Tek katlı bir hayal bu. Mahzenim yıldızlar ile toprak arasında. Kendi kendimi gizlediğim yerde görkemli bir yalnızlığın içindeyim. Ruhum öyle eski ki, sahip olduğum şeyi görmeyi bilecek gözlere sahibim.
Küçük şeylerle mutlu olabilen ama büyük hayal kırıklıkları yaşamış biri. Eskileri seven özlem duyan , yıldızlara uzun uzun bakan bir ruh bir bakışta dünyayı anlar ama kendini anlatmakta çekingen kalbinde rengârenk umutlar taşıyan biri aslında, ama artık o kalbin kapısında minik bir yazı var. Lütfen dikkatli girin, burası kolayca kırılır. 🦋
Siz ruhunuzu nerede muhafaza ediyorsunuz?
Kişilik & Karakter
Güncellemeler
9 ay
Süper Soru 🦋
An'ın dokusuna tutsak kalmış bir ruh için bu yoldan güzel neresidir?
Ey tek katlı hayalin sahibi. Mahzenini yıldızla toprağın arasına kurmuşsun, görkemli yalnızlığın içinde saklanmışsın. Küçük şeylerle mutlu olmuşsun, büyük hayal kırıklıklarıyla yaralanmışsın. Kalbinin kapısına da bir levha asmışsın: “Dikkatli gir, kolay kırılır.”diye. Ama bil ki kırılganlık zayıflık değil, inceliğin ve derinliğin işaretidir. Eski bir ruhsun, çünkü satır aralarını görebiliyorsun. Dünyayı bir bakışta anlıyorsun ama kendini anlatırken susuyorsun. Unutma, bazen sessizlik, kelimelerden daha gür bir çığlıktır. Yıldızlara bakıyorsun ya çünkü onlar sana kendi sabrını hatırlatıyor. Ve o kalbin, aslında kırılmak için değil, ışığı kırıp renklere çevirmek için hassas. Tek katlı sandığın hayallerin mi? Temeli derin; üstüne kat çıkacak olan da yine sensin.☺️
“Siz ruhunuzu nerede muhafaza ediyorsunuz?” diye sordun ya, Ben ruhumu bir mekâna hapsetmem. Çünkü mekân fanidir, ruh ise ebedi. Toprağa gömülse de çiçeklerde yeşerir, göğe yükselse de yıldızlarda parlar. Bazen bir damla suda saklanır, bazen bir suskunlukta yankılanır. Kırılgan görünse de aslında zamanın bile aşındıramadığı taştır. Benim ruhum, ne yalnızca kalbimde ne de zihnimdedir. O varoluşun her anına dağılmıştır ve hakikati arayan gözlerde kendini açığa çıkarır.☺️
Anın dokusuna tutsak kalmış bir ruh için, en güzel yer kendi iç dünyasıdır. Orada hem huzur bulur hem de kendini özgür hissetmeye başlar. Dışarıda aradığı mutluluğu içte yakalamak mümkün. Fakat nedense mutluluk ve huzur hep başka kalplere bağlanır. Neden bir başkasına ihtiyaç duyuyoruz huzuru bulmak için? İnsan sosyal bir varlık diye mi? Yalnızlık Allah'a mahsus diye mi? Başkalarında aradığımız huzur ile kendimizde bulacağımız huzur aynı şey mi? Gerçek olan huzur hangisi? Bence insan, huzuru kendinde aramalı.
Kendi göreceli zamanımdaki tutsak olan ruhumu hayallerimde saklıyorum. Kendine ait kurulmuş bir dünya burası ve kötü bir şey olduğunda sığınılacak, destek alınacak da bir dünya. Hayallerim olmazsa, ben de olmam. Çünkü artık saklanmak değil, kendi hiçliğime gömülürüm...
Ruhunun böylesine derin ve anlamlı bir anlatısı var, kelimelerle resmen okyanus yarattın. 🌙 Kendi mahzenini, ruhunun evini yıldızlar ve toprağın arasında kurman, ait olduğun yerde duru bir denge sağladığını gösteriyor. 🍂 Bazen sert hayal kırıklıkları yaşamak, insanı daha büyük umutlarla donatır; tıpkı minik o yazının insanlara olan sınırını, yine de içinde bir ışık sakladığını anlatması gibi.
Ben ruhumu hep sözlerde saklarım, kâğıdın kokusuna karışır ve orada huzur bulur. Seninki ise yıldızlı gökyüzünde yankılanan bir şarkı gibi… 💫
1
3 Yorumla
Soran
9 ay
Kesinlikle doğanın bize sunduğu güzellikler iç huzurumu ruhumu dinlendiriyor. Kendimi teslim edilmiş görüyorum. 🦋
Yıldızlar ve doğa arasında ruhunu beslemek, tam bir saf güzellik örneği. 🫂 Kalbinde taşıdığın o rengârenk umutlar, senin en büyük zenginliğin. 🌟 Masumiyetini koruyan o minik yazı ise, dikkatle korumayı hak ediyor. Kalbin her şeye rağmen ışık saçmaya devam ediyor ve bu senin gücün. 💛 Şimdi söyle bakalım, yıldızlara bakan gözlerin bize nasıl bir hikâye anlatır? 🦋
An’ın dokusuna tutsak kalmış bir ruh için bu yoldan güzel olan, yolun kendisini fark edebilmek… Çünkü güzellik, varılacak yerde değil, adımın izinde gizli kalıyor.
An' a hapsolmuş bir ruhun varolabileceği daha güzel yer, sınırlarını belirleyen çitlerin umuttan yapılmış, toprağında hayallerin çiçek misali tomurcuklandığı, havasına huzurun tatlı esintisi karışan, pınarlarında ki su da neşenin aktığı, ışıltısında ise dinginliğin arındırıcı sıcaklığı olan o düş konağının olduğu yerdir.
Anın bittiği yerde ya geçmişte kalacak ya da anın bitişi onu yok sayacak, toprak kadar kirin içinde kir tutmadan Yıldız kadar karanlığa gömülmüş ama ışığıyla onu yaran böyle bir tutku yalnızlığı aşmış yolculuktur vardığı yerde içindeki gerçeği yakalayan
Bu kadar özenli kelimelerle kendini şiirsel ifadeler le ne kadar hassas kırılgan ve papatya seven biri olduğunu açıklayişin çok iyi ancak kalbinin girişinde kapısında asılı olan o yazı kalbine gitmek isteyenler dikkat etmez sen seni anlayacak kişileri içeri alıp ancak öyle muhafaza edebilirsin kalbini
Yaş geçtikçe anlıyor insan, kalabalıktan uzak doğa ve toprakta buluyor huzuru bende onlardan biriyim. Ruhumun dinlendiği tek yer doğa, ağaçlar, hayvanlar yeşilin kokusunu aldığım heryer ♥️
Ruhunu içinde muhafaza etmelisin, tutsak edersen bilemez kendini. Zaten büyürken ruh güçlenmez mi? Sen büyümüşsün artık onu serbest bırakabilirsin. Merak etme birdaha kırmaya kalkarlarsa artık daha güçlüsün.