Bir zamanlar zihnim, gökyüzüne fırlatılmış yüzlerce rengarenk balon gibiydi. Her biri ayrı bir hayali, ayrı bir ihtimali taşıyordu. Kimi hayallerim uçsuz bucaksız ufuklara doğru savruluyor, kimi bir çocuk gülüşü kadar masum kalıyordu. İçimdeki heyecan, kalbime sığmıyor, her an bir şeyler yaratmaya, bir şeyler yaşamaya hazır bekliyordu. Ama zamanla o renkler sanki ağır ağır solmaya başladı. Gürültülü coşkum, bir sinema salonunun sessizliğine dönüştü. Perdede hala hayallerim oynuyor, ama alkışlayan yok, gülen yok, ağlayan yok. Seyircisiz bir film gibiyim, bütün duygularım orada, bütün hikayelerim akıyor ama sadece ben izliyorum.
Yine de biliyorum, o sessizlik yok oluş değil. Renkli düşüncelerim hala orada, sadece bir perdeye yansıyıp, derin bir içsel yolculuğa dönüşmüş durumda. Belki de hayat, en çok o sessiz salonda, kendi filmini izleyebilmeyi öğrenmekti.

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer