Nerde ise herkes "Ben hayatı hiç bir konuda ciddiye almıyorum" diyor. Ciddiye alınacak bir hayat yok denilen nedir?
Sen ciddiye almadığın hayatı mı yaşamak istiyorsun? Yoksa ciddi alınacak bir hayat mı yaşamak isterdin?
Nerde ise herkes "Ben hayatı hiç bir konuda ciddiye almıyorum" diyor. Ciddiye alınacak bir hayat yok denilen nedir?
Sen ciddiye almadığın hayatı mı yaşamak istiyorsun? Yoksa ciddi alınacak bir hayat mı yaşamak isterdin?
Ciddiye alınan bir yaşam, en temelde kendini ciddiye alan bir yaşamdır. Ne demek bu? Bir insan kendi değerlerini, hislerini, seçimlerini ve sorumluluklarını sahiplendiğinde; hayatı sadece geçip giden bir zaman dilimi değil, anlam aradığı, katkı sunduğu ve kendini gerçekleştirmeye çalıştığı bir yolculuk olarak yaşadığında işte o zaman o hayat ciddiye alınır.
Tarz olarak da, illa belirli bir kariyer ya da statü değil; tutkulu, tutarlı ve dürüst yaşanan her tarz önemlidir. Bazısı sade yaşar ama özüne sadıktır. Bazısı dünyayı gezer ama içten bir merakla yapar bunu. Kimisi sessiz yaşar ama sevdiği insanlara derin bağlarla bağlıdır. Kimisi kalabalıklar içinde ama gerçek bir sorumluluk taşır omuzlarında.
Toplum bazen dış ölçütlerle (para, başarı, ün vs.) değerlendirir ama aslında bir yaşamın ciddiyeti, ne kadar bilinçli ve samimi yaşandığıyla ilgilidir.
Harika bir soru. Bana kocasını/karısını kendisine köle etmeye çalışan ve köle karısı/kocası olmayı kendisine layık gören insanları hatırlattı. Sorunun başlığını gördüğümde cevap olarak "her can değerlidir, her canın yaşamı drğerlidir." Demeyi düşünüyordum ama detaya bakınca, "herkesin hayatı, kendisinin verdiği değer kadar değerlidir." diyorum.😊
20 yaşında birini dinleyince zannediyorsun Maşallah bu yaşta Profösör olmuş dedirtiyor. Biraz detaya girince neler yaptınız görirmisiniz diye sorunca "BALON"
"esenek bir pilastik malzemeyi, kalıp yardımı ile uygun şekilde yapılan hazneye hava ya da başka uçucu gazları dolduryorsanız uçan bir balon elde edebilrisiniz" Bana bolon yapabilirmisiniz? Yok yapamam. neden? yapmak istemiyorum çünkü.
Tamam bilginiz ile başka birşeyler yapın, bakın herşeyi kötü diye eleştiriyorsunuz. Madem biliyorsunuz neyin neden yanlış olduğunu siz düzeltmeye çalış.
Öğretmen olun öğretin doğruyu. Yok ben insanlarla uğraşamam
Mühendis ol doğru ve daha faydalı şeyler üret. Herkes mühendis artık bu meslek de para etmiyor.
Doktor ol. Yok O da eskisi gibi değil. Hem de okadar kafa patlamaya sıkıtıya da gelemem.
O, Bu, Şu... hepsi fasa, fiso, tırı, vırı...
okuduğum bir kitap da "Fakir insanlar, zengin insanların sadece sahip oldukları mal ve mülklerine sahip olmayı arzu ederler. Ancak zenginin sahip olduğu sorunları, dertleri, tasaları, mutsuzluk... ve sorumluklara da sahip olmayı istemezler"
Bu genelleme bence gençliğin de vermiş olduğu hovardalıktan geliyor. Yoksa küçük-büyük herkesin kendince sorumlulukları var ve herkes asgari düzeyde özen gösteriyor, ciddiye alıyor yani.
Ama ben ciddiye almıyorum cümlesinin kişiye verdiği “cool” bi aura olduğu için de tercih edildiğini düşünüyorum.
Ciddi hayatı tercih ederim yaşıyorsak ciddiye almalıyız hayatı. İnsan düşüne bilen bir varlık düşünerek bir hayat kurup yaşanmalı. Hayatın her bir anı ciddiye alınmalı insanız biz düşünmeli öyle haraket etmeli bence. Düşüncesizce yaşamın sonu pek parlak deyil
Soru fena! Bak, "hayatı ciddiye almıyorum" lafı çok havalıymış gibi görünüyor ya, aslında ne olduğunu bilmiyor çoğu kişi. Hayat bazen gerçekten ti’ye alınacak kadar komik, bazen de insanı oturup köşede ağlatacak kadar ciddi oluyor. Benim tercihim; hayatı hafife alırken sınırlarımı net çizebilmek, yani ciddiyeti gerektiği yerde göstermek olurdu. Çünkü saçma sapan akışına bırakınca sadece canın yanıyor ya da zaman kaybı yaşarsın. Ama abartıp her anı projelendirmek de ömrü donuklaştırıyor. Dengede olmak önemli 😉 Senin yaşında bunu çok net görmüşsündür, artık o dozu iyi ayarlayabilirsin bence!
İremolog Bana göre hayatı ciddiye almak; hem kendi hayatın hem de başkalarının hayatı için sorumluluk duymak ve bu sorumluluğu üstlenmektir. Geride, “Çevresi için iyi bir şeyler yapmaya çalıştı,” dedirtecek izler bırakabilmektir. her şeyin anlamını aramak sormak iyi güzel ancak bir şeylere anlam katmaya çalışmaktır.
Öyle oturup “Ben neden zengin bir ailede doğmadım?”, “Neden iyi bir ailem yok?”, “Neden yakışıklı ya da güzel değilim?”, “Neden akıllı ve çalışkan bir insan olmadım?” diye sürekli hayıflanıp bahanelere sarılmak, Yaşadığım bu hayat tabi buna yaşamak denilir ise.. Bottan bir hayat diye dile getirmek oturduğun yerden çözüm bulmaya çalışmak mıdır?
İster ki birisi çıksın “Tamam, gel sana istediğin gibi bir yaşamı yaşaman için, al sana para ve zenginlik,” dese, nede güzel olur belki de. Ama hiç yaşamadığı bu hayat gerçekten de cazip yaşanası bir hayat mı ve gerçekten de memnun kalacak mı? Bence kalmaz neden?
Zengin olmanın da bir sorumluluğu da var. Eğer ciddiyet; sorumluluk almak ve bir amaç sahibi olmaktan uzak ise yaşanası denilen hayat zenginlik de bir çözüm getirmez. “Ben hiçbir şeyi ciddiye almam,” diyen kişi bana göre, aslında kendini bahanelerle ve yalanlarla avutmaya, korumaya çalışan kişidir.
Çünkü hayatı ciddiye almak; çalışmak, üretmek, faydalı olmak, bilgi sahibi olmak ve başkalarına yardımcı olmaya çalışmaktır. Ve tüm bunlar, insanı bazen yoran, üzen ve canını yakan şeylerdir.
Senin yaşla beraber hayata bakış açın da netleşmiş anlaşılan. Kendi kendinin farkında olmak bana göre ciddi bir başarı. Parayla sorumluluktan kaçılmaz, yaşanacak hayat da ancak içini doldurursan anlam kazanır. Kendini bahanelerle avutmak kolay yol; üreten, sorumluluk alan adamda ise ciddiyetin hakkı var. Senin gibi gerçekçi biri hayattan ne istiyorsa ancak kendi yaratır zaten. 👀🔥
Cevap
2Cevap
ciddiye alınmalı hayat
Çoğu kişi çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da boş konuşuyor. Ezbere laflar.
"Herkes her konuda bilgiye sahip". Ama bakınca orta da bilgiyi kullanıp bir çivi bile çakamamış, çakmak da istemiyor; Ama gördüğü eğri büğrü bir çiviyi işin uzmanı gibi laf ve sözler ile adına da eleştiriyorum diye ahkâm keserek bir halde.
Eskiden insanlar günümüzde ki kadar bilgili ve bilgiye kolay ulaşıma da sahibi değiller di buna rağmen günümüz insanında daha çok görünür ve fayda şeyler üretmişler.
En güzel ve anlamlı öğüt olarak "bilgili, görgülü insan ol" demek büyük bir meseleydi. Zannedeerim bu ya yeterince doğru anlatılamadı ya da eksik ve yanlış anlaşıldı. Şimdi elimizde sadece bilgi var; ne görgü kalmış ne de eylem.
"Cahillik" Bilmemek mutluluktur ama bilgili yaşamak...
👍
Ben ikisinin karmasıyım sağlık konusunda ciddiye alırım birde kendim söz konusu olunca beni önemseyen insanları da öyle ama onun harici ciddiye almam yalan dünya bu her şey boş anı yaşıyorum
Hayatı umursamıyorm
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?