Bir Kişinin her şeye Çok çabuk sinirlenmemesi, alınmaması, kırılmaması iyidir. Peki bunlardan biri gerçekleştiğinde?

Çok İyi Olmak da Her Zaman İyi Değildir

Bir insanın kolay kolay sinirlenmemesi, hemen alınmaması, kırılmaması… elbette ki iyidir. Bu sabır, olgunluk ve güçlü bir karakterin göstergesidir. Ama ya bir gün sinirlenirse? Kırılırsa? Alınırsa? O zaman ne olur?

İşte asıl mesele burada başlar.

Çünkü çok sabırlı insanlar, duygularını genellikle bastırır. Sessiz kalır. Anlar, tolere eder, görmezden gelir. Bu onları değerli kılar; ama zamanla çevresindeki insanlar bu sessizliği bir zayıflık ya da sınırsızlık sanmaya başlar. “Nasıl olsa bir şey demez” düşüncesiyle sınırlar aşılır, saygılar esnetilir.

Oysa bir gün gelir…
Ve o sabırlı insan da kırılır.
Ve o zaman tepkisi, alışılmışın çok ötesinde olur. Çünkü o gün patlayan şey bir olay değil, yılların birikmiş ligidir. Birçok kez yutkunulan cümlelerin, sineye çekilen haksızlıkların, sessizce biriken kırgınlıkların toplamıdır.

Bu yüzden, çok iyi insanların tepkisi çoğu zaman sessiz bir fırtına gibidir. Gürültüsüz gelir ama darmadağın eder.
Bir özür yetmez.
Bir açıklama ikna etmez.
Güven kolayca onarılamaz.

Çünkü onun sabrını, sınırlarının yokluğu sandınız.
Oysa o, sadece seviyordu… sadece anlamaya çalışıyordu.

Bu yüzden "iyi olmak" da bir denge işidir. Sürekli susmak, alttan almak, sabretmek… bir meziyettir ama fazlası kişiyi hem içten çürütür hem de çevresindekilerin gözünde değersizleştirir.

İyi olmak güzeldir ama kendine rağmen değil.
Unutma: her şeyin fazlası zarar… hatta iyiliğin bile.

Bir Kişinin her şeye Çok çabuk sinirlenmemesi, alınmaması, kırılmaması iyidir. Peki bunlardan biri gerçekleştiğinde?
Cevapla