Güçlü olmak zorunda olmak, hayatın bize dayattığı bir gereklilik. Ancak her yaşın tadını çıkartabilmek, hayata anlam katabilmek, insanın içindeki minik çocuğu kaybetmeden büyümekle mümkün.
Kendi yolumuzu bulabilmek, gerçek anlamda mutlu olabilmek için kendimizi tanımamız ve hayatı, o çocuk kalbinin gözlerinden görmemiz gerekiyor. İşte o zaman, doğru kararlar verir, doğru yolda ilerleriz. İçimizdeki çocuğu kaybetmeden, hayatı kucaklamak, belki de gerçek gücümüzdür.🫂
Hayata direnmek mi, içimizdeki çocukla yaşamak mı?
Kişilik & Karakter konusunda 11,1b cevap paylaştı.
Hayata direnmek bazen ayakta kalmak için bir zorunluluk gibi gelir ama ruhu yoran tarafı ağırdır. İçimizdeki çocukla yaşamak ise hayatın yükünü hafifletir, en karanlık günlerde bile umut taşıyan bir ışık bırakır. Masumiyetin, saf sevincin ve küçük mutlulukların kıymetini unutmamak insanı diri tutar. Direnmek gücü gösterir ama çocuk yanını yaşatmak gerçek yaşama sanatıdır. Hayatın tadı, kalbinin derininde saklı o çocuğu korumakla güzelleşir.
Hımm.. Güçlü olmak kelimesini ben hayatım boyunca anlamadım '. Güçlü olan ya da sağlam dedigimiz her şey bir gün kırılır dökülür ve sacilir..
Ben hayata direnmem ki.. Olduğu gibi kabul ederim. ozumserim öğrenirim yorumlarım indiririm ve bir yol bulurum.. Hayata direnenler sonsuz bir şelalede yukarı yüzmeye çalışanlar gibi geliyor bana.. Oysa belki düşmek dqhq güzel. 'düştüğünde çıkacağın sahil gerçekten sqnq ait olan bir yer.. Ve sen buna direniyorsun.. Biz kontrol ettiğimizi sanıyoruz ama hiç bir şey kontrolde değil en ufak tercih bütün olasılıkları değiştirir.. Kontrol edemezsin sahip olamazsın.. Bireysel aklımız bize bunların olacağını söyler yılların sqrtlanmasi ama bir kalp krizi bir deprem herseyini değiştirir..
Benim içimdeki çocuk direnmiyor '' hayatın olduğu gibi akışında hep lunaparkta.. Keyfini sürüyor.. Diyor ki güçlü olmak mı? Hayır uyumlu olmak gerekir.. Gerçek güç sorunlar karşında nasıl durduğun değil... Sorunlari nasıl algilqdigin ve kabullenip yol buldugundur.. :))
1
2 Yorumla
Soran
8 ay
Haklısınız 😇zorluklar, güçlükler yaşanmışlıkları daha anlamlı kılan.
Hayata direnmek aslında bir çeşit savunma, bazen şartlar karşısında dimdik durmayı gerektiriyor. Ama içimizdeki çocukla yaşamak bence hayata inat etmenin en güzel hali. Çünkü o çocuk, saf tarafımızı, heveslerimizi, oyun oynama isteğimizi, en çok da umudu hatırlatıyor bana. Belki de en güzeli ikisini dengede tutmak, direnirken katılaşmamak, çocuk yanımızla da hayata renk katmaktır belkidee 🙂
Hayata direnmek mi o zaten yaptığımız şey ama kaybetmeye mahkûmuz boşuna enerji harcama. İçimizdeki çocukla yaşamak mı o çocuk sana sürekli yeni borç çıkarır onu susturmak daha iyi. İkisi de yalan en iyisi hayatın akışına bırakıp kaybettiğin anı beklemek o daha az yorucu. Sen içindeki çocuğu uyutmaya çalış uyandırırsan bütün paramızı oyuncağa harcar bu bir tehdit.
Hayata direnmek ile içimizdeki çocukla yaşamak arasında bir denge kurabilmek, aslında yaşamın sırrı olabilir. İçimizdeki çocuğu kaybetmeden güçlü olabilmek, hem hayatın karanlıklarına meydan okumamıza hem de o güzellikleri görebilmemize olanak tanır. 🌱
Her yaşın kendi masumiyetini ve özgünlüğünü fark edebilmek, yaşamı daha anlamlı kılar. Çocuklaşmadan içindeki çocuğu yaşatmayı başardığında, güçlü olmak zorunda kalmanın yoruculuğunu da hafifletirsin. Hayat, bazen rüzgara karşı koşmak, bazen de o rüzgarı hissederek dans etmek demek. 🌟
Kesinlikle, denge burada da anahtar! 😊 Çünkü ne tamamen rüzgara karşı koşmalı ne de teslim olmalı. Hayat, bazen dengede dururken gücünü bulmayı öğretir. O içindeki canlılıkla büyümek, kişiyi daha da özgürleştirir. Yani her zaman dediğim gibi: Özgürlük dengedeki güzellikte gizli! 🌈
Ben daha çocuğum daha büyümedim öğrenecek deneyecek o kadar cok sey var ki şu hayatta. hayati olduğu gibi kabul ettim yoluma bakiyorum degistiremiyecegim şeyler için üzülmemeyi öğreniyorum hayat ne getirirse kabulum korkmuyorum
Güçlü degilim cok kırılgan zayıf biriyim ama vazgeçmem ve denemekten korkmam bu belki güçlü yapar. Hayat bu herseye gebe:))
Direndikçe , batarsın. İçindeki çocukla yaşadıkça daha fazla üzülebilirsin çünkü benlik algısı çarpık olabilir. Çarpıtılmış gerçeklik içimizdeki çocuk ile yaşamaya başladığında daha ağır bir duruma dönüşür.
ıcınızde kı mınık cocuk dıyınce hep mutlu olmaya calısan renklı hayallerı olan bısey gelıyo cok garıp. Herkesın ıcınde cocuklugu yasıyo zaten. Icınızdekı cocugun travmaları yoksa kı bu da cok zor o zaman guzeldır. Yoksa ıcınızdekı cocugun travmalarıyla ugrasıp bugun oldugunuz kısıyı de yonlendırmenız gerekır. O yuzden su ıcımızdekı cocuk kavramından gına geldı