“Bir insan… Değişebilir mi gerçekten? Yoksa her şeyin değiştiğini sandığımız bir dünyada, insan aslında aynı mı kalır?”
Doğduğumuz andan itibaren bir değişimin içindeyiz. Bebekken farklıyız, çocukken başka… Gençlik, olgunluk, ihtiyarlık… Her yaşta bir başka insana dönüşür gibi görünürüz. Yaşadığımız coğrafya, içinde bulunduğumuz kültür, gördüğümüz eğitim, yaşadığımız acılar, sevinçler… Tüm bunlar bizi şekillendirir. Dıştan bakıldığında, insan sürekli evrilen bir varlık gibi durur.
-
Ama derine indiğimizde bir tuhaflık vardır. Çünkü dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi kıtaya, hangi şehre, hangi kasabaya… İnsan dediğimiz varlığın bazı yanları hiç değişmemiştir. Bir aslan nasıl aslan kalıyorsa, bir kurt nasıl kurt kalıyorsa, insan da insandır. Onun karanlık tarafları, zayıf yanları, bencilliği ve zaafları… Bunlar kaybolmuş gibi görünür, bastırılır, saklanır ama bir yerlerde hep varlığını sürdürür.
Ve işte tam burada büyük bir yanılgıya düşeriz. İnsanlar sık sık şöyle der: “İnsan özüyle vardır. Ne ise o kalmalı. Kimse için kendini değiştirmemeli, başkasını da değiştirmeye çalışmamalıdır.”
Peki bu gerçekten doğru mu?
Çünkü çoğu insan, kendi karanlığıyla yüzleşmekten korkar. Yanlışlarını değiştirmek bir yana, onları kabul bile etmek istemez. Çoğu zaman, “Evet, bu yanım yanlış… Bunu düzeltmeliyim” deme cesaretini bile gösteremez. İçten içe, “ya bu yanımı da değiştirirsem ve özümü kaybedersem” korkusuyla yaşar. Oysa bu korku bir yanılsamadır. Kendi yanlışlarını dönüştürmek, insanı eksiltmez; tersine onu daha olgun bir hale getirir. Ama bunu fark edebilmek… İşte asıl mesele budur.
Bazı insanlar, çevresi için bile olsa değişime direnir. Oysa hayatta kalmak için bazen değişmek bir tercih değil, bir zorunluluktur. Çünkü iyi olan yanlarımız sabit kalsın diye, kötü olan yanlarımızı dönüştürmek gerekir.
Peki bir insanın değişmeyecek yanlarını biliyorsak; onu olduğu gibi kabul etmek mi doğrudur, yoksa reddetmek mi? “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” der Mevlana. Fakat bu sözün ağırlığı, gerçek hayatta o kadar da kolay taşınabilir mi? İnsan gerçekten göründüğü gibi olabilir mi, yoksa görünmek istediği gibi mi davranır?
Belki de mesele tamamen değişip değişememek değildir. İnsanın geçmişiyle, gölgeleriyle ve umutlarıyla barışabilmesidir. Kendi karanlığını tanıyıp dönüştürebildiği kadar, hem kendisine hem dünyaya yeni bir iz bırakabilmesidir.
-
“Çünkü değişim bir tercih değil, bazen bir zorunluluktur. Ve insan, değişimin bedelini ödemeye hazır olduğunda gerçekten yeni bir hikâye yazabilir.”
"İnsan yaşamak istemediği ya da yaşamak istemediği gibi bir hayata sahip olmak için yaşantısını değiştirmek gerektiği biliyor olmalıdır" Statüko
"Doğruyu söylemek ile yalan söylemek arasında en önemli durum yalan söylemenin bir amacı olmasıdır" Statüko
"İnsan başka insanlardan insan gibi olmaları isteyen tuhaf bir varlıktır." Statüko
" İnsanların sizi önemli görerek verdiği değer, çoğunlukla sizin neye sahip olduğunuz ve onlara ne verdiğinizle ilgilidir." Statüko
"İyi bir adam ile diğerleri arasında birinde sadakati ile adanmışlık vardır. Diğerinde Sadakatsizce aldatmış lık " Statüko
"Bir İnsan ile eş olabilmenin en güzel yanı; hayatın tüm olumlu ve olumsuzluklarını onunla birlik yaşayıp fark ettiğinde bir anlam kazanıyor olmasıdır." Statüko
“ Bir adamın karakterini, kendisi için yaptığı ve istedikleri ile bir başkası için istemeden de olsa yaptıklarına bakarak kolayca anlayabilirsiniz. ” Statüko
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer