Güven bir tohumsa, güvenin oluşacağı ortam ise toprak olmalıdır. Bu filizde ise bir bağ oluşur. Peki bu bağa neden ihtiyaç duyarız?

Güven bir tohumsa, güvenin oluşacağı ortam ise toprak olmalıdır. Bu filizde ise bir bağ oluşur. Peki bu bağa neden ihtiyaç duyarız?

Şahsi gözlemim insanlar güvenin ne olduğunu bilmiyor. Tanıştıkları insanlara sevdikleri kadar güvenip itimat ediyorlar. Yine bu sitede bugün bir post gördüm güvenle alakalı. Bir kız sevgilisinin onu aldattığını düşündüğünü ve sitedekilerin fikrini soruyordu. Merağım kabardı ve okumaya başladım. Birisi ona aldattığına dair mantıklı argümanlar sundu. Kız ise hepsini reddedip sen öyle bir insan olduğun için aldattığını söylüyorsun diyerek cevaplayanı suçladı. Aşık olduğu kişinin kendini aldattığını düşünmesine rağmen dışarıdan gelen yoruma karşı sevdiği kişiye güvenircesine savundu. Ama aldadıltığını düşünüyordu kız. Tezatlığı görebiliyorsun değilmi. Ve bugün bu soruyu sorman benim için ironik oldu. Şimdi kendi fikrimi belirteceğim. Ben bir kişiyle tanıştığımda, o kişi benim için sıfırdır. Zamanla, tecrübeyle, yaşadıklarımızın niteliği ve niceliği arttıkça 0 benim için 1 olur, 2 olur, 100 olur. En yakın 3 arkadaşımın arasına koyacağım bir arkadaşıma hiç bir şart altinda güvenmem. Çünkü onu tanıyorum. Ve hayatımla güveneceğim ama nefret ettiğim bir kişiylede tanıştım. Sonuç olarak gerçek güven, yaşanmışlıkların reflekse dönüşmüş halidir benim için.
Güven dediğimiz kavram soyut bir düşünme ya da insanları duygusal boşluklarında başvurdukları bir liman gibi. Aslında içeriği tam olarak doldurulamaz güvenin. Kimseye de tam anlamıyla güven duygusuyla yaklaşılmaz, kaldı ki bir insan kendine bile yüzde yüz güven duymaz. Güven dediğimiz durum kavramsal olarak vardır ama gerçekleştirilmesi zordur. Bir insan bir insan yüz de yüz güvenmez sürekli onu dener ve bu denemeler sonucunda kendince bir güven cetveli oluşturur ve buna göre de güven duygusunu güçlendirir, ama o bile çeşitli sapmalara uğrar. bir bakmışsın o hep seni kandırabilme potansiyeline sahip birine güvenmişsin, ya o çok iyi rol yapmıştır ya da senin olanları görmek için gözlerin kör ve sağır olmuştur. Neyse uzun lafın kısası insanalara güven vermek için kendinizi hırpalamayın isterse güvenir zaten, çeşitli oyunlara ve triplere girmeye gerek yok. Neyiz be biz deneme tahtası mı!
İnsanlara güvenmek bence içgüdüsel bir şey, çünkü hayatı tek başına yaşamak mümkün değil. Hepimizin birilerine dayanma, sırlarını paylaşma ve kendini güvende hissetme ihtiyacı var. Bazen geçmişte kötü tecrübeler yaşasam da yine de güvenmeye devam ediyorum, çünkü her insan aynı değil ve doğru kişilerle kurulan güven ilişkisi, hayatı daha anlamlı hale getiriyor. Elbette, güven kazanmak zaman ister ve bir kez kırıldığında tamir etmek zor olur ama yine de tamamen duvar örmek yerine, doğru insanlara şans vermeyi tercih ediyorum.
Kalbimde yer edinmiş kişinin beni inciteceğini düşünmediğim için, o bağa inanmak istediğim için güvenmek isterim.
Cevap
11Cevap
Çünkü güvenmeden yaşanmaz. İnsanlarla etkileşim olmadan hayat geçmez. Sosyaleşmeden, konuşmadan, sohbet etmeden ömür bitmez. İlla ki hayatımızda birileri olacak. Giren çıkanlar olacak. Doğanın kanunu bu, güvenerek iletişimler kuracağız.
İnsanlara güvenmiyorum artık demek, kişinin kendine güvensizliği. Kişi kendine güvenirse, güvensizliklerden sonra, illa ki güvenle zaman geçirebileceği insanlar olur.
Ben kendim hariç kimseye güvenmiyorum
İnsanlara güvenmek aslında içsel bir ihtiyaçtır. Çünkü bağ kurmak ve güvenmek, insan olmanın temelinde yatar. İnsanlar olarak bir topluluğa ait olma duygusu, bizi hem duygusal hem de fiziksel olarak güçlü kılar. Güven, ilişkilerin temel taşıdır; sevgi, dostluk, iş birliği ve iletişim gibi bağlarımızı güçlendirir.
Çünkü her şey güvenle başlıyor.. Ailede, iş-ticaret konusunda, arkadaşlar arasında, aşk ilişkilerinde... Varlığımızda her şey iyiyken, gözümüzü kırptığımızda nelerin olduğuna emin olmadığımız bir insanla ya hiçbir şartta herhangi bir ilişkide olmayacağız ya da bu kaçınılmaz duyguyu hissedeceğiz/ hissettirecekler..
Resim + açıklama > her şeyy 🤌
Çünkü dünya yalnız çekilmez
🥹🥰
Ya da insanların güvenilir varlıklar olabileceği fikri nereden geliyor bize
Güven kazanmak için çok şey yaptiklarindan dolayi. Sonrada kazandiklari güveni kırarlar. İki taraf icin de kaybedenler kulübü bir nevi
Çünkü insan insana muhtaçtır. Hep bir bağlılık ihtiyacı vardır. Bunun da ilk aşaması güvənmek olduğu için çok doğal.
Güvenmek isteriz, güvenmeyince sevemeyiz çünkü. Mecburuz aslında bir yandan da.
Güvendiğini mi sever insan?
Ben güvendiğimi severim.
Bu bir ihtiyaç gibi yani güvenmek bir iç güdü gibi bence
Çok düşünmek aklı bir müddet diri tutsa sa aklın felaketi olur, sürekli güvensizlik de kalbin felaketi. İnsan rahat, huzur arıyor. Güvenmek de kalbin rahatı için.
Hepsi manevi tatmin :)
Mesela birisine neden guvenme ihtiyaci duyuyorsun mesela :)
Güvenmek de bir ihtiyaç
Cunku her insanin kendini guvende hissetmeye ihtiyaci vardir
Herkesi kendimiz gibi sanarız.
Herkes insanlar muhatap oluyor ondan
İyiliklere kanıyoruz.
Ahmak olduğunuz icin
Güvenmemek lazım
Enayiyiz çünkü
Sirkülasyonu sağlamak için
enayilik
Rahat batıyo
Hayatımızı daha iyi s**** için
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?