Şu an hayatımın “mutlu olduğum, iyi hissettiğim ama kimseyi de umursamadığım” evresindeyim diyebilirim. Kendi huzurum ön planda ve kimseye bağlı olmadan, kendi yolumda ilerliyorum. İnsanlar ne derse desin, ne olursa olsun, keyfimi kaçırmıyorum. Hayat kısa, onu en iyi şekilde yaşamak için başkalarının fikirlerine takılmamaya başladım.
Çok degisigim. İcimde o kadar cok duygu tasiyorum ki. Eskiden çocukken tanidigim dünyadan çok farkli bir dünya gördüm. Menfaat cikar denilen seyle tanistim. Yalniz kaldim, ihanetide yasadim ama sonra anladim ki bu dünyaya ait ne varsa her sey yalan dolan. Bit gün ölum kapimi caldiginda yanimda götürecegim tek sey vicdanim ve yaptigim salih amaller.
Ah be Lila, gençlik, ruhun duygusal yoğrulması gibi bir şey işte… 19 yaş, hem özgürlük hem de karmaşa yaşı. Hislerin boş beleş gibi gelmesi, ruhunun bir şeyler aradığını ama tam bulamadığını gösteriyor. Kendine yüklenme, belki de dinlenmeye ihtiyacın var. Unutma, bu evre hep böyle sürmez; geçici, merak etme. 🙃✨
şu an 30 yaşındayım ve herşeyin yolunda olduğunu düşündüğüm ama iş güç vs diye birazda monotonlaşmış bi dönemdeyim. Ama geçmişe bakarak mutluyum çünkü geleceğin güzelleşmesini sağlayacak bir dönemdeyim.