Başkalarına söylediği ve verdiği sözlerde her şeyden önce yapabileceğine inanması, ya olmazsa diyerek bütün ihtimalleri gözden geçirip ondan sonra mı söze girmelidir..
Daha 2 gün önce böyle bir şey yaşadım. Verilen sözü tutabileceğine inandığım birisi vardı, 2 gün evvel tutmayacağını söylediğinde bi soğuk su içmiş gibi oldum. Kendine dürüst olmak yetmiyor, karşındakinin de dürüst olması lâzım ki önünü görebilesin.
Elbette, kendine sahteleşen insan bir süre sonra kendine de yabancılaşır. Sonra tam olarak kendine dair neyin ne olduğunu bilmediği bir sisin içinde yürür. Henüz bu bulanıklığı çözemeyen biri çevresine karşı ne kadar netlik kazanabilir? Hiç. Kendimizi en çok yine biz anlayabiliriz ve yine biz kalıplaşmış yargıları içimizde reddedebiliriz. En netliği yine kendi içimizde biz hak ediyoruz. Bundan gelen farkındalıkla zaten çevreye karşı dürüst olmak zor olmayacaktır. Sahte çiçeklerle gezenler, içinde kendine de zaten çoktan sahtedir.
İnsanların kendine yalan söylediği kadar, diğer insanlara yalan söylediğine inanmıyorum. En diri yalanları hep kendine söyler insan. Veya söylemeye cesareti yoktur susuyordur kendi içinde.
Cesaret yerine korkaklığı tercih edenler, hayatında doğrular yerine yalanlarla yaşamaya mahkum ediyor kendini. Böylelikle bir türlü açığa çıkamayacak olan huzur, diri diri can veriyor hayatlarında.