Hayatımda başıma sıklıkla gelen, her daim nasıl yapıp nasıl beceriyorsam bir şekilde kralını yaşadığım ve içinden bir türlü çıkamadığım durumlar silsilesi. Sonsuz bir döngüde gibiyim sanki. Tam da yıllar önce ergen kafası ile tamamen hatalı bazı tercihler yapıp daha sonra bu yanlış tercihi zincirleme yanlışlıklarla devam ettirince kendimi öyle bir durumun içinde buldum ki bildiğin bataklıkta gibiyim aslında. Çırpındıkça battığımdan emin gibiyim, her ne kadar dışardan öyle gözükmese de.
Kimseye anlatmam, anlatsam da dinlemezler zaten. Ya da dinlerler ama göstermelik ya da geçiştirmelik. En iyi ailen dinler, anlar seni bu hayatta ama onlara bile anlatamazsın, anlamazlar işte. hayatın kendisi de zordur da; zordur ya, yağmurdan kaçarken doluya tutulmak.
Kaçarsınız birşeyler olmasın, yaşanmasın istersiniz. ama öyle bir tercih yaparsınız ki uyuz bir sınav misali o yanlışınız tüm doğrularınızı götürür. Artık bunun üzerine yapacağınız zincirleme doğrular bile kurtaramaz sizi. ya da bir şekilde kurtarır ama o kaybetmek istemediklerinizden, yaşamak istemediklerinizden çok ama çok daha kötülerini yaşamışsınızdır ve hala bir çıkış yolunuz yoktur, üstelik hedefinizden de oldukça uzaktasınızdır. yolunuz hep çıkmaz, çıkar yollarınız hep fazlasıyla yokuş yukarı ve çetrefillidir. İnsanlar emeklerinizi bir hiç uğruna bozuk para gibi harcarken, en sonunda siz de her şeyi akışına bırakır, hayattaki o zorunlu yalnızlığınızın; biraz buruk, biraz üzgün, biraz da acı çekmekten artık mutluluk duyacak dereceye gelmiş olarak tadını çıkarırsınız.
Zordur öyle yağmura alışmışken doluyu kucaklamak, kolaydır dışardan gökkuşağı misali parlamak içinde ki fırtınaya inat , ha birde beklemek vardır, anlayış vardır, kayıp zamanlar vardır, geriye alamayacağın saatler zordur öyle herkesin de harcı değildir bir şans daha olmayacağını bile bile keşke demek.
Bunu ‘Murphy Kanunları’ açıklar. ‘Yanlış gidebilecek her şey zaten yanlış gidecektir.’ Ama bir yandan da;’ Vazgeçerseniz o şeyin size kolaylıkla geleceğini göreceksiniz.’ der. Bu durumda Zindan Adası’nda geçtiği şu şekilde belirtilir:’ Bu hayatın sen bakarken soyunamıyorum, deme şeklidir.’ Ama bunu hayata indirgersek ne kadar eyleme geçirebiliriz tartışılır. Hayatımda çokça üst üste bir şeyler yaşadım. Ama her seferinde inadına daha çok eşeledim. Bir işe yaradı mı, pek sanmıyorum. Belki de bu kanunları hayatıma dahil etmeliydim.
1
3 Yorumla
Soran
1 yıl
Belkide herşeyin zannettiğimiz gibi kanunları yoktur.
Eşelemek bir şey çıkacağını biliyorsanız zevk verir , bilmiyorsanız acı.
Keşke örnek verebilecek bilgim ya da alıntılarım olsaydı.
Yaşamak kanunlarala anlaşılamayacak kadar hassastır bence.
Evet ufak bir yaram varken ve ruhumu kalbimi çölde kaybetmiş ve susamışken yana yana, bir serâp gördüm suyun dalga dalga aktığı.. Bir umutla ona doğru koştum ve uzatmışken ellerimi su kesildi. Susuzluğa az çok alışan ruhum kalbim, o serapla yakaladığı umutta gidince, bu kez daha büyük bir kasirgayla çöllerde daha çok savruldu.
2
3 Yorumla
Soran
1 yıl
Belkide insani en cok yaralayan durum buydu...
Bir şeyler Beklediğinden , beklemediği bir davranış gelmesiydi...
Para peşinde olsaydım Ankara da kalır Ömer’i kendime aşık ederdim ama ben kalbimdeki aşka aşık olduğum için ülkeme geri dönüş yaptım 😥 ama aşkta kazanmadı maalesef.. şu an hem aşksız hemde 5 kuruşsuz devam ediyorum/: ama annem destek veriyor Şükür 🥹