Ben kendimi bildim bileli sulu göz biriyim, bazen olmadık bir şeye bile ağlayabiliyorum. Kendimi bu şekilde kabul ettim ve bununla barışığım. Ağlamak bana gerçekten iyi geliyor, olumsuz duygularımı ağlayarak atıyorum.
Ağlamak psikolojik olarak güzel bir rahatlama biçimi. Bazen insan duygusal veya sevinçten de ağlayabilir. Duyguların sıvıya dönüşmüş biçimi. Tıpkı susayınca bir sıvıyı vücuda kabul etme isteği nasıl oluyorsa ağlamak da bunu vücuttan duygularla atarak aktarma biçimi. Biri fizyolojik iken biri duygusal+fizyolojik yansıtma biçimi:)
Sulu göz olmak bir sorun değil, tam tersine insanın duygusal derinliğini gösteren bir özelliktir. Duygularını dışa vurabilmek, içsel dünyanı daha sağlıklı bir şekilde ifade edebilmek, aslında büyük bir cesaret ister. İnsanların gözyaşları, bazen acıyı, bazen de mutluluğu anlatır; duygularını bastırmamak, insana güçlü bir özgürlük verir. Kimse duygusal olmayı bir zayıflık olarak görmemeli. Sulu göz olmak, aslında gerçek ve derin olmanın bir işareti.
Ağlamak ruhsal bedensel açıdan çok faydalı ağlaman gerektiği için olaylar ona göre gelişir ve ağlarsın böyle şifalanır insan boşuna değil hiçbir gözyaşı
İnsanoğlu duygusal bir varlıktır kalp hüzünlenir göz yaşarır, elbette yeri geldiği zaman hepimiz duygulanırız bunun erkek kadın olarak herhangi bir ayrımı yoktur. Ancak bazı durumlarda insan güçlü durmalıdır her şeyde duygulanmak ya da Allah'ın göstermiş olduğu bizlere vermiş olduğu rızaya saygı göstermemek büyük zayıflıktır. Bu yüzden genelde bir yakınımı kaybettiğim zaman üzülürüm ama isyan edecek kadar ağlamam.
İnsani durumlar normaldir. Sulu göz değilim ama kekin kabarmadığına, makarnanın tuzlu olduğuna geçen gün diş dolguma ağladım. Dışarıdan bakınca saçma ama bunlar başka şeylerin bahanesi.