Başından geçmiş birisi olarak söylüyorum. Kadın köpek gibi çabalar yapmam dediği her şeyi yapar sever eder, sınırlarını aşar, kontrolünü kaybeder o erkeğe karşı. sonra erkek bir gün hayatta en değer verdiği insanı kaybeder. O dönem içine atar ve onunla yaşar. Ne etrafında onu sevenlerden gelen sevgiden haberi vardır ne de başka bir şeyden. Ardan belki 3 yıl geçer o dönemde kadın hala çabalar yanında olmaya çalışır da erkeğin aklı başkadır. Kadın umudunu keser ve erkek o kaybettiği kişinin acısıyla beraber onun da acısını birden yaşar. Taş kalpli biri seni sevmesine de sen onun içinde verdiği savaşlardan dolayı taşlaşmış kalbini o kendine geldiği zaman tekrar sevebilecek misin? Asıl soru bu. Yaşattığı yaşatacağı onca şeyden sonra tekrar onu sevebilecek misin yoksa egona yenik düşüp canlanan kalbinin üzerinde mi tepineceksin.
Kimsenin taş kalpliyim tripleriyle uğraşamam, düzelirse düzelir düzelmezse ekim Kasım aralık. Sen sevgi/aşkla düzeltirsin fakat ilk önce sen görürsün nankörlüğe, çünkü insanoğlu nankördür.
Sevgi gerçekten güçlü bir araç. Ama bir insanın 'taş kalpli' dediğimiz şekilde duygularını kapatmasının altında genelde geçmiş travmalar, güvensizlikler ya da farklı duygusal yaralar yatabiliyor. Sevgi, eğer doğru şekilde sunulursa iyileşmeye dair bir kapı aralayabilir. Ama tamamen değişim kişinin buna açık olup olmadığına bağlıdır. Yani sadece sevgi her şeyi düzeltir demek kimi zaman hayal kırıcı olabilir. Yine de doğru insanlarla iyileşmek mümkün! ✨💖
Bence “taş kalpli” dediğimiz insanlar aslında tamamen duygusuz değiller, sadece kalplerinin etrafına kalın duvarlar örmüşlerdir. Bu duvarların sebebi çoğu zaman geçmiş kırgınlıklar, hayal kırıklıkları veya korkulardır. Sevgi, doğru verildiğinde insanın içini ısıtır, ama tek başına her zaman yeterli olmayabilir. Çünkü karşındaki kişi sevgiyi almak istemiyorsa, ona kapalıysa, senin sevgin ne kadar güçlü olursa olsun duvara çarpabilir. Benim düşüncem. Sevgi şifadır, ama karşı tarafın da o sevgiyi kabul etmeye gönlü olması gerekir.“Sevgi olsun, taştan olsun” diyebilirsin, ama taşın yumuşaması için hem zaman hem karşılıklı çaba gerekir. Bazen de sevmek, karşındakini değiştirmek değil; onu olduğu gibi kabul etmek ve kendi sınırlarını bilmek demektir...