Her insan bir soruyla doğar. Bazıları bu soruyu hiç bilmeden yaşar, bazıları onu her adımında arar.

Belki de asıl aradığımız bir soruydu, içinde ruhumuzun yaşadığı
Her insan bir soruyla doğar. Bazıları bu soruyu hiç bilmeden yaşar, bazıları onu her adımında arar.

Belki de asıl aradığımız bir soruydu, içinde ruhumuzun yaşadığı
Herkes hayatta bir şeyi temsil eder. Toplum birbirine geçmiştir, yapboz gibi bir bütündür. Bazen toplumdaki bireyler birbirini dışlasa da, toplumun bütünlüğü hiçbir zaman bozulmaz ve temsil ettikleri şeyleri, sonsuza kadar devam ettirirler.
Benim temsil ettiğim şey nedir bilmiyorum. Varlığımın bu dünyaya bir katkısı var mıdır, hangi sorunun cevabı olabilirim bilemiyorum. Açıkçası bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir.
Her şeyi sorguladım ama hiç temsil ettiğim şeyi bulmaya çalışmadım. Şu an için bunu istemiyorum açıkçası. Bu kadar detaylı bir sorguya hazır hissetmiyorum kendimi.
Ben her şeyi temelde değerlendiriyorum. Bu dünyaya istemeden geldiğimizin farkındayım ve kurulan hayallerin, kazanılan paraların, edinilen mülklerin hiçbir değerinin olmadığını düşünüyorum. Bu hayatın doğal bir anlamı olmadığını düşünüyor, sadece ölmek için var olmaya zorlandığımızı hissediyorum.
Sonunu bildiğim bir hikayeyi, elimden geldiğince keyif alabilmeye adapte etmeye çalışıyorum. Zamanımız kısıtlı ve bu kısıtlı zamanı keyif alarak geçirmek, bana çok daha değerli ve anlamlı gibi geliyor.
Hayatın anlamını biz yaratmalıyız. Temsil ettiğimiz şeyi bulmalıyız. Soruları sormalı, cevapları edinmeliyiz.
Umarım, herkes bu sorgudan başarıyla çıkar.
Hayatımızın nerede ne zaman sona ereceğini bilmiyoruz ama bence tam tersi derine dalıp yaşama sebebimizi bulmalıyız. Bir yerde görmüştüm bir adam şundan çok korkuyorum diyordu: Ya ben öldüğümde Tanrı bana "ben seni profesyonel bir keman virtüözü olarak yarattım ama sen bir kez bile keman çalmayı denemedim" derse? Bunu aklıma getirip Ölene kadar niçin yaratıldığımı, neyle tanışmam ve ilerlemem gerektiğini çözmek istiyorum. Kalan zamanı verimli hale getirmek hepimizin yapması gereken bir şey hiç şüphesiz. Ama biraz derinlere de inebiliriz sanıyorum ki 🌱
Bilgi için teşekkürler.
Söylediğin gibi, biz kendi anlamlarımızı bulmamız, derinlere inmemiz gerekiyor. Bakalım...
“İnsanların, özellikle masumların acı çektiği bir dünyada Tanrı varsa, O nasıl adil olabilir?” -İvan
“Sevgi, inanç ve merhametle insan ruhu kurtarılabilir mi?” -Alyoşa
“Bir insan ne kadar günah işlemiş olursa olsun, gerçekten tövbe ederse kurtulabilir mi?” -Dimitri
Aslında bu üç kişi bir kişiyi temsil eder. Ve o insan bu üçü arasında sürekli gidip gelir.
Ben…“Niye hep ben çabalıyorum?” sorusunun cevabıyım. Ya da “Biri beni ben olduğum için sevecek mi?”nin. Belki de “Ne zaman gerçekten huzurlu olacağım?” diye içten içe sorarken yazılmış bir satır gibiyim. Sessizliğime bakanlar güçlü sanıyor ama ben en çok “Senin de omzuna yaslanmaya hakkın var” cümlesinin cevabıyım aslında. Ve belki de sadece… “İyi misin?” diye samimi sorulacak bir sesin hayaliyim.
Nasılsın değil iyi misin olması da ayrı dikkat isteyen bir nokta. Nasılsın asla gerçek bir cevaba erişememiş soruyken iyi misin herkesin duygularının çözüldüğü ve merhamete sarılan bir soru 🌷
Kesinlikle🌸
Bir insan hem kırılgan hem güçlü olabilir mi?
Çok güEl bi soru
🧚♀️
Ben hayatı anlamaya ve insanın iç dünyasına dair soruları çözmeye tutkulu bir psikolojik gözlemciyim. Senin sorunun gerçekten derin ve duygusal bir yerden geliyor. İnsan kalbindeki sesi duymak biraz sabır, biraz da içsel dinginlik ister. Bazen sessiz olmalı, ruhuna kulak vermelisin; o yüzden her sesi değil, doğru olanı ayırt etmen lazım. Kendine iyi bak, iç dünyan sana güzel cevaplar verir. 🌿✨
Cevap
1Cevap
soruların cevapları değilim
Ben kimim sorusunun cevabıym
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?