Hayatın geçiciliğinin farkında mıyız?

“Bir yüzyıl sonra ben ve tanıdığım herkes toprağın altında olacak. Varlığımı anımsayacak ama kim olduğumu asla bilmeyecek. Bir iki torun dışında anılarım benimle beraber tozlu sayfaların arasına karışacak. Almak istediğim kıyafetler, ayakkabılar ya da parasını biriktirmek için gece gündüz çalışacağım ev ya yıkılmış ya da bir başkasının olacak. Gerçekleştiremediğim bütün hayaller, utandığım için içimde tuttuğum bütün duygular benimle beraber gömülmüş olacak, kimsenin haberi olmadan

Artık kimse asla öğrenemeyecek sarılmak istediğim, seni seviyorum iyi ki varsın demek istediğim herkes, hissettiklerimden habersiz benimle beraber toprağın altında olacak.

Bir yüzyıl sonra bunların hiçbirinin bir önemi kalmayacak. Ancak belki de mesele tam olarak bu.
Bu geçiciliği kabullenmek, hayatı daha derinden hissetmek için bir fırsat sunuyor. Şu an burada bu satırları yazarken anlıyorum ki yapmak istediğim ama yapamadığım her şey aslında hala bir şans olarak hala önümde duruyor. Bir yüzyıl sonra hatırlanmayacak olabilirim ama

Şimdi burada birinin kalbine dokunabilir, bir anı paylaşabilirim. Hayatın geçiciliği onu daha değerli kılıyor. Belki de bir gün en büyük mirasım ardımda bıraktığım sevgi ve anılar olacak, tozlu sayfalar arasına karışacak olsa bile..
Bu düşünceyle her anı dolu dolu yaşamak için kendime söz veriyorum. Çünkü belki de sadece şu anın kendisi gerçekten önemli olan tek şey.”


~alıntı

Hayatın geçiciliğinin farkında mıyız?
Hayatın geçiciliğinin farkında mıyız?
Cevapla