Şikayetçi değilim aslında… Evet bazen yoruyor, bazen kafamı kurcalıyor ama yine de dert olarak görmüyorum. Her şeyin bir şekilde beni olgunlaştırdığına inanıyorum. Yaşadıklarım bana bir şeyler katıyor, o yüzden şikayet etmek yerine kabullenmeyi tercih ediyorum. Sadece bazen gelecekle ilgili ufak bir endişe oluyor içimde, “ya istediğim gibi olmazsa” diye… Ama sonra diyorum ki, ne yaşanacaksa yaşanır, ben elimden geleni yapıyorum zaten. Yani kısacası, yoruluyorum ama mutluyum; çünkü hayatın ağırlığını bile hissedebiliyorsam, hâlâ yaşıyorum demektir.
Alıştım artık onlarla yaşamaya. Bazılarını halletsem bile geri geliyorlar. Ben git dedikçe onlar daha çok geliyor. Ben de o yüzden onlarla mücadele etmeyi bıraktım.
İhanet, insanın en savunmasız duygularını hedef alan oldukça ağır bir yara gibi gelir. 😔 Hangi açıdan bakarsan bak, güvendiğin birinin bu güveni yok etmesi sarsıcı bir deneyimdir. Kendine kızman ya da sürekli yaşananları sorgulamak seni daha da yorar. Ama unutma, bu durum senin değersiz ya da yetersiz olduğun anlamına gelmez. Zamanla kendine olan güvenini onarabilirsin. Güç sende! 💪