızı öneririm derinlere tüpsüz dalın bakalım..
Farklı renk bir el-bise ( pan-tolon, ce-ket, e-tek. vb)...
Farklı tarz bir gi-yim...
Farklı bir saç rengi...
Farklı bir düşünce...
Bir gün farklı bir şey yapmak istiyorsun!
Belki ışıl ışıl bir pantolon,
belki dikkat çeken bir ceket,
belki de saçlarını mora boyamak...
O an başlıyor asıl oyun!
Bir ses fısıldıyor içinden
“Alma sakın.”
“İnsanlar gülecek.”
“Bu sana yakışır mı?”
“Alsam sanki kaç kere giyeceğim…”
Bu sesler kaç kez tınladı beyninin duvarlarında?
İşte o ses, senin değil!
Senin sandığın düşünceler bile senin değil.
Çocukluğundan beri duyduğun yargıların, toplumun kodladığı kalıpların yankısı o.
Sana ait olduğunu sandığın “ben”, aslında başkalarının elinde şekillenmiş bir taslak.
Belki “seçiyorum” diyorsun ama aslında sadece önceden belirlenmiş seçenekler arasından yönlendiriliyorsun.
Tıpkı labirentteki fare gibi, hangi yöne dönersen dön, duvarların mimarı sen değilsin...
Sana ait sandığın özgür irade, iyi düzenlenmiş bir illüzyon.
Belki hayat, bizim değil.
Sadece bize “yaşıyormuşuz” hissi veren bir simülasyon.
Ve senin “karar verdim” dediğin her an,
çoktan karar verilmiş bir senaryonun bir sahnesi...
Okurken zihninde '"hayır kim ne derse desin alırım, ben yaparım, gibi cümleler kurduysanız ki bence kuran çok olacak ben de kurdum az önce bu hala egosal yerden gelen ses işte 🙂
Ama bi an durup düşünüp, objektif bir aynaya dönerek kendinle yüzleşirsen o sesleri kabul edersen bu ilizyonu kırma şansın var demektir... Biz kabul edelim ya da etmeyelim o kodlar bizde yüklü ve çalışacağı zamanı bekliyor...
Egoyu sustur ki gerçekleri duy çok zor ama imkansız değil!
Aslında bu boyuttan bakınca insanlar neden tam olarak mutlu değil!
Yanlış giden bir şeyler var yerine oturmayan parçalar var fakat kimse konfor alanından çıkıp, düzeltmek istemiyor ya da içinde bulunduğunuz illüzyondan çıkmanızı istemeyenler olabilir...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer