Kafamızda her zaman kendimizi ve diğerlerinin nasıl olmaları gerektiklerini tasarlar dururuz ve kendimizi nasıl gördüğümüzü tasarlarız; kahraman, kurban, sevilen, sevilmeyen. Bunlar zamanla değişir durur. Beynimizin içindeki o küçük nöronlar ateşlenmeleri, fazladan çalışmalarıyla inandıklarımızı yaratırlar. Bu açıdan aklımız sihirli gibidir; isteklerimizi yerine getirir ve belki de tek yapmamız gereken içimizdeki sese güvenmek, kendimiz olmaktır. Mutluluğumuzu kovalamaktır. Aynen mutluluğunuza adım adım yürümek gibi...
İçimizde tek bir ses yok aslında. Bazen karar vermekte zorlanmamızın nedeni bu. Bir yanın “git” derken, diğer yanın “kal” diyor. Biri cesaret etmeye zorlarken, diğeri ihtiyatla susmanı istiyor. İçimizde çocukluğumuzun kırıklarıyla konuşan bir ses var mesela; o genelde korkak ve alıngan. Bir diğeri, başkalarının bizden beklentileriyle şekillenmiş, hep doğruyu yapmaya çalışan, fazlasıyla yorgun bir ses, bir de öz benliğimiz var, sessiz ama derin; her şey sustuğunda fısıltıyla konuşur. Sorun şu ki, o gerçek sesi duymak için diğerlerinin biraz susması gerekiyor ama biz o kadar alışmışız ki kalabalıkla yaşamaya, çoğu zaman hangi sesin bize ait olduğunu bile ayırt edemiyoruz. Kimi zaman korkularımızı sezgi sanıyoruz, kimi zaman da içten gelen bir haykırışı mantık diye bastırıyoruz. Aslında insan kendiyle konuşmuyor; kendi içinde bir tartışmayı yönetiyor. ve en zor olan da şu: bu seslerin hiçbiri tam olarak yalan söylemiyor, ama hepsi kendi gerçeğini anlatıyor.


#ZorundamıyımEfsane ✌1903✔™
#içsesim 🙏🙏🙏
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer