Susmayı anlayabilmek, konuşmaktan geçer. Konuşmanın çokta matah bir şey olmadığında kişi kendini suskunluğun kollarında bulur. Bildiğin tüm kelimeler anlamını yitirebilir, her şeyle anlam da kazanabilir. Susarken her şey kendini umarsızlığa bırakılabilir, var olan daha görünür hale de gelebilir.
Bazen konuşmak istedikleriniz birikir de birikir. içinize sığmaz hale gelir. sonra oturup düşününce karşımdaki insana ne kadar konuşsam da boş diyorsunuz. Belli bir yaştan sonra da ne insanlarla uğraşacak haliniz kalıyor ne de hevesiniz. Susmak benim için daha ağır basıyor. konuşsam anlamsız, sussam da sanki sıyırıyorum bazen ama olsun varsın olan yine bize olsun. Bazen öyle bi konuşacaksın ki karşındaki cevap veremeyecek; bazen de öyle bi susacaksın ki karşındaki konuşmaya cesaret edemeyecek!
Yaaa bir defa da yanlış anlamasan beni ortak :D içinde çok fazla anlşama sahip eylemdir aslında bu. Eğer karşınızda gerçekten sizi anlayan ve aynı cümleleri kuran (ruh ikizi gibi gibi ) bir varlık varsa yaşanılası bir durumdur. Gözler çok fazla önem teşkil eder, aslında suskunluğu anlamlı kılan tek şey de gözlerdir. Bu anlaşılmama durumlarında da geçerlidir.
Kişilik & Karakter konusunda 203,8b cevap paylaştı.
Bu kişiye göre değişir benim sessizliğime daha çok anlam yüklenir mesela. çünkü sessiz kaldığım zaman beni seven ve tanıyan bir insan bir şeylerin ters gittiğini bilir ve ona göre davranır elbette.. bunun dışında genel konuşursam da Konuşma, düşünceleri, duyguları, bilgileri ve deneyimleri paylaşmanın temel yoludur. İnsanlar arasındaki iletişimi sağlar, anlaşmazlıkları çözmeye yardımcı olur ve ilişkileri güçlendirir. Konuşma, bireylerin kendilerini ifade etmelerini, düşüncelerini savunmalarını ve duygularını dışa vurmalarını sağlar. Konuşma, insanlar arasında sosyal bağların kurulmasına ve sürdürülmesine yardımcı olur. Ortak ilgi alanları, deneyimler veya fikirler hakkında konuşmak, insanları birbirine yakınlaştırır. Konuşma, bazı durumlarda güç ve otoriteyi temsil edebilir. Özellikle topluluk önünde yapılan konuşmalar, liderlik vasıflarını göstermek ve insanları etkilemek için kullanılabilir.
Suskunluk, karakter sahibi bir ruh için muazzam derecede sancılı bir cezadır. O kadar çirkin bir haldesin ki, sana cevap vermeye tenezzül dahi etmiyorum'un veya ne söylersem söyleyeyim anlamayacaksın'ın acımasıdır bu, seni çok fazla etkilemez fakat ikinci hali ve daha kötüsü ise beni kırdın, üzdün, yaraladın ama ben acımı bile haykıramayacak kadar sana değer veriyorum deme şekliydi susmak. Ve sen değer verdiğin birine susuyorsan, kapanmayacak bir boşluk oluşmaya başlamıştır. Var olana herkes anlam yükledi fakat var olmayanın anlamlarında hayat bulduk hep.
Konuşmak gök gürültülü sağanak yağış gibi. Yankılanır, eser, güler, ıslatır, bazen temizler bazen de yıkıp geçer. Ama suskunluk, fırtına öncesi o sessizlik ve bilinmezlik gibi gerginlik yüklüdür. Bu yüzden ona anlam yüklemek daha doğrusu.
Susmak sabır işidir. Kişiyi olgunlaştırır. Bazen karşıya verilen bir cevap olurken bazen de kırıp dökmemek için kelimeleri yutmak manasındadır. Birileri buna cesaretsizlik, kabullenmek olarak algılasa da aslında çoğu zaman edebinden susar...
Kimisi konuşmaya çok anlam yükler.. Kimisi de susmaya..
Bazen konuşuruz ama karşımızdaki kişiye asıl anlatmak istediğimizi anlatamayız.. Çünkü anlamak istemez..
Ams bazı zamanlar vardır ki.. Konuşmaya değmeyeceğini düşünüp sadece susmayı tercih ederiz.. Ve bir kadın susuyorsa aslında anlattığı çok şey vardır.. Tabi bunu anlayabiline.. Bu yüzden insanları iyi analiz etmek gerek.. Anlamaya çalışmak gerek..
Susmak bir bilmece gibidir, konuşmak ise tiyatral bir dinleti.
Anlam yükleyen kişi sesten, gürültüden, boş laftan, gereksiz sohbetten bıkmışsa negatif bir anlam; güzel, mantıklı ve kalbe hoş gelen sözler duymuşsa pozitif anlam yüklerler ve bu saatler sürsün isterler.
Ancak susan kişiyi anlamak gerçekten zordur. Derin bir hüzüne mi gark olmuş, gücünün yetmediği bir öfkesi mi var, içine atarak altın gibi düşünceleri kömüre mi dönüşmüş veya geçmişi mi yad ediyoruz bilemeyiz.
Konuşulan kelimeler, cümleler karşı tarafta hakettiği yeri bulamayınca, manası da kaçıyor. Ve bundan dolayı insan ruhu çok yoruluyor.. En güzeli de susmak oluyor ve israf olmadığı için daha anlamlı görünüyor.. Ve anlamak istemeyenlere de en güzel cevap niteliğinde oluyor.
Konuşmayı susmaya her zaman tercih ederim. İletişim önemli. Derdini anlatabilmek daha önemli. Sustuğunda derdini anlatmıyorsun. Ya kaçıyorsun ya kestirip atıyorsun ya da trip atıyorsun olur çünkü.
Susmaya bence. Çünkü bir insan, anlatacağı çok şey varken bile bile susuyorsa. O işte bir keramet vardir.. söyleyecek çok şey varken susmak çok zor.. 🌼