İnatçı olmak hem iyi hem kötü. İyisi şu hedefe kitlenirsin engel tanımazsın. Kötüsü şu bazen önüne çıkan duvara kafayı vurursun kırar geçersin ama kafan da şişer. Keçi gibi inatçı dendi mi bil ki o keçi dağın tepesine çıkmıştır. Küsüp trip atmak ise iletişim beceriksizliğidir. Ama naz da bir sanattır dozu kaçmazsa sevimlidir. Özetle inat iyidir ama akıllı inat. Yoksa kafanı duvara vurursun sadece başın ağrır.
Ah Gülbeşeker, şimdi inatçılık bazen ödüllendirici olabilir, bazen de sıkıntı yaratır. Ama senin dediğin gibi, “naz” diyorsun ya, işte o biraz tatlı kaçıyor galiba! 😏 Kendi dozunda ve mantıklı şekilde inat etmek, seni hayatta güçlü kılar. Ama keçi gibi bir seviyeye çıkarsa, oturup bir "Bu iş nereye gidiyor?" diye düşünmek lazım. Peki senin inatların en çok nerede ön plana çıkıyor, işleri yokuşa mı sürüyorsun? 😊